KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2021
- Esas no
- 2019/690 Esas
- Karar no
- 2021/686
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2019
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında imzalanmış genel kredi sözleşmesinin bulunduğunu, davalının müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, kredinin ödemesinde aksaklık olması nedeni ile davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya borcunun bulunmadığını, alacağın likit bir alacak olmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dosya içerisine, davacı vekili tarafından genel kredi sözleşmesi, ihtarname, ekstreler ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, bilirkişiden rapor ve ek rapor aldırılmıştır.
Dava; banka genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle davacı bankanın takibinde haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı banka tarafından borçlu davalı aleyhine genel kredi sözleşmesi uyarınca ...-TL asıl alacak, 10.658,00.-TL işlemiş faiz, 532,90.-TL BSMV ve 606,00.-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam ...-TL'nin tahsili için ilamlı icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi üzerine borçlu vekilinin süresinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bankacı Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen ... havale tarihli rapora göre; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’in sözleşme limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ... tarihli ...
TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...’in sözleşme limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla söz konusu sözleşmeyi imzaladığı, Genel Kredi Sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesinin ... tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 582. ve 583. maddelerine uygun olarak düzenlendiği, Yüksek Mahkeme 19. Hukuk Dairesinin çok sayıda emsal kararlarına göre, kredi hesaplarının kat edilmesinin taraflar arasındaki kredi sözleşmesini sona erdirdiği,
kat tarihi itibariyle kredi hesaplarının anapara ve tahsil edilemeyen akdi faiz ve ferilerinden oluşacak asıl alacak tutarına kredi muhataplarının temerrütlerinin oluştuğu tarihe kadar basit usulde akdi ve temerrüt tarihinden itibaren ise takip tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesinin esas olduğu, ... tarihli ihtarnamenin davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede yazılı 1 günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalının ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduğu, sonuç olarak takip tarihinde banka alacağının ...
TL asıl alacak, 9.280,96 TL işlemiş faiz, 464,04 TL gider vergisi ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı ... TL olduğu yönünde görüş ve mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine bilirkişi tarafından tanzim edilen ... havale tarihli ek rapora göre; akdi faiz oranlarının davacı bankadan talep edilerek dosyaya getirtilen ve banka tarafından tespit edilen faizler olup, bankanın fiilen uyguladığı faizlerin hatalı tespit edilmesinin mümkün olmadığını, zira hesaplamaların bankadan talep edilerek dosyaya getirtilen hesap özetleri, akdi faiz oranları ve yapılandırma faiz oranları dikkate alınarak yapıldığını, davacı bankaca dosyaya kök rapordan sonra sunulan belgeler, dosyaya daha önce sunulan hesap özetlerinin incelendiğini,
buna göre kredilerin tahsil olunacak hesaplara yani takip hesaplarına aktarılmadan önceki en son fiilen uygulanan yapılandırma akdi faiz oranlarının esas alınarak hesaplama yapıldığı, ... takip hesaplarına aktarıldığı tarihten sonraki yapılandırma faizlerinin dikkate alınmadığı,
yani bankanın, kredilerin kat edildiğini bildirdiği ... kat tarihinden sonraki ve bankanın müşterisine önceden bildirim yapmadan yapmış olduğu akdi faiz değişikliklerinin hesaplamalarda dikkate alınmadığını, bankaların kat ihtarnamelerini düzenleyerek müşterilerine aralarındaki akdi ilişkiyi sona erdirdiklerini ve bu tarihten sonra artık alacaklarının muaccel olduğunu bildirdiklerini, bu tarihte kredilerin katının gerçekleştiğini ve cari hesaba dönüşen kredilerin canlı kredi statüsünden çıkacağını, donuk kredi statüsüne geçeceğini,
yani bankaların yasal takip hesaplarına (tahsil olunacak krediler hesaplarına) aktardıkları artık canlı olmayan kredilerinin, üstelik de müşterilerine önceden bildirimde bulunmadan fiilen uyguladıkları akdi faizleri değiştiremeyeceğini, bu nedenle kök rapordaki hesaplamalarının doğru ve geçerli olduğu yönünde görüş ve mütalaada bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi tarafından düzenlenen kök rapor ve ek raproun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikte oluşu gözetilerek raporlara itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacı banka tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik olarak borcun tamamına itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, icra takip tarihi itibariyle davalı borçlunun davacı bankaya karşı ... TL asıl alacak, 9.280,96 TL işlemiş faiz, 464,04 TL gider vergisi ve 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı ... TL alacaktan dolayı borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanması ve davalıya hesap kat ihtarının tebliğ edilmiş olmasına göre alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/690, K. 2021/686, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama