KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/70 Esas
- Karar no
- 2025/342
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/01/2025
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ...'dan olan alacağının tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu ... ödeme emrinin tarafına tebliği üzerine anılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını, icra dosyasında mevcut cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davalı ...'dan alacağının bulunduğunu, davalının itirazında herhangi bir açıklamada bulunmadığını, aradaki ilişkiyi inkar etmediğini ve yalnızca borcunun bulunmadığını demekle yetindiğini, takip konusu alacağın likit ve muayyen bir borç olduğunu,
davalıca yapılan itirazın yalnızca alacağın tahsilini geciktirmeye ve engellemeye yönelik olduğunu, haksız ve kötü niyetle yapıldığının açık olduğunu, somut olayda icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu, bu nedenle icra takip tutarının %20'sinden aşağı
olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile davalıca ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan likit alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin tacir olmadığını, davacı tarafın alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın sunmuş olduğu cari hesap ekstresinin başlı başına huzurdaki davanın bir ticari dava olduğu anlamına gelmeyeceğini, bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu, her ne kadar davacı tarafça cari hesap ekstresi sunulmak suretiyle ...-TL gönderildiğini ve müvekkilinin şirkete borcu olduğu iddia edilmiş ise de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını,
sunulan cari hesap ekstresine istinaden müvekkilinin hesap hareketleri incelendiğinde yapılan işlemlere ilişkin dekontlarda yalnızca müvekkilinin adının yazılı olduğunu, bu bedellerin borç olarak yahut başkaca bir ticari ilişki kapsamında gönderildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, huzurdaki davada ispat yükünün davacı tarafta olduğunu bildirerek öncelikle dava görevsiz mahkemede açıldığından görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durması nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş tarafından borçlu ... aleyhine ...-TL asıl alacak ile ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibine davalı ... vekili tarafından ... tarihinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı ... tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve ... tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalı yanın tacir kaydının bulunmadığı, davacının 2024 yılında gerçek usul mükellefi olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, dava konusu uyuşmazlık tarihinde ise vergi mükellefi olmadığı, davalı yanın tacir kaydının da bulunmadığı, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığı,
yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/70, K. 2025/342, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama