KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Esas no
- 2020/415 Esas
- Karar no
- 2020/351
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2020
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın ... tarihli kazası sebebiyle araçta oluşan değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... E. sayılı dosyası açıldığını ve sonuçlandığını, müvekkilinin aracı davalı ... tarafından ... nolu ...
Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, işbu poliçeye Hukuksal Koruma Sigortası da dahil edilmiş olduğunu, harcamaları teminat altına alındığını, davadan önce sigorta şirketine bedelin ödenmesi için ... tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; müvekkili tarafından hukuki yardım alması neticesinde taraflarına ödenen ...
TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden hukuksal koruma klozu kapsamında temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Dava; davacı sigortalı kendi sigorta şirketine karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı sigortalı gerçek kişi, davalı ise İMMS sigortacısı olup sigorta sözleşmesine konu araç ise hususi niteliktedir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
(l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.Aynı kanunun 83. Maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03.05.2017 tarih, 2016/9960 E. Ve 2017/4970 K. Sayılı ilamında "...Ancak, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır.
Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir." denilerek tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, sigortalının mirasçıları davacılar, mürislerinin akidi olan sigorta şirketine aradaki sigorta sözleşmesi kapsamında rücu talebinde bulunduğu, trafik kaydına göre sigortalı aracın kullanma şeklinin “hususi”olup davalı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu, ayrıca dava tarihi itibari ile 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, tüketici kanunun TTKya göre daha özel kanun olduğu hususları göz önüne alındığında taraflar (muris ile sigorta şirketi) arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/415, K. 2020/351, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama