KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/739 Esas
- Karar no
- 2024/686
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/10/2024
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... şubesi müdürlüğüne ait ... seri numaralı ... keşide tarihli ...-TL bedelli çeke ilişkin borçla alakalı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, Antalya ... İcra Ceza Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında müvekkilinin karşılıksız çek düzenleme suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, söz konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinden habersiz düzenlenen çek kaynaklı borca ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunduğunu, verilen mahkumiyet kararı ve müvekkilinin aleyhine girişilen icra takibinin müvekkilini mağdur ettiğini, ... Mah. ... Cad. ... Apt.
No:.. adresinde bulunan ... adlı iş yerinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu iş yerinin çalıştırılması ve işlerinin yürütülmesi için ...'ya vekalet verdiğini, vekaletnamede "çek hariç kambiyo senetleri düzenlemeye" ibaresi ile vekalet verildiğini, müvekkilinin ...'ya çek düzenleme yetkisi vermediğini, yetkisiz olarak müvekkili aleyhine çek düzenlendiğini, ...'nın ... tarihinde yazılıp imzaladığı belgede dava konusu takibe konu çek de dahil olmak üzere çekleri müvekkili ...'nın bilgisi olmadan kendisinin düzenlediğini, imzaların kendisine ait olduğunu, oluşabilecek bütün sorumluluğun kendisine ait olduğunu beyan ettiğini,
bu belgeden de anlaşılacağı üzere icra takibi konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle teminatsız olarak tedbiren Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına, müvekkilinin Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyası kaynaklı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli yapılan takip nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava kambiyo senedinden kaynaklanan takibe ilişkin menfi tespit davası niteliğindedir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacılar vekilinin dava dilekçesinde işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını beyan ettiği,
davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/739, K. 2024/686, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama