KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2019
- Esas no
- 2015/173 Esas
- Karar no
- 2019/844
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/09/2015
Karar Metni
1.318 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde müvekkili ...'ün kullandığı ... plakalı araca maliki ... Olan, ... yönetimindeki ... plakalı aracın tam kusurlu olarak çarptığını ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ...'ın Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile tam kusurlu bulunduğunu, alkollü araç sürdüğü tespit edildiğini ve ceza aldığını, ceza davasının halen Yargıtay aşamasında olduğunu, ...
Plakalı aracın aynı zamanda ... ve ... tarihleri kapsar şekilde ... tarafından hem ZMMS hem de Kasko Poliçesine sahip olduğunu, iş bu kaza sonucunda, sağ el bileği kırılan ayrıca sol köprücük kemiği ve 6 adet kaburga kemiği kırılan müvekkilinin 2 ay boyunca boyunluk takmak zorunda kaldığını, 1 hafta yoğun bakımda kaldığını bu sebeplerle davanın kabulü ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusurunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, kusur oranlarının araştırılmasını ve maluliyetten dolayı zararın tespiti için dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdini, maluliyet tazminatı belirlenirken bilinen ücret,
belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, müvekkil şirketten dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz talep edilemeyeceğini, bu sebeplerle davanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, Antalya ... Asliye ceza Mah. .../...
Esas sayılı dosyasının diğer davalı yaralamaya sebebiyet vermekten yargılanmış olup, bu dosyadaki kusur oranının kabul etmediklerini, yeniden kusur yönünden inceleme yapılmasını, müvekkil şirket aracın kayıt maliki olup, diğer davalı aracın işleteni olduğunu, müvekkilinin dava konusu talepler ile hiçbir alakası olmadığını, diğer davalının işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, maddi manevi tazminat taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup, ayrıca bu taleplerin pek fahiş ve zenginleşmeye yönelik olup kötüniyetli olduğunu, davacının işgöremezlik hali için mahkemece gerekli incelemenin yaptırılması gerektiğini,
davacı vekilince müvekkilin 2 ayrı Limited Şirket ortağı olarak 5 ayrı otelde ...
TL ciro ile çanta ayakkabı vb. işletmesi bulunduğundan bahsettiğini, öncelikle kaza nedeniyle kapattığının iddia ettiği iki işletmenin kapatılmasının gerçek nedenlerinin ve kapanma tarihinin ilgili işletmelerden sorulması gerektiğini, maddi ve manevi zararların kabul edilmesinin mümkün olmadığını bu nedenlerle iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda ... oğlu, ... doğumlu ...'ün ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 10 (on) güne kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunulmuştur.
Dosya davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması için aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda, "davacının daimi sakatlığının olmadığı, 10 gün geçici iş göremezliği olduğunun kabulü halinde hesaplamalara göre,
Geçici iş göremezlik tazminatının, ... TL olduğu,
Daimi iş göremezlik tazminatının bulunmadığı sonucunu" bildirir rapor sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.
Davacının maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede,
Somut olayda;Mahkememizce hükme esas alınan Adli Tıp kurumunun mahkememize sunmuş olduğu raporda, davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve geçici iş göremezliğinin 10 gün olduğunun bildirildiği, davacının kusuruna isabet kısım yönünden hesaplanan ve mahkememizce hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan ... TL tazminat miktarının davalı sigorta şirketi açısından dava tarihi, diğer davalılar açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilemiştir.
Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede,
6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Bu durumda uyuşmazlığın talep edilebilecek manevi tazminat miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır.
Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır.
Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır.
Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, tararfların sosyal ve ekonomik durumları ile tarafların kusur oranı, davacının olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak hak ve nesafete göre davacı lehine ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/173, K. 2019/844, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama