KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2019
- Esas no
- 2015/415
- Karar no
- 2019/462
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2015
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında fatura alacağından kaynaklanan alış veriş söz konusu olduğunu, davacı firma yetkililerince davalı borçluya ödeme yapması hususunda başvurulmasına rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığını, bunun üzerine Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalının kötü niyetli ve haksız itirazından dolayı %40 icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve diğer masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ... havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yeri olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, harca esas değeri kabul etmediklerini, davalının takibe konu faturalar nedeni ile davacı şirkete borcu olmadığını, takibe konu faturaların bir kısmının davalı şirketçe ödendiğini, bir kısmının ise davacı şirketçe tek yanlı tanzim edilmiş faturalar olduğunu, ikinci kısım faturaların müvekkilince tebliğ alınmadığını ve içeriğindeki ürünlerin de müvekkiline teslim edilmediğini beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davaya konu icra takibinin iptaline haksız ve kötü niyetli davacının takibe konu alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... havale tarihli raporda özetle; "...davacının 2012-2013-2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, 2016 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdik sürelerinin gelmemiş olması nedeniyle yaptırılmamış olması olağandır.
Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından davaya ve takibe konu edilen faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve icra dosyasına sunulan faturaların irsaliyeli fatura olduğu ve faturaların alt kısmında bulunan teslim alan kısımlarının boş ve imzasız olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından takip tarihine kadar faturalara ayrı ayrı temerrüt faizi işletilmesine rağmen, taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin bulunmaması ile davacı tarafından davalıyı temerrüde düşürmek amacıyla çekilmiş bir temerrüt ihtarnamesinin de bulunmaması nedeniyle takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilemeyeceği " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... havale tarihli raporda özetle; "...Davalının 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin yasal süresi içinde tasdik ettirildiği, kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, davalının defter kayıtlarına göre 2013 yılı sonu itibari ile davacıdan ...
TL alacaklı olduğu, bu bedelin 2014 yılında davacıdan nakit olarak tahsil edildiği, davacının defter kayıtlarında göre 2012 yılı sonu itibari ile davalıdan alacaklı olduğu, ancak davalının 2012 ylı defterlerini inceleme için ibraz etmediği, 2013 yılı defter kayıtlarının açılış kaydında ise 2012 yılından devreden borcun bulunmadığı, davacı defter kayıtlarında yer alan davacının düzenlediği faturalar ile davalının yaptığı ödemelerin davalı defter kayıtlarında yer almadığı,
tarafların ticari ilişki içinde oldukları ancak mutabık olmadıkları, davacının düzenlediği ...-... tarihleri arasındaki hiç bir faturanın davalı defter kayıtlarında yer almadığı, dava dosyasında yer alan faturalar üzerinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların ve ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin imzanın bulunmadığı, davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığı" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizce takibe dayanak faturalar yönünden BA ve BS formları getirtilmiş, dosya ek rapor tanzimi için yeniden rapor tanzim eden mali müşavir bilirkişi ...'na tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ... havale tarihli ek raporda özetle; "...gönderilen BA ve BS form incelemelerinde aşağıda görüldüğü ezere alış ve satışa ilişkin tarafların bildirimde bulunmadığı görülmüştür...
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 350 Sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin KDV hariç ... TL'sını aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu( Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise " Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin Bildirim formu (Form BS)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiştir. Davacının .../...-...-...-...-... dönemlere ilişkin sunduğu faturaların toplamı ...
TL'sını aşmadığı, bu nedenle yukarıda yapılan tabloda görüldüğü üzere BA-BS formu ile bildirim yapılmadığı görülmüştür. Davacının dilekçesinde bildirdiği takibe konu faturalardan aşağıda listelenenler davalının defter kayıtlarınde yer alanların toplam ... TL, davalı defter kayıtlarınde yer almayanların ise ... TL'sı görülmüştür. şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı/davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hususunda yazılan talimatlarımıza verilen cevapların incelenmesinde: Taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe konu faturaların davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, ancak davalının ticari defter ve belgelerinde takibe dayanak faturaların kayıtlı olmadığı görülmüştür.
Mahkememizce takibe dayanak faturaların BA ve BS formlarının gönderilmesi için ilgili Vergi Dairelerine müzekkere yazılmıştır.
Takibe konu faturalara ilişkin olarak BS satıcı davacı tarafından Vergi Dairesine bildirimde bulunulduğu, ancak BA alıcı davalı tarafından Vergi Dairesine bildirimde bulunulmadığı görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/09/2017 gün ve 2017/2525 Esas, 2017/4453 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya taşıma-servis hizmeti verdiği, takibe konu faturalara davalının borçlu olmadığını beyan ederek itiraz ettiği, davacının tacir olarak hizmeti verirken basiretli tacir gibi hareket etmediği, düzenlenen iki adet takibe konu fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı ve BS formlarında gösterilmiş ise de, davalı bu faturalardan sadece ...
TL'lik faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiğinden davacının sadece bu fatura ile ilgili verdiği hizmeti ve bedelinin ödenmediğini kanıtladığı, ... TL'lik fatura ile ilgili hizmetin verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve itirazın iptaline, kabul edilen miktar üzerinden alacak likid ve itiraz yersiz olduğundan % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesi ..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen emsal içtihad doğrultusunda mahkememizce yapılan değerlendirmede: Bütün dosya kapsamı, tarafların ticari defter ve belgelerine ilişkin alınan bilirkişi raporları ile Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe dayanak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların irsaliyeli de olmadığı, faturalara ilişkin satıcı davacı tarafından BS form bilgileri Vergi Dairesine bildirilmiş ise de, alıcı davalı tarafından BA form bilgilerinin Vergi Dairesine bildirilmediği,
bu hali ile faturalardaki mal ve hizmetin davalı tarafa teslim edildiği hususunun davacı alacaklı tarafından ispat edilemediği görülmekle davacının itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de fatura alacağına dayalı olarak takipte bulunan davacının takipte kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, koşulları ve yasal unsurları oluşmayan davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸E- İmzalı Hakim ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/415, K. 2019/462, 8 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama