KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2021
- Esas no
- 2020/461 Esas
- Karar no
- 2021/230
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/09/2020
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Banka Şubesine borçlu . ... ... firmasının imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca davacı banka ... .../... şubesinden KGF Kefaletli Taksitli Ticari kredi kullandırıldığını, diğer davalılar borcun tamamına müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, kredinin geri ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine, borçlulara noter kanalıyla ihtarnameler gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Antalya ....
İcra Dairesi .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalılar-borçlular kendilerine gönderilen ödeme emirlerini tebellüğ ederek borca itiraz ettiklerini, öncelikle davalıların itirazlarının yasal süresinde olup olmadığının tetkiki ile yasal süresinde değilse esasa girilmeden bu neden itirazlarının iptaline karar verilmesini, Kredinin geri ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine kredi hesabı kat edilerek yasal prosedür çerçevesinde borçlulara hesap kat ihtarı gönderilerek ödemeye davet edildiğini, davacı Banka alacağı muaccel hale geldiğini, davalıların temerrüde düşürüldüğünü,
belirterek itirazlarının iptal ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların, davacı tarafa iddia edildiği miktarda borcu bulunmadığını, istenen faiz fahiş miktarlarda olduğunu, davacı usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi tebliğ etmeden Antalya .... İcra Dairesi Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyası ile takibe giriştiğini, davalıların davacı tarafa bir borcu olmadığını, ...’ın kefaletinin geçersiz olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ..../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar ve ... olduğu, ... TL asıl alacak ... TL işlemiş yıllık faiz ... tl temerrüt faizin gider vergisi ... TL toplam alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı).
Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayrimenkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun veya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi halinde, mahkemece; esas (asıl talep) hakkında "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.
Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 tarih, 2009/18-421E.
2009/526K. sayılı kararında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/02/2019 tarih 2017/19-920E. 2019/125K. sayılı kararında; "...Yargılama usulü bakımından ise itirazın iptali davaları genel hükümlere tabidir (HMK m.67,I). İtirazın geri alınması itirazın iptali davasına özgü davayı sona erdiren bir taraf işlemidir.
İtirazın geri alınması durumunda ortada geçerli bir itiraz bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davası konusuz kalacağından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde bir hüküm tesis edilmelidir.
İtirazın iptali davası açıldıktan sonra itirazdan vazgeçilmesi hâlinde inkâr tazminatı yönünden itirazın haklı olup olmadığı araştırılmalıdır (Deynekli, A.- Kısa, S: İtirazın İptali Davaları İcra İnkâr ve Kötüniyet Tazminatı, Ankara,2013 s:80, Kuru, B: İcra ve İflâs Hukuku C.1, İstanbul 1990 s:86’ya atfen). İtirazın geri alınması hâlinde yargılama giderleri (harç ve vekâlet ücreti dışındaki) konusunda 6100 sayılı HMK'nın 312/2. maddesi uyarınca bir karar verilmelidir.
Vekâlet ücreti yönünden itirazın geri alınması Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi kapsamında kabul edilmeli ve bu hükme göre vekâlet ücretine hükmedilmelidir (Deynekli, A.- Kısa, S, s:213)..." denilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2016 tarih 2015/24856E. 2016/1251K. sayılı kararında; "...Takibe itiraz edilmesinden sonra, gerek borçlunun itirazından vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi, süresi içinde usulüne uygun olarak yapılan itirazın esasının incelenmesine engel değildir. Aksinin kabulü halinde, itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar. ( HGK'nun 16.10.1996 tarih, 1996/601-711 ve 21.3.2001 tarih, 2001/266 Sayılı kararları )..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davalı borçlular ... tarihli icra müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçesi ile itirazın geri alınması nedeniyle ortada geçerli bir itiraz bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davası konusuz kalacağından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini ... tarihli celsede beyan ettiklerinden aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ,,, · ¸e-imzalıdır · Üye ,,, · ¸e-imzalıdır · Üye ,,, · ¸e-imzalıdır · Katip ,,, · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/461, K. 2021/230, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama