KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/357 Esas
- Karar no
- 2024/366
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 14/05/2024
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalılardan ..., Antalya ... İş Mahkemesi'nin ... tarihli ve E: ..., K: ... sayılı ilâmına bağlı olarak Antalya ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla diğer davalı ... Şti aleyhine ilâmlı icra takibi başlattığını, takip sürecinde müvekkili ...
Şti'ne gönderilen ve Haciz ihbarnamelerine sehven itiraz edilememiş ve 3. Haciz ihbarnamesinden sonra menfi tespit davası için dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak ... tarihinde süreç anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili şirketin diğer davalı ... Şti'nin tek ortağı olduğunu, yaklaşık ... TL civarında ... Şti'den alacaklı olduğunu, davalı, iş mahkemesinde dava açmadan önce dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduğunda hem ... Şti hem de ...
Şti'ni taraf gösterdiğini, ... Ltd olarak taraf olmadığını açıkça belirtilerek itiraz ettiğini, doğru bir şekilde iş mahkemesindeki davanın sadece ... ŞTİ'ne yöneltildiğini, davalıya ... Şti'nin, ... Şti'nin tek ortağı olduğunu, ...'nin ... Şti'den alacaklı olmadığını, tam tersine ana firmaya borçlu olduğu gerek diğer davalı ...
Şti gerekse müvekkili şirket tarafından arabuluculuk sürecinde de açıkça belirtilmesine rağmen davalı ...'den alacağını öne sürerek ve ...'nin ödeme yapmasını teminen haciz ihbarnamelerini geri çekmediğini ve işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini bu nedenle ... Şti'ne ve dolayısıyla Antalya ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında ...'a borçlu olmadıklarının tespitine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; İİK'nın 89. maddesi uyarınca üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davası niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 esas, 2016/6425 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir." İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/71 Esas 2020/680 Karar, 22/09/2023 tarih 2023/1770 Esas 2023/1530 Karar sayılı ilamları).
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.
İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır.
Bu durum karşısında; görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/357, K. 2024/366, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama