KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/594 Esas
- Karar no
- 2022/466
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/10/2021
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili, davalı şirkete ait ... işlerini üstlendiği, sözleşmeden ve yapmış olduğu işe karşılık almış olduğu bir kısım ödemeleri gösterir hesap özetinden şüpheye mahal vermeyecek şekilde sabit olduğunu, müvekkili ile davalı firma arasında imzalanan sözleşme dolayısıyla müvekkili yüklenmiş olduğu işi yerine getirebilmek için organizasyon düzenlemiş ve masraflarda bulunduğunu, davalı tarafça her ne kadar kısmi olarak ...
TL tutarında ödeme yapılmışsa da faturalardan da görüleceği üzere müvekkilinin davalı firmadan toplam ... TL tutarında alacağı bulunduğunu, davalı taraf ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL ödeme yapması üzerine müvekkilinin ... TL hak kazandığı fakat alamadığı alacağı kaldığını, müvekkili firma, alamadığı ... TL alacağının bir kısmını Antalya ... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu etmişse de davalı tarafça takibe, borca ve ferilerine yapılan itiraz üzerine takip durduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Dava; Antalva ... İcra İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.
Antalya Vergi Dairesi Başkanlığına, Alanya Vergi Dairesi Başkanlığına, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve dosya arasına alındığı görülmüştür.
Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap evraklarının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... Şti., toplam alacağın ... TL, borcunun sebebinin ... tarihli fatura olduğu, borçlu vekilince takibe itiraz üzerine ... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası açmak için, borçlunun itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılması için hak düşürücü süre öngörülmüştür. Somut davada davalının itirazı davacı vekiline tebliğ edilmemiş olmakla hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilerek esastan incelenmesine geçilmiştir.
Taraflara ticari defter ve belgelerini sunmak üzere usulüne uygun olarak verilen kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmediğinden dolayı ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır.
Ancak dosyada mevcut davacı ve davalının vergi dairesine beyan etmiş oldukları BA-BS formları incelendiğinde davacı tarafından takibe dayanak teşkil eden ... tarihli ve ... seri numaralı ... TL bedelli faturanın davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği, davacı tarafından da KDV düşülmek suretiyle ... TL asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, söz konusu hizmetin alındığının davalı şirketçe kabul edildiği anlaşılmakla fatura bedelinin ödendiği kesin delillerle ispat edilemediğinden asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği anlaşıldığından takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar tazminatı açısından ise. 2004 Sayılı İcrave İflas Kanunun 67/2 maddesi uyarınca İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak geçerli bir icra takibinin yapılması, borçlunun süresi içerinde ödeme emrine itiraz etmesi, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması ve borçlunun haksızlığına karar verilmesi gerekir.
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır.
Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın faturalardan kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalı Hakim ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/594, K. 2022/466, 3 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama