KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Esas no
- 2020/56 Esas
- Karar no
- 2020/442
- Dava
- Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 29/01/2020
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'nin ... tarihinde davacıya ait olan ... ... No:.. ...
Mevkii .../... adresinde bulunan evini sigorta ettirdiğini ve taraflar arasında sigorta poliçesi imzalandığını, iş bu poliçe kapsamında fırtına ve kar ağırlığı sonucu oluşacak olan rizikoların da teminat kapsamında olduğunu, ... ve ... tarihlerinde meydana gelen şiddetli fırtına ve aşırı kar yağışı sonucunda sigortaya konu evin çatısında ciddi miktarda kar biriktiğini ve söz konusu ede ciddi hasara sebep olduğunu, sigorta şirketine ... tarihinde ihbarda bulunduğunu,
ihbardan sigorta şirketi ekspertiz marifetiyle durumu incelemeye aldığını ve ... dosya numaralı ... rapor numaralı ... tarihli ... tarafından tanzim edilen Yangın ve Diğer Hasar Ekspertiz Kesin Raporunun müvekkiline gönderildiğini, raporda sigortalı ...'e ait konutta meydana gelen kar ağırlığı hasarının KDV hariç ...
TL tutarla giderilebileceği, hasarın teminat dışı olduğunun kanaatine varıldığının bildirildiği, müvekkilinin davacı ... şirket ile son üç dönemdir birlikte çalıştığını söz konusu poliçeye konu taşınmazı sigorta ettirdiğini, önceki dönem poliçeni .../.../...-... vadesini kapsadığını söz konusu hasarın da ... - ... - ... tarihlerinde yani müvekkili davacının poliçeye konu taşınmazının bu üç aylık sigortasız geçen zaman içinde hasar alabileceğinden bahisle hasarın teminat dışı kaldığını, sigorta şirketinin de raporu düzenleyen ekspertizin de poliçe kapsamındaki teminatı ödememek için kötü niyetli olarak,
hasar sonucu uğranılan zararı teminat dışı gösterdiğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan poliçe kapsamında gerçekleşin risk nedeni ile müvekkilinin taşınmazında oluşan hasar nedeni ile ...-TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olmayan mahkemede ikame edildiğini, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3-1'de sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların taraflardan birinin tüketici olması halinde tüketici mahkemesinde çözümleneceğinin açıkça düzenlendiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini ayrıca davacının hasar bildiriminin rizikonun gerçekleşmesinden iki buçuk ay sonra yaptığını, iddia edilen zararın zaman bakımından sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, davacının zararı önlemek için gereken önlemi almadığını bu nedenlerle mesnetsiz, hukuka aykırı ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; ... sigorta poliçesi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, ... sigorta poliçesi sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığı, davalı nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacının konutunda fırtına ve kar yağışı sonucu doğan zararın poliçe kapsamında davalı tarafça karşılanması gerekip gerekmediği, poliçe kapsamında olması halinde sigortalının uğradığı gerçek zararın tutarı hususlarına ilişkindir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17/06/2019 tarih, 2016/9897 esas, 2019/7605 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Dava tarihinden önce (28.05.2014 tarihinde) yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un geçici 73. maddesinde. "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır.
Aynı Kanun'un 3/l. maddesinde ise, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, davalı nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacının konutunda fırtına ve kar yağışı sonucu doğan zararın tazmini istendiğinden dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Kanun yürürlükte olup davacı olan sigortalının gerçek kişi, dava konusu konutun da hasar dosyasında, kullanım amacının yazlık konut, özellikleri kısmında da sürekli kullanılmayan dağ evi olduğu, dolayısıyla davacının bireysel amacı için kullanıldığı anlaşıldığından anılan Kanun uyarınca davacı tüketici, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi sayılmakla davaya konu uyuşmazlık bakımından Tüketici Mahkemesi görevlidir. (Benzer şekilde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 28/12/2018 tarih, 2018/2537 esas, 2018/1617 karar sayılı ilamı)
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkememizce tüketici işleminden kaynaklanan davaya konu uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu dikkate alınarak, HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/56, K. 2020/442, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama