KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2020
- Esas no
- 2018/564
- Karar no
- 2020/698
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/09/2018
Karar Metni
1.559 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın dava dışı borçlu ... ile arasında muhtelif tarih ve miktarlı Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, davalılar ... ile ...’in söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket aleyhine ihtarname gönderildiğini ve borcun teminatı olan 7 ayrı ipotek ile ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Antalya ...
İcra Müdürlüğü .../..., ..., ..., ... Esas sayılı dosyaları ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../..., ... Esas sayılı dosyaları ile takiplerin başlatıldığını, dava dışı şirket ile davalılar hakkında ise Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıdığını, davalıların haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyanla davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığının olmadığını, davalıların her ikisinin de ayrı gerçek kişiler olduğunu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyemeceğini, bu sebeple iki davalı hakkında başlatılan ortak takip ve işbu davanın usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle usulden reddini, kefalete ilişkin yasal şartların somut olayda gerçekleşmediğini, mükerrer takiplerin söz konusu olduğunu, ipotekli taşınmazların satışı ile dava konusu edilen borcun sona ereceğini beyanla davanın reddine, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
...'ne kredi sözleşmeleri, hesap bildirim cetvelleri ve yapılan ödemeler ile ilgili bilgi ve belgelerin celbi hususunda müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../..., ..., ..., ..., ... Esas sayılı takip dosyaları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../..., ... ESas sayılı takip dosyaları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
İtirazın iptaline konu Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklı ... Tarafından borçlular ..., ... ve ... Aleyhine, genel haciz yoluyla kredi sözlemesi ve ihtarnamelere dayalı olarak toplam ... TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, takibe borçlular ... ve ... tarafından itiraz edilerek bu borçlular yönünden takibin durmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yargılama sırasında ; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dava dosyasının resen seçilecek bankacı bilirkişiye tevdii ile kredi sözleşmesi hesap bildirim cetvelleri, hesap özetleri, varsa borçlu ve kefilleri tarafından yapılan kısmi ödemeler ve gerekirse banka sistem ve kayıtları ve yukarıda belirtilen icra takip dosyaları ile bu dosyalarda yapılan ödemelerde incelenmek suretiyle davalıların kefaletlerinin geçerli olup olmadığı,
takip tarihi itibari ile davalı kefillerden talep edilebilecek asıl alacak ve faiz miktarı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davalı ...'in dava dilekçesi ekinde yer alan imza sirkülerinde asıl kredi lehtan dava dışı şirketin münferit imzalı şirket müdürü olduğu anlaşılmakla, kefalet sözleşmesinde eşinin rızasına yasal gereklilik olmadığı, açıktır.
Diğer davalı ...'in ise dava dışı şirketin yöneticisi ve/veya ortağı olduğuna ilişkin herhangi bir belge dosyada mevcut olmamakla birlikte, her iki davalının sözleşme ve ihtarname keşide edilen adreslerinin aynı olduğu, davalı ...'in dava dışı şirket lehine maliki olduğu taşınmazları teminat gösterdiği ve davacı banka lehine ipotek verdiği, dosya kapsamında anlaşılmaktadır. Nihayetinde davalı ...'in müteselsil kefaletinin geçerliliği hususunda takdir Sayın Mahkemenindir.
Dava dışı şirkete davalı banka tarafından açılan ve kullandırılan taksitli ticari kredi hesaplarından doğan banka alacağının davalıların kefelet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin Sayın Mahkemece taktiri halinde, davalı kefillerin banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmaktadır.
Davacı banka tarafınca kat tarihi ve/veya temerrüt tarihine kadar kredi anapara alacağına işletilen akdi faiz (gider vergisi hariç) kapitalize edilmeksizin takip talebinde ayn bir alacak kalemi olarak talep edilmesine karşılık, kredi anapara tutarına, kredinin takip hesabına intikal tarihine kadar işleyen akdi faizin ve gider vergisinin ilavesiyle oluşacak asıl alacak tutarına takip tarihinden sonra temerrüt faizi işletilmesi talep edilmiştir.
Ancak davalının temerrüt tarihi ... olmakla davacı bankanın faiz kapitalize hakkı davalının temerrüde düştüğü tarih itibariyle sona ermektedir. Davacı banka icra takibinde temerrüt faizi işletmediği ve akdi faizi ayrı kalem halinde talep etmekle, davalıların lehine olan bu talebiyle bağlı bulunmaktadır.
Bu durumda, itirazın iptali davasmda taleple bağlılık ve talep şuurları (akdi faiz ... tarihine kadar talep edilmiştir.) dikkate alındığında, davacı bankanın takip tarihini takiben davalıların temerrüt tarihini aşan bir tutar üzerinden faiz kapitalizesi sağlayacak şekilde temerrüt faizi işletmesinin yerinde olmadığı, bu aşamada kredi anapara tutarının kredi asıl alacağım oluşturduğu, anlaşılmaktadır.
Yapılan ayrıntılı açıklama ışığında, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefillerin her birinin ayn ayn olmak üzere sorumluluğu takip talebi doğrulusunda aşağıdaki hesaplama tablosunda gösterilmektedir:
... Kredi anapara -Asılalacak- ...
... Tahakkuk eden ve tahsil edilemeyen akdi faiz ...
... 4 günlük %20,4 akdi faizi ...
İşleyen faizlerden %5 Gider Vergisi ...
İhtar masrafı ...
... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ...
Tablo özetlendiğinde, dava dışı şirketin ... numaralı taksitli krediden doğan alacağından davalı kefillerin ... olan takip tarihi itibariyle kefalet sorumlulukları:
... Asıl alacak
... İşlemiş akdi faizi
... Gider vergisi,
... ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL bulunmaktadır.
Asıl alacak takip tarihini takiben %40,8 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
... dava tarihi öncesinde ve ... takip tarihini takiben dava konusu takip hesabmda kayıtlı banka alacağına ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ve ... tarihinde ... TL. olmak üzere toplam ... TL. kısmi tahsilat yapılmış olup, icra takibinde işleyen faiz ve takip tarihinden itibaren işletilecek %40,8 temerrüt faizi yanı sıra, TBK 100 uyarınca kısmi tahsilatın öncelikli faiz ve giderlere mahsup edileceği açıktır. Bu durumda, kısmi tahsilatın tamamen faiz alacağına mahsup edileceği, dava tarihi itibariyle anapara alacağının aynen kalacağının gözetilerek kısmi tahsilatın icra dosyasının infazında dikkate alınması gerekmektedir..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaları bulunan davalılar hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemi ile yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra davacı alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Davalıların kefaletlerinin geçerli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede ;
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davalıların kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu, kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış, dava dışı borçlu şirketin genel kredi nedeniyle bilirkişi raporunda hesaplanan kredi borcundan bilirkişi raporunda belirlenen miktar yönünden davacı bankanın takip yapmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede:
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtildiği üzere hükmolunan alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸E- İmzalı Üye ... · ¸E- İmzalı Üye ... · ¸E- İmzalı Katip ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/564, K. 2020/698, 25 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama