KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/495 Esas
- Karar no
- 2025/509
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2025
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi takip başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiğini, takip konusu ... düzenlenme ... vade tarihli ...
TL meblağlı senet nedeniyle borcunun bulunmadığını, müvekkil tarafından ...Noterliği'nin ... tarih,... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç yine ...Noterliği'nin ... tarih,... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç satın almış bunlara ilişkin ... düzenleme ... meblağlı ...
TL bedelli senet,... düzenleme ... meblağlı ... bedelli senetlerin düzenlenerek davalıya tanzim edildiğini, takibe konu senet incelendiğinde; senedin tanzim tarihi ile müvekkilin noter araç satış sözleşmesinin aynı tarih olmasına rağmen işleme konulan senet ile noter sözleşmesinde belirtilen senetlerin vade ve bedelin uyuşmadığını, takibe konu senetin söz konusu araç satışına ilişkin olmadığını, söz konusu senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkile ait ... plakalı kamyonun ... tarihinde ihtiyati haciz kararı alınarak fiili olarak haczedildiğini,
haksız takip nedeniyle müvekkilin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağını, taşınır araç üzerine fiili haciz uygulandığı da göz önüne alındığında, söz konusu senede dayalı olarak yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibin dava sonuna kadar İ.İ.K.'nın 72.maddesine göre icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibin %15’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava; menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesiyle; arabuluculuğa başvurmadıklarına ilişkin beyanda bulunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı vekilinin beyanında işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını beyan ettiği,
davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/495, K. 2025/509, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama