KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/345
- Karar no
- 2019/528
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/06/2018
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan genel kredi ve sair sözleşmelerden doğan kaynaklı ... TL alacağı bulunduğunu, Beşiktaş ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ve kanuni takip yapılacağı konusunda ihtar gönderildiğini, aynı işlemlerin borçlu kefili diğer davalı için de yapıldığını, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, borçluların itirazı ile takibin durduğunu, belirterek itirazın iptali ile % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın kredi kullandığını, diğer davalının kefili olarak sözleşmede yer aldığını, kredi borçlarının ödendiğini, icra inkar tazminatı talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Mahkememizce davacı bankadan taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi istenilerek dosyamıza alınmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu, ... TL asıl alacak, ... işlemiş faiz, ... TL BSMV; ... TL asıl alacak ... TL faiz, ... TL BSMV olmak üzere ... TL için takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... numaralı taksitli ticari krediye göre; kat tarihinde asıl alacağın ... TL, işlemiş faizin ... TL gider vergisinin ... TL toplam alacak miktarının ... TL olduğunu; kredili mevzuat hesabı kredisin ise kat tarihi itibari ile asıl alacak miktarının ... TL işlemiş faiz miktarının ... TL gider vergisinin ... TL toplam alacak miktarının ... TL olduğunu belirtmiştir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.
Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı).
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı).
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2013 tarih 2013/10E. 2013/3630K. sayılı kararında; "...Alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nun 67/2 maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken..." denilmiştir.
Davamıza gelince, davacı genel kredinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçluların itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı ile davalılardan ...'ın kredi borçlusu diğer davalının müşterek kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişinin tevdi edilmiştir. Davacının bilirkişi raporunda belirtilen alacak tutarı kadar alacaklığı olduğunu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/345, K. 2019/528, 13 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama