KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2019
- Esas no
- 2018/435
- Karar no
- 2019/474
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 01/08/2017
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... poliçe numarasıyla ...'a ait ve ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile müvekkiline ait olan ve ... idaresinde bulunan araca çarparak müvekkilinin aracının hasar aldığını ve ekte bildirdikleri beyanlarla da anlaşılacağı üzerine sürücü ...'in %100 kusurlu olduğunu, kazadan sonra araç hasar kaydı sorgusu yapıldığında müvekkilinin aracının hasar kaydı ortaya çıktığını ve bu hususta da kaza sonucu değişen parçaların aracın yürüyen aksamında değer kaybının arttığını ve müvekkilinin aracının bütün bakım ve kontrollerini eksiksiz olarak yaptırdığını,
maddi zarar kaybının olduğunu ve kaza nedeniyle müvekkilinin aracını kullanamaması nedeniyle kiraladığı aracın ücreti ve araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik ... TL'lik tazminatın/alacağın zarar tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ... havale tarihli ıslah dilekçesi ile; değer kaybı tazminatını ... TL'ye arttırmıştır.
CEVAP
Davalı ... ... havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, davaya karşı görevsizlik itirazlarının mevcut olduğunu, davalılar arasında ... olduğundan dolayı görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, değer kaybının aracın km ve yaşı itibari ile ilgili olduğunu, kaza dışın nedenlerle değer kaybı bulunma ihtimalinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili ... havale tarihli cevap dilekçesinde zorunlu mesuliyet sigortası ölüm ve cismani zararlar yanında olduğunu ve bir şeyin zarara uğraması durumunu da kapsadığını ve kazanç kaybı gibi kira alacağı vb. zararların zorunlu mali mesuliyet sigortasının kapsamı dışında olduğunu ve davacı vekilinin kaza tarihinden itibaren yasal faiz isteminin haksız olup, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
DAVA
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve mahkememizde yargılama yapılmıştır.
... ve ... plakalı araçların trafik kaydına ilişkin belgeler ile sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiştir.
...'nin ... havale tarihli cevabi yazılarının ekinde hasar dosyası ve ekspertiz raporunun bulunduğu görülmüştür.
Makine Mühendisi ...'nün ... havale tarihli raporunda; davaya konu kazada ...'in %100 kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı araçta serbest piyasa koşullarına göre toplam ... TL değer kaybının olduğunu, araç mahrumiyeti zararının ... TL olduğunu bildirilmiştir.
Kara taşıtlarının karıştığı kazalardaki sorumlu kişiler ile sorumluluk sebepleri, araç sürücüsü yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 vd. maddeleri, araç sahibi yönünden(işleten) 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 85. maddesi ve sigorta şirketleri yönünden ise ZMMS Genel Şartları hükümleridir.
Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E.2016/11417K. Sayılı kararı ).
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/03/2016 tarih, 2015/10943E. 2016/2857 K. Sayılı kararı).
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2017 tarih 2016/16877E. 2017/2017/8594K. Sayılı kararında; "...değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır...." denilmiştir (aynı doğrultuda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesi'nin 11/06/2018 tarih 2018/713E. 2018/785K. sayılı kararı).
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 19/04/2018 tarih 2017/5631E. 2018/4390K. sayılı kararında; "...ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli (iş kaybı bedeli) zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigortanın sorumlu tutulması isabetli değildir..." denilmiştir (aynı doğrultuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2017 tarih 2016/12526E.2017/6104K. sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/04/2017 tarih 2016/9756E. 2017/3995K. sayılı kararı).
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.
Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..." denilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2017 tarih 2015/5835E. 2017/11510K. sayılı kararında; "...Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Dosya kapsamından sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve şirket tarafından da ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin temerrüde düştüğü tarih belirlenmek suretiyle tespiti gerekirken (sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi gözetilerek, ödeme tarihinden daha önce temerrüde düşmüşse o tarihten, düşmemişse ödeme tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması uygun bulunmayıp..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı taraf meydana gelen trafik kazası nedeniyle davaya konu araçta meydana gelen değer kaybını, ikame araç bedeli talep ve dava etmiştir. ... tarihli maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu kaza ... plaka sayılı aracın ... Bulvarından ... Kavşağı istikametine doğru seyrederken ... önünde aracın ön kısmı ile yine aynı istikamette seyreden yavaşlayan ... plaka sayılı aracın arka kısmına çarpması sonucu meydana gelmiştir.
Makine Mühendisi ...'nün ... havale tarihli raporuna göre; meydana gelen kazada ...'in %100 kusurlu, ... plaka sayılı araçta serbest piyasa koşullarına göre toplam ... TL değer kaybının olduğunu ve ikame araç ücretinin ... TL'dir.
Değer kaybından davalı ...'in haksız fiil hükümlerine göre, davalı ... araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu; ikame araç bedelinden de davalı ...'in haksız fiil hükümlerine göre, davalı ... araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
ZMMS genel şartları hükümlerine göre davalı sigorta şirketi gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır.
2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Dosya kapsamından sigorta şirketine başvurunun ... tarihinde yapıldığı bu sebeple davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ... tarihi itibari ile oluştuğu kabul edilerek davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/435, K. 2019/474, 10 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama