KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/432 Esas
- Karar no
- 2025/636
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/06/2025
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı olan ... model ... marka ... plakalı ticari minibüs, ... tarihinde tek taraflı maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, kaza sonrasında aracın hasar onarımı için servise çekildiğini ve davalı sigorta şirketine derhal hasar ihbarı yapıldığını, kaza sonrasında hazırlanan ekspertiz raporunda, toplam hasar tutarının fazla olması sebebi ile araç pert total olarak işleme alındığını,
davalı sigorta şirketi tarafından müvekkili ile telefon görüşmeleri yapıldığını ve müvekkili'nin ...'ye yönlendirilerek aracın hurda satış bedelinin kendisine ilgili firma tarafından ö deneceğinin belirtildiğini, ... tarafından ... tarihinde sovtaj (hurda) bedeli olarak yalnızca ...
TL kısmi ödeme yapıldığını, ancak araç kasko bedelinden geriye kalan zarar yapılan tüm başvurulara rağmen müvekkiline ödenmediğini, davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan kasko sigorta poliçesi sözleşmesi ile sigorta şirketinin müvekkilinin zararını poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, böylece müvekkilinin kalan alacağa hak kazandığını, bu nedenlerle haklı davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ;(6100 sayılı yasanın 107.
Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek (Belirsiz alacak davası 6100 SY. HMK 107/1)‘‘Tahkikat sonucu alacağın miktarı/değeri tam ve kesin olarak belirlendiği anda dava değeri iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tarafımızdan arttırılacaktır.(HMK 107/2);... TL araç kasko bedelinin kaza tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalıya ait "..." plakalı araç için pert total işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkili ile davacı arasında ... tarihli bir mutabakatname düzenlendiğini, söz konusu mutabakatnamede davacı sigortalı birebir. "Şirketinizde kasko sigortalı bulunan ... plakalı aracımın ... tarihinde karıştığı kazada pert olarak işlem gördüğü ... nolu dosyada rayiç bedelinin ...
TL olduğu hususunda kayıtsız ve şartsız mutabığım. ... bedeli ... TL, kalan bedel ... TL olmak üzere tam mutabakat halinde olduğumu ve bu miktarın gerçek zararım olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederim." şeklinde beyanda bulunmuş ve söz konusu mutabakatnameyi ıslak imza ile imzalandığını, davacı tarafından dava dilekçesinde beyan edildiği üzere ...
TL tutarındaki sovtaj bedelinin kendisine ödendiğini, davacı tarafın iddialarına konu olan alacak miktarının tamamen belirlenebilir durumda olduğunu, kaza tespit tutanağına göre "Sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken ... girişi yan yol ayrımına geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile ana yol ile yan yol arasındaki çelik bariyerlere hakimiyetini kaybederek aracının ön kısımları ile ana yol ile yan yol arasındaki çelik bariyerlere çarparak yan yol içerisine devrilmesi neticesinde tek araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana
gelmiştir.
Kazada ... plakalı minibüs sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-B (Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanından anlaşılmıştır." Söz konusu tutanakta açıkça belgelenen bu bilgiler ışığında dava konusu kaza, kaza sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı olarak meydana getirdiği maddi hasarlı bir trafik kazası olduğunhu, Sürücü, aracın hızını araçların yük ve teknik özelliklerine, görüş mesafesine, yol durumuna,
hava koşullarına ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak kazaya doğrudan kendisi sebebiyet verdiğini ve kaza tamamen sürücünün iradesi ve kontrolü dahilindeki eylemler neticesinde meydana geldiğini, bu durumda sürücünün iradesi dahilinde meydana gelen kazalar kasko kapsamına dahil olmadığından söz konusu zararın müvekkili tarafından karşılanması gerekmediğini ve dolayısıyla huzurdaki dava ile müvekkili şirketten talep olunan tazminatın dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın davacının maliki olduğu ... plakalı araçta ... tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle oluşan bakiye sovtaj bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamına alınan müzekkere cevabına göre davacı yanın tacir kaydının bulunmadığı, davacının gerçek usul mükellefi olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacı yanın tacir kaydının da bulunmadığı, davalı taraf tacir olsa dahi davacı yanın tacir olmadığı, aracın ticari nitelikte olmasının mahkemenin görevini belirlemede yeterli olmadığı,
yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/432, K. 2025/636, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama