KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/421 Esas
- Karar no
- 2024/547
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/01/2020
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı görevsizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Antalya BAM ... HD'nin ... E. ... K. Sayılı ilamıyla reddedilmesi üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin ... nolu üyesi olduğunu, müvekkili ... tarihinde, ...'ta bulunan ...-...-... numaralı hesabından ... yoluyla davalı kooperatifin ... Şubesinde bulunan ... numaralı hesabına, daha sonra geri ödenmek üzere ... TL borç verdiğini, yine ... tarihinde ... yoluyla, müvekkilin ...da bulunan ... numaralı hesabından davalı kooperatifin ... bulunan ... İBAN numaralı hesabına ...
TL borç para gönderdiğini, davalı kooperatifin bugüne kadar borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
E. Sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiği, borçlu kooperatif, ... tarihli dilekçesiyle ödeme vb hususları gösterir delil sunmadan borcu kabul etmeyerek tüm borç ile fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı kooperatifin icra takibine yaptığı itiraz kötü niyetli ve haksız olduğunu, bu nedenle, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle davanın esasına girilmeksizin görev yönünden reddi gerektiğini, davanın, taraflar arasındaki sözleşme gereği ticari dava olması sebebiyle, davacı icra takibi sonrası zorunlu arabuluculuğa başvurmaksızın dava açması davanın dava şartı yokluğundan reddini, davacının dava harca esas değerini ...
TL olarak belirlemişse de takip çıkışı asıl alacak ... TL olduğu, itirazın iptali olarak ikame ettiği davasında eksik harç yatırdığını, davanın harcı yatırılmayan ...
TL açısından doğrudan reddi gerektiğini, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi yine borcu ve davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte talep konusu edilen alacak likit olmadığını, temerrüt oluşmadığı için faizin başlangıç tarihlerinin doğru olmadığını, bu sebeple faiz ve icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği karşılıklı hakediş ve tazminatlar, borçlar, yükümlülükler gereğince ortada yargılamayı gerektiren ve likit olmayan bir alacak, davacının iddiası gibi basit bir borç verme durumunun olmadığını,
salt faizlerin başlangıç tarihleri ve miktarları dahi yargılamayı gerektiren hukuki durum olduğunu, tüm dilekçeler kapsamında davacının kötüniyetli olduğu kanaatinde olması sebebiyle davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.
Görevsizlik kararı veren mahkemece Antalya ... İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasının celp edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu ve icra takibinin ilamsız icra takibi itiraz üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Görevsizlik kararı veren Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin yazdığı müzekkere sonucunda ...na, ..., ...na, ...na yazılan müzekkerelere verilen cevapları dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E, .../... K. Sayılı kararıyla iş bu dava dosyasında görevsizlik kararı vermiş ve görevsizlik kararı istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Tensip zabtının ... nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verilmiş ve tensip zabtı davacı vekiline ... tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesiyle arabuluculuğa ilişkin olarak açıklamada bulunmuştur.
Dava; itirazın iptali talebine dairdir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp , arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ✍e-imzalı Hakim ... · ✍e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/421, K. 2024/547, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama