KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/556 Esas
- Karar no
- 2022/467
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/10/2021
Karar Metni
1.118 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verdiği dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ... acentası olup, müvekkilinin oteline müşteri göndermektedir, ... yılı için davacı ve davalı şirket arasında cari hesap ile çalışılmış, davacının otelimizde konaklattırdığı kişiler için kesilen faturaların bir kısmı davalı tarafından ödenmiş ancak bakiye ... TL ödeme tarihinde ödenmediğini, bu nedenle cari hesap ile alacaklı bulundukları ...
TL işlemiş faizi ile birlikte ... tarihinde ... TL olarak Antalya ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı ilamsız takip ile icraya konduğunu, Borçlu-davalının ilamsız ödeme emrini ... tarihinde tebliğ edildiğini, davalı-borçlunun Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: takip konusu borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı alacaklı tarafından icra takibinde herhangi bir faturaya ya da başka bir belgeye dayanmadığını, bu sebeplerle somut olaya ilişkin mevzuat ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, takibe dayanak olarak belirtilen "cari hesap ekstresi borç bakiyesi" ifadesiyle anlaşılması gerekenin aslında açık hesap ilişkisi olduğunun kabulü halinde dahi inceleme yapılması gerektiğini, davacı tarafından iddia olunan alacağa ilişkin mal ya da hizmetin müvekkiline ifa edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu,
davacı icra takibinde alacağını sadece cari hesap ekstresi borç bakiyesine dayandırıp faturadan bahsetmediğinden, takip konusu alacağın neye ilişkin olduğunun tespiti ve alacağa konu mal ya da hizmetin davacı tarafından ifa edildiğinin ispat edilmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı davanın reddini, davacı alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı taraf aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve HMK 329. madde gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesini cevap ve talep etmiştir.
Dava; Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının Uyaptan evrakları incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş., borçlunun ... A.Ş., toplam borç miktarının ... TL olduğu, borçlu tarafın takibe itiraz etmesi üzerine takibin ... tarihinde durdurulduğu görülmüştür.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalının itirazı davacı vekiline tebliğ edilmemiş olmakla hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.
Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Defterlerin incelenmesi konusunda Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı ve talimatla mali müşavir bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; davalı şirketin ... TL'lik farkı izah etmesi ve kabul görmesi halinde davalı şirketin takip tarihi itibariyle ... TL borçlu bulunduğu, davalı şirketin ... yılından devir gelen ... TL farkı izah edememesi halinde ise takip tarihi itibariyle ... TL. borçlu bulunduğu rapor edilmiştir.
Her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulan defterlerinin uyumlu olduğu aralarında ticari ilişki bulunduğu, davalının ticari defterlerinde de davacının ... TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından düzenlenen faturaların TTK m.21/2 uyarınca 8 gün içinde iade de edilmediği anlaşılmakla asıl alacağın kısmen kabulü gerekmiştir.
Davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği anlaşıldığından takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın faturalardan kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/556, K. 2022/467, 3 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama