KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/35 Esas
- Karar no
- 2025/390
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 15/01/2025
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2000 yılında garson olarak işe başlamak için ... iline geldiğini, kendisini işe alacağını söyleyen kişilerce müvekkilinin iradesi sakatlanarak davalı şirketin ortağı yapıldığını, fiiliyatta davalı şirket ile hiçbir zaman hiçbir ilgisinin olmadığını, uygulamada kötü niyetli kişilerce masum insanların sıklıkla benzer şekillerde kandırılarak üzerilerine şirket kurulduğunu, daha sonra bu şirketler üzerinden çeşitli hukuka aykırı eylemlerin gerçekleştirildiğinin bilindiğini, müvekkilinin de bu talihsiz olayların bir benzerini yaşadığını,
davalı şirketin gerçek anlamda hiçbir zaman ortağının olmadığını, müvekkilinin hukuken de davalı şirketin ortaklığından çıkması gerektiğini, kötü niyetli 3. kişilerin davalı şirketi kullanarak gerçekleştirebilecekleri hukuka aykırı eylemler nedeniyle davalı şirket ile esasen hiçbir bağlantısı olmayan müvekkilinin mağdur olmadığını, müvekkilinin işe girmek amacıyla attığı imzaları unuttuğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan SGK kaydından da görüleceği üzere müvekkili bu dönemden sonra da belli başlı yerlerde işçi sıfatıyla çalışmış olan ticari hayatın gereklerini bilemeyecek durumda olduğunu,
müvekkilinin attığı bir imzanın hukuki anlamda onu ne derecede sorumluluk altına sokacağı konusunda en ufak bir fikrinin bulunmadığını, müvekkili ...'da çalıştığı dönemden yıllar geçtikten sonra vergi dairesinden ... tarihinde ödeme emirleri geldiğini, müvekkilinin ödeme emirlerinde borçlu olarak görünen şirket ile kendisinin bir alakası olmamasına rağmen haciz işlemi uygulanması nedeniyle dava açıldığını, Antalya ... vergi Mahkemesinin .../...
Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiğini bildirerek öncelikle müvekkilinin davalı şirket ortaklığından doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına ilişkin geçici hukuki önlem kararı verilmesine, müvekkilin haklı sebep ile davalı şirket ortaklığından çıkmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
Dava, davalı şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkindir.
Mahkememizce, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmış, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak, davalı şirketin kaydının devam edip etmediği, borcu olup olmadığı, hakkında vergi soruşturması yada raporu olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, SGK'ye müzekkere yazılarak davalı şirketinin borcunun bulunup bulunmadığı sorulmuş, Antalya ... Vergi Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyaptan celp edilmiş ve ilgili İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresinde faal olup olmadığı hususu sorulmuştur.
Antalya ... Vergi Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından ... ne açılan davada verilen ... tarihli kararında. "Dava dosyasının incelenmesinden; ... Şirketi'nin ortağı bulunan davacı adına, şirketin vergi borçları nedeniyle şirket mal varlığından tahsil edilemeyen amme alacağının davacıdan tahsili için ödeme emri düzenlenip tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
4369 sayılı Kanun değişikliği ile limited şirkete ait borç nedeniyle ortak hakkında takibat yapılabilmesi için, vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk, tebliğ safhalarından geçerek borcun kesinleştirilmesi, vergi borçlusu limited şirket hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması, bunun tespiti halinde ortağın sermaye oranına göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Olayda, borçlu şirket adına, davacıya düzenlenen ödeme emirlerinde belirtilen borçlar için daha önce limited şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği, bu ödeme emirlerinin ilan panosuna asılmak suretiyle ... tarihinde ilanen tebliğ edildiği görülmektedir. Davalı idarece bu ödeme emirlerinin posta yolu ile tebliğ edilemediğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olup, dosyada ... numaralı şirket adına düzenlenen bir adet ödeme emrinin şirketin, "...
Cad. ...Sok. ... ... .../..." adresine tebliğ yapılamadığına ilişkin ... tarihli adres tespit tutanağı bulunmaktadır. Oysaki bu adres şirketin eski ortaklarının hisse devri işlemini vergi dairesine bildirimi amacıyla eski ortaklar tarafından verilen ... tarihli dilekçede gösterilen adrestir. Söz konusu adres tespit tutanağı dayanak gösterilerek şirkete tebliğ yapılamadığı hususu ortaya konamaz.
Hisse devri tesciline ilişkin ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin merkez adresinin "... ..." adresi açıkça görülmektedir. Yine dosyada ortakların ikamet adreslerine tebligat yapılamadığına ilişkin herhangi bir iddia ve belge sunulmamıştır. Bu durumda, davalı idarece, borçlu şirket yönünden borcun usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği sonucuna varılmış, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde yasal isabet bulunmamıştır.
Ayrıca, davacı tarafından borçlu şirketle ilgisinin olmadığı, sahte belgelerle ortak ettirilmiş olabileceği iddia edilmekte ise de, dosyada bulunan noter onaylı hisse devir, sözleşmesi, şirket karar defterinin ilgili sayfa örneği ve ticaret sicil gazetesinden davacının şirket ortağı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının bu iddiası, Adli Yargı mercilerinde açılacak davalarda dikkate alınabilecek bir husus olup, söz konusu davada aksi yönde karar verilinceye kadar davacının ortaklık sıfatı devam etmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın Kabulüne, dava konusu ... tarih ve ... ... nolu ödeme emirlerinin iptaline" karar verildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Ortaklar, ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan, yani objektif nedenlerden dolayı haklı sebebe dayanarak çıkma haklarını kullanabileceklerdir. Ortaklığın sürekli zarar etmesi, uzun yıllar boyunca kâr dağıtılmaması, şirketin atıl durumda olması, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolması, amacın gerçekleşmesinde hukuki veya ekonomik imkânsızlıkların doğması gibi nedenler şirketten çıkma için haklı nedenler olarak kabul edilebilir (Gürpınar, Bünyamin; Limited Şirkette Çıkma ve Çıkmaya Katılma, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XX, Y. 2016, Sa. 2, s. 87 vd.). Şirket müdürüne güvenin kalmaması haklı sebeple şirket ortaktan çıkma nedenidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2012 tarih 2012/5955E. 2012/10241K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda.
Davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, SGK'dan gelen yazı cevabından ilgili kuruma ...-TL borcunun bulunduğu, Mahkememizce davalı şirketin adres kolluğuna müzekkere yazılarak davalı şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresinde faal olup olmadığı hususun tespit edilmesi istemiş ve kollukça yapılan araştırma neticesinde davalı şirketin isminde firmanın bulunmadığı, kimlik bildirim sisteminden yapılan araştırmada kayıtlı tekstil firmasının bulunmadığının bildirildiği, Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında davalının ...-... tarihleri arasında dairelerinin mükellefi olduğu, ... tarihinde ...
Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil talebinde bulunduğu, ancak faaliyetine başlamadığının bildirildiği, davalı şirket adına çıkarılan ilk tebligatın adreste şirketin tanınmadığından bahisle iade edildiği, sicilde de aynı adresin kayıtlı olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu durum şirketin faaliyetine devam etmediği hususunu desteklediği, bu hali ile şirketin atıl durumda olduğunun kabulünün gerekeceği ve davacının davalı şirketin ortaklığından çıkması için haklı sebeplerin oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/35, K. 2025/390, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama