KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/247 Esas
- Karar no
- 2024/557
- Dava
- Menfi Tespit - İstirdat
- Dava tarihi
- 28/03/2024
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit - İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin diğer davacı gerçek kişiye ait tek ortaklı bir şirket olduğunu, davacının ... yıldır ...'nin acil servisinde ... yaptığını, davalının da aynı hastanede ... yaptığını, davalının başka bir şirketin ortağı olduğunu, davalının davacıya ortaklık teklif ettiğini, davacının teklifi kabul etmediğini, davalının tehdit ve baskı ile davacıyı ikna ettiğini, davacının ortağı olduğu diğer davacı şirkete ait aracı piyasa değerinin altında sattırdığını, parayı dava dışı ...'a gönderdiğini, davacının parayı her talep ettiğinde tehdit ve baskı gördüğünü,
davalının davacıya sürekli şirket hissesi vereceğini söyleyerek kandırdığını, davalının davacıya tehdit ve cebir ile bono imzalattıklarını, bono metninde hiçbir yazı ve imzanın davacı gerçek kişi veya şirket yetkilisine ait olmadığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, bononun direkt davalı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...
Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacının maaş hesabına haciz konulduğunu, dava tarihi itibari ile ... TL nin cebr-i icra yolu ile tahsil edildiğini, davacının mağduriyet yaşadığını belirterek davacıların takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, icra dosyasında yapılan ödemeler yönünden davalıdan istirdatı ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davası niteliğindedir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Mahkememizce yapılan ... tarihli ön inceleme duruşmasında arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı tespit edilmiş, davacı vekili "Dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, davamızın kabulüne karar verilmesini, delillerimizin toplanmasını talep ediyoruz. Arabuluculuk başvurusunda bulunmadık. Başvuruda bulunmak için tarafımıza süre verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı,
davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ,e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/247, K. 2024/557, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama