KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Esas no
- 2021/256 Esas
- Karar no
- 2021/935
- Dava
- Tanıma Ve Tenfiz
- Dava tarihi
- 27/04/2021
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...
Mahkemesinin ... tarih ... karar sayılı ilamında taraflar arasındaki ticari ilişkinden dolayı yargılama yapıldığını, yargılama neticesinde davalının ...-EURO'yu müvekkillerine ödenmesine karar verildiğini, Milletler arası usul hukuku hükümlerine göre yabancı bir mahkeme kararının icraya konulabilmesi için Türkiye de tanınması ve tenfizine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi gerektiğini, davalı üzerinde ... de çok sayıda gayrimenkul bulunduğunu, davalının üzerinde ... ülkesinde hiçbir mal varlığı bulunmadığını, bu nedenle kararın ... da icraya konulsa bile tahsil imkanı olmayacağını,
karşı tarafın davanın varlığından haberdar olduğu anda ödemeden kurtulmak için mal kaçırma yoluna gidebileceğini, bu nedenle davalıya ait gayrimenkullerin kaydına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilerek kaydına haciz konulmasını, aksi taktirde taşınmazların satışının önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulması amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ...
Mahkemesinin ... tarih ve ... karar sayılı ilamının tanınmasına ve tenfizine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçisinde özetle; davacıların davasına dayanak ettikleri ... mahkemesinin ... tarih ve ... karar sayılı kararının ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... tarihinde tamamlanan iflas ile borçların silindiğini, ancak ... Hukukuna göre 3 yıllık bekleme süreci zarfında ... tarihinde davacı ...'ın iflasa ve iflasla borçların silinmesine dair karara itiraz ettiğini, ... tarafından yapılan itirazın ...
Hukuk mahkemesinde değerlendirildiğini ve ... tarihinde ... sayılı kararı ile itirazının red edildiğini, böylece borçların silinmesinin kesinleştiğini, davacı ...'ın, bu karara karşı da istinaf hakkını kullanarak itiraz ettiğini, istinaf başvurusu sonucunda ... tarihinde ...
Hukuk Mahkemesi ... verdiği karar ile istinaf başvurusunun da reddine karar verildiğini, kesin kararın gerekçesinin yazılması için dosyanın ... mahkemesine gönderildiğini, bu nedenlerle davacıların mahkememize sunmuş oldukları ve alacaklarına dayanak ettikleri mahkeme ilamının belirtilen diğer mahkeme ve istinaf ilamları ile hükümsüz hale geldiğini ayrıca müvekkilinin borcu olmadığı için hakkında ihtiyat-i haciz kararı verilemeyeceğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Yabancı mahkeme Kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık;Yabancı mahkeme Kararının tanıma ve tenfizi isteminin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından ibarettir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi HMK. 389 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin dosyadaki mevcut deliller gözetilerek İİK'nın 257 ve 258. maddelerinde belirtilen muaccel bir alacağın varlığı ve haklılığı konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşturacak yeterlilikte değerlendirilmediğinden reddine karar verilmiştir.
Tenfiz, MÖHUK'un 50/1. maddesinde "Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Tanıma, MÖHUK'un 58. maddesinde; "(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.
(2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir.
(3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 54. maddesinde, "(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:
a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.
Almanya Mahkemeleri ile Türk Mahkemeleri arasında karşılıklılık bulunmaktadır. (Yargıtay HGK ... tarih, ...-... Esas, ... Karar sayılı ilamı)
b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.
ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." hükmü düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 55. maddesinde, "tenfiz istemine ilişkin dilekçe, duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması ve tenfizi de aynı hükme tâbidir. Hasımsız ihtilâfsız kaza kararlarında tebliğ hükmü uygulanmaz. İstem, basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır.
(2) Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir." Hükmü düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 56. maddesinde, "(1) Mahkemece ilâmın kısmen veya tamamen tenfizine veya istemin reddine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Türk mahkemeleri, yabancı mahkeme kararlarının tanınması veya tenfizi davasında sadece tanıma veya tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda incelemede bulunabilir. Türk mahkemelerinde yabancı mahkeme kararında uygulanan usulün ya da kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin doğruluğu incelenemez.
Somut olaya bakıldığında, davacı vekili, yabancı mahkeme ilamının çevirisini, onayını, apostil şerhini sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi ve dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında, tanıma ve tenfizin hukuki koşullarının oluştuğu, davalı vekili tarafından davaya konu yabancı mahkeme kararının diğer yabancı mahkeme ve istinaf ilamları ile hükümsüz hale geldiği belirtilmiş ise de, davalı tarafça belirtilen yabancı mahkeme kararının tanıma/tenfizine ilişkin herhangi bir kararın bulunmaması ve buna ilişkin açılmış herhangi bir davanın da bulunmaması gözetilerek davalı vekilinin bu savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih, ...-...Esas, ...
Karar Sayılı ilamı uyarınca maktu harç ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca da maktu vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/256, K. 2021/935, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama