KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/659 Esas
- Karar no
- 2020/130
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 22/10/2018
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... tarihinde ... alım satımı konusunda satış sözleşmesi imzalandığını, buna göre 5.000m² ... ... davalının satacağını karşılığında da ... TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, buna istinaden ... .../... şubesine ait ... vadeli ... TL bedelli ... seri numaralı çekin keşide edilerek verildiğini, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, çekin de davacıya iade edilmediğini, belirterek çek nedeni ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile çek hamiline toplam ... TL ödeme yapıldığını belirterek bu bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
...'ın ... tarihli cevabi yazılarında ...'ye ait ... keşide tarihli ... seri numaralı çekin ... tarihinde iade olunduğu ve iptal statüsünde bulunduğu belirtilmiştir.
...'nin ... tarihli cevabi yazılarında; davalı ...'nin ...'ye olan borçlarına karşılık ...'nin keşidecisi olduğu ... Şubesine ait ... keşide tarihli ... seri nolu ... TL bedelli çeki teslim ettiğini, davalı şirketin çekin ertelenmesini talep etmesi üzerine talebin olumlu karşılandığını ve ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL borca mahsup edilmek üzere havaleler yapıldığını, kalan ... TL için ... TL vade farkının kesildiğini buna karşılık olarak da ...'un keşidecisi olduğu ... Şubesine ait ... seri nolu ... vade tarihli ... TL çekin teslim edildiğini, ... Şubesine ait ... keşide tarihli ... seri nolu ... TL bedelli çekin iade edildiğini belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. ” hükmünü içermektedir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle.
İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir.
Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/2341E. 2017/13472K. sayılı kararı. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2017 tarih 2015/39638E. 2017/11964K. sayılı kararı. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18/12/2017 tarih 2016/8848E. 2017/3778K. sayılı kararı).
Davamıza gelince; dava konusu çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açılmış yargılama devam ederken istirdat talebinde bulunmuştur. Davacı ile davalı arasında ... tarihinde satış sözleşmesi yapıldığı, buna göre davalının mal satmayı davacının da buna karşılık olarak ... Şubesine ait ... keşide tarihli ... seri nolu ...
TL davacının keşideci olduğu çekin davalıya teslim edildiği, davalının da bu çeki borçlarına mahsuben dava dışı ...'ye verdiği, çekin ertelenmesi talebi üzerine davacının dava dışı ...'ye ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL borca mahsup edilmek üzere havaleler yapıldığını, kalan ... TL için ... TL vade farkının kesildiğini buna karşılık olarak da ...'un keşidecisi olduğu ... Şubesine ait ... seri nolu ... vade tarihli ... TL çekin teslim edildiğini, anlaşılmaktadır.
Davalının ise satış sözleşmesine konu malları teslim ettiğine ilişkin bir iddiası olmadığı gibi, mal teslimine ilişkin dosyaya yansıyan bir bilgi veya belge de bulunmamaktadır. Davaya konu çekin açıkça ... tarihinde satış sözleşmesinin ödemesine ilişkin olması, mal tesliminin gerçekleşmemesi nedeni ile davacının davaya konu çek nedeni ile borçlu olmadığına, çek nedeni ile ödenen ... TL davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/659, K. 2020/130, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama