KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2021
- Esas no
- 2019/575 Esas
- Karar no
- 2021/351
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili
- Dava tarihi
- 31/10/2019
Karar Metni
2.032 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ... merdiven korkuluğu imalat ve montajcısı olduğunu, davalının ... Şubesinin Yeni hizmet binası yüklenicisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında ... tarihli ... Muhtelif ... İşleri başlıklı sözleşme kapsamında; ...
TL peşin kalanı iş bitiminde alınmak kaydıyla sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin edimlerinin tamamını yerine getirdiğini ve şirket yetkilisi ... 'ya teslimini gerçekleştirdiğini, ... tarihli teslim tutanağı ile ... nolu sevk irsaliyesi düzenlendiğini, iş bu sözleşmeden kaynaklanan peşinatın müvekkiline ödenmediğini, akabinde müvekkilinin ...-TL bedelli faturayı düzenlediğini, borçluya yapılan tüm uyarılara rağmen borcun ödenmediğini, davalının ticari ilişkiye, hak ediş faturası ve bedeline, mal ve teslimine bir itirazının olmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek teminat yatırıldığında alacağın tahsilini temini açısından ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, %20 icra inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'nin ...
Yeni Hizmet Binası inşaatı yapım işinin resmi yüklenicisi olduğunu, müvekkilinin uhdesinde bulunan yapım işini, ana iş gruplarına ayırıp alt yüklenicilere taşeron sözleşmesi marifetiyle yaptırdığını, bu işler hariç olmak üzere kalan tüm ince işler için dava dışı ... ile davalı müvekkil arasında ... tarihli taşeron sözleşmesi imza edildiğini, davacı ...'nun müvekkilin alt yüklenicisi konumundaki ...
İnşaatın gerçekleştirdiği ince işlerden yalnızca ... işlerini yapan bir şahıs firması olduğunu, doğrudan müvekille bir ticari ilişki ve sözleşmesel ilişkisi bulunmadığını, ... İnşaatın müvekkili firmaya hitaben ... tarihli dilekçe ile ...-TL hak edişlerinden kesilmek üzere davacıya ödeme yapılmasını talep ettiğini, bu talebin ...
İnşaatın nam ve hesabına olmak ve hak edişlerinden kesilmek üzere, müvekkili firmaca karşılandığını ve resmi muhasebe kayıtlarına bu şekilde işlendiğini, yine ... inşaatın ... tarihli dilekçe ile müvekkili firmadan ... TL talep edildiğini, ... tarihli dilekçe ile ... TL talep edildiğini, bila tarihli dilekçe ile de ...
TL talep edildiğini ve tüm bu taleplerin muhasebe kayıtlarına ... nam ve hesabına olmak üzere ve hak edişlerinden düşülmek üzere müvekkilince karşılandığını, muhasebe kayıtlarına da bu şekilde işlendiğini, davacının ise kendisine yapılan ödemeleri fırsata çevirmek istercesine yaklaşık ...-TL tutarında bir fatura düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, muhasebe kayıtlarına işlenmeden faturanın davacıya iade edildiğini, davacının ise ... tarihli sözleşme olduğunu ileri sürdüğünü ancak bahse konu sözleşmeyi imzalayan kişinin müvekkili şirket yetkilisi olmadığını, bu sebeple de var olduğu iddia edilen sözleşmesinin geçersiz olduğunu,
husumet itirazında bulunduklarını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz kararından rücu edilerek kaldırılmasını, davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden, sebepsiz zenginleşme amacı taşıması sebebiyle de esastan reddini, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ile cezalandırılmasını, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Dosya içerisine; davacı vekili tarafından fatura, sevk irsaliyesi, sözleşme ve teslim tutanağı sunulmuş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya sureti celp edilmiş, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin yetkili temsilcilerinin bildirilmesi istenilmiş, ... Vergi Dairesine müzekkere yazılmış, ... SGK İl Müdürlüğünden davalı çalışanlarını gösterir belgeler celp edilmiş, iş veren dosyasının bir suretinin ... İş Kur İl Müdürlüğünden ve ... SGK İl Müdürlünden gönderilmesi istenilmiş, davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalının ticari defter ve belgeleri ise talimat yoluyla inceletilmiş, mali müşavir bilirkişilerden raporlar aldırılmıştır.
Dava: İtirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; Arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilip getirilmediği, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, ... tarihli sözleşmenin davalının yetkili temsilcisi tarafından imzalanıp imzalanmadığı, yetkili temsilci olmaması halinde davalının sorumluluğunun olup olmadığı, dava dilekçesine ekli teslim tutanağı ve irsaliyeli fatura altında bulunan ...'ya ait imzanın davalı yönünden bağlayıcı olup olmadığı, iş bedelinin ne kadar olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı, neticeten alacağın varlığı ve miktarı hususlarından ibarettir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... ve ... aleyhinde ... tarihli ....-TL fatura alacağına istinaden ...-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacak, asıl alacağa işleyecek yıllık %32,00.-TL avans faizi ile birlikte ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.
Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
... tarihli Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacının ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, yevmiye defteri kapanış tasdikini yaptırdığı, 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil vasfı taşıdığı, davacının takibe konu ettiği faturanın ticari defterin de kayıtlı olarak yer aldığı, faturanın açık fatura olarak düzenlendiği, davacının ticari defter kayıtlarına göre ...-TL alacağın kayıtlı olduğu, icra takibinin ise ....-TL olarak başlatıldığı, davalının ...-TL takibe konu faturayı bağlı vergi dairesine Form Ba ile beyan bildirimi yapılmadığı,
teslim almadığının, tespit edildiği, davacının dosya kapsamında davalıyı temerrüte düşürmediği, takip tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan artan azalan oranlarda faiz oranı üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, kanaat ve sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi hususunda Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup mali müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalının incelenen itilafa konu 2018 yılına ait defter kayıtlarında davacı ...-... firmasıyla ilgili olarak herhangi bir hesap ve kayda rastlanılamadığı, davalı tarafın ... tarihinde borcu bulunmadığından borca ve ferilerine itirazında defter kayıtlarından herhangi bir borç/alacak bakiyesinin olmadığı, görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, yetkili icra müdürlüğünü belirtmediği, yetki itirazının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan ...-TL asıl alacak, ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağı olduğundan bahisle Antalya ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile, icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin itirazları yanında, esasa ilişkin olarak müvekkilinin ... A.Ş. ...
Yeni Hizmet Binası İnşaatının yüklenicisi olduğunu, müvekkilinin yapım işini, ana iş gruplarına ayırıp alt yüklenicilere taşeron sözleşmeleri marifetiyle yaptırdığını, binanın; hafriyat, kaba işler, elektrik ve mekanik tesisat hariç olmak üzere kalan tüm ince işlerinin yapılması için dava dışı ... ....
İle ... tarihinde taşeron sözleşmesi imzaladığını, davacının, alt yüklenici ... firmasının gerçekleştireceği ince işlerden yalnızca paslanmaz çelik işlerini yapan şahıs firması olduğunu, müvekkilinin davacı ile doğrudan sözleşmesel ilişkisinin veya ticari ilişkisinin bulunmadığını, alt taşeron ... firmasının ödeme güçlüğü yaşaması nedeniyle alt taşeronun talebi üzerine alt taşeronun hak edişlerinden karşılanmak üzere alt taşeron adına davacıya ödemeler yapıldığını, dava dilekçesine ekli sözleşme ve teslim tutanağı altındaki imzaların davacının yetkili temsilcilerine ait olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının ibraz edilen 2018 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacının ticari defterlerinde, davalıdan ...-TL tutarında alacağının olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ibraz edilen 2018 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davalının ticari defterlerinde, davacı adına herhangi bir hesap ve kayda rastlanılmadığı, davalı defterlerine göre davacıya herhangi bir borcun olmadığı belirtilmiştir.
... Ticaret Odası Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısından, dava dilekçesine ekli sözleşme altında isim ve imzası bulunduğu belirtilen ... ve Teslim Tutanağı ile Sevk İrsaliyesi altında isim ve imzası bulunan ... ...'nın davalı şirketin yetkili temsilcileri olmadıkları,
Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarihli cevabi yazısından, davaya dayanak teşkil eden faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirmediği anlaşılmıştır.
davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde, müvekkili ile alt yüklenici ... firması arasında ... ve... tarihli sözleşmelerin yapıldığını, ancak davaya dayanak teşkil eden faturaya konu işin anılan sözleşmelerde yer almadığını belirtmiş, dolayısıyla davalı yüklenici ile dava dışı alt yüklenici ... ... ile imzalanan ... tarihli taşeron sözleşmesinin davacının kabulünde olduğu yine davacının alt yüklenici ... firması ile ... ve ... tarihli sözleşmeleri imzaladığı anlaşılmış olup, ispat külfeti yapılan işin anılan sözleşmeler dışında kaldığını iddia eden davacı taraftadır.
Davacı taraf buna ilişkin olarak alt yüklenici ... firması ile imzaladığını belirttiği ... ve ... tarihli sözleşmeleri ibraz etmediği gibi herhangi bir yazılı delil de sunmamıştır. Dolayısıyla yapılacak olan keşif ile davaya konu işin belirtilen sözleşmeler dışında kaldığı hususun tespiti mümkün olmayacağından keşif ara kararından vazgeçilmiş, davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde iade edilmediğini belirtmiş ise de ayrıntıları Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır.
(Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK md. 21/2., 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Diğer yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz.
Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur.
Somut olayda, davalı akdi ilişkiyi inkâr etmiş olup, davacı akdi ilişkiyi usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından faturanın anılan fonksiyonunundan yararlanma imkânı yoktur. Dolayısıyla davacının bu beyanına itibar edilmemiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya karşı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış, takibe itiraz üzerine eldeki dava açılmış ise de; davacı taraf davalı ile akdi ilişkisi olduğunu, faturanın bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini ve alacaklı olduğunu usulüne uygun ve kesin delillerle ispat edemediğinden, yemin deliline de dayanmadığından sübuta ermeyen davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli oluşu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/575, K. 2021/351, 19 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama