KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2019
- Esas no
- 2019/515 Esas
- Karar no
- 2019/665
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 03/10/2019
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin, davalının ürettiği ve/veya üreteceği organik ve hayvansal ürünlerin müvekkili tarafından yurtiçi ve yurtdışında satışına yönelik distribütörlüğü konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, bu anlaşmaya binaen davalının talebi üzerine, üretim yapmak için paraya ihtiyacı olduğu, kredi kullanacağı, bankalara kredi kullanmak amacıyla teminat göstermesi gerektiği belirtilmek suretiyle, müvekkiline teslim edilecek ürünlere ilişkin, müvekkili şirket tarafından sözleşme imzalanmadan önce davaya konu ...
Bankası, ... ...
Şubesi’ne ait ... tarih, ..., ..., ... ve ... çek numaralı toplam ...-TL bedelli 4 adet çekin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, ancak akabinde davalı şirketin distribütörlük sözleşmesi imzalanmaktan imtina ettiğini, müvekkili şirket tarafından defalarca sözleşme imzalanması yönünde talepte bulunulmuşsa da davalı şirketin, sözleşme avukatımız tarafından inceleniyor, yurt dışındayım gibi bahanelerle imzadan imtina ettiğini, halihazırda imzalanan bir sözleşme bulunmadığını ancak, çeklerin müvekkili şirket tarafından davalıya distribütörlük sözleşmesi imzalanacağı inancıyla teslim edildiğini,
bu hususun çeklerin teslimine ilişkin ... tarihli tutanakta da belirtildiğini, müvekkili şirketin ticari ilişkinin başlaması, davalının mal teslim etmesi yönünde sürekli sözlü olarak talepte bulunduğunu, müvekkilinin ısrarları üzerine davalının bugüne kadar sadece ...-TL fatura bedelli ürün teslim ettiğini, bu ürünlere ilişkin dava ve ürünlerin iade hakkının saklı olduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin davalıya teslim ettiği çeklerin ...-TL kısmının bedelsiz olduğunu, davalının müvekkiline ait çekleri tahsile konu etmesi halinde,
mevcut ilişki nedeniyle mağdur olan müvekkilinin mağduriyetinin daha da artacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ...-TL bedel yönünden borçlu bulunmadığının tespitine ve çeklerin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olarak icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır.
19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun" ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 5/a maddesi eklenmiştir. Yeni düzenleme uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir.
06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesine göre; "13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir:
3.Dava şartı olarak arabuluculuk
Madde 5/A-(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir.
Madde 21 - 6102 sayılı kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici Madde 12- (1) Bu kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ilk derece mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
Madde 23 - 6325 sayılı kanuna dördüncü bölümden sonra gelmek üzere 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlığıyla beşinci bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir:
"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk"
Madde 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
3-......."
Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhinde bedelsiz kalan çekler yönünden davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesi istemine ilişkin oluşu gözetilerek,
06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20.maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesi uyarınca davanın TTK'nın 4.maddesinde sayılan ticari dava niteliğinde oluşu ve dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu,
ancak dava dilekçesi içeriğindeki açıklamalardan davacı tarafça arabulucuya başvurulmaksızın eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, 6235 sayılı kanuna eklenen 18/a-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸(e-imzalı) · Üye ... · ¸(e-imzalı) · Üye ... · ¸(e-imzalı) · Katip ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/515, K. 2019/665, 4 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama