KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2020
- Esas no
- 2018/814 Esas
- Karar no
- 2020/589
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/12/2018
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin ... tarihinde bisikletle seyir halindeyken, davalı ...'ün araç maliki ve davalı ...'ün sürücü olduğu sigortasız olan ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığını, iş bu kaza ile ilgili olarak davalı ... hakkında, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../...
Esas sayılı dosyası ile yargılamasının devam ettiğini, müvekkilinin kaza tarihi itibari ile, emekli olup, kaza neticesinde omuriliği kırıldığını ve bu nedenle de malul kaldığını, müvekkilinin tüm bu gerekçelerle davalı ...'na başvuru yaptığını ve başvuru neticesinde kendisine ... tarihinde ...
TL ödeme yapıldığını, ancak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesi gereğince, tespit edilen maluliyet raporu ve buna bağlı olarak yapılan ödeme yetersiz olduğu için yapılan ödemeyi kabul etmediklerini, bu sebeplerle ... TL maddi ... TL manevi tazminat taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Başvuru sahibi vekili tarafından yapılan işbu başvuruya ilişkin olarak sigorta tahkim komisyonu nezdinde verilmiş kesin hüküm bulunmadığını, davacının ... plakalı aracın sigortasız olmasından bahisle maluliyet tazminatı talepli olarak müvekkil kuruma başvurduğunu ve kurumca ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, başvuruya istinaden ödeme yapıldığını ancak bunun üzerine davacı tarafından, ... tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu’nun ... ... sayılı dosyası ile başvuruda bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti ... tarihli .../...- ...-.../... kararı ile başvuru sahibi ... adına ...-TL ek tazminata hükmettiğini,
İlgili hükme itiraz edildiğini ve İtiraz Hakem Heyeti’nin .../...-... sayılı ve ... tarihli kararı ile itirazlarının kabul edildiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ... tarihli .../..-...-.../... kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturulmasına,
başvuranın ek sakatlık tazminatı talebinin reddine kesin olarak karar verildiğini, ancak başvuru sahibinin maluliyet oranının arttığından bahisle yeniden iş bu huzurdaki davayı ikame ettiğini, haksız davanın öncelikle kesin hüküm göz önünde bulundurularak reddi gerektiğini, sigorta tahkim komisyonu'nun .../...-... sayılı ilamınının itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle ve hakkında kesin hüküm bulunan bir davanın tekrar açılması 6100 sayılı hmk’nın 114. maddesinde belirlenen dava şartlarına açıkça ters düşeceğinden davanın reddini yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkemeye sunulan ... tarihli raporda,
Otomobil sürücüsü ...’ün % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
Bisiklet sürücüsü ...’ın kusursuz, olduğuna oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
Dosya davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkemeye sunulan ... tarihli raporda,
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8(yüzdesekiz) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
Dava konusu kaza nedeniyle Maluliyet tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde sürekli olarak başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süreci içinde 1 (bir) ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,
SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olacağı hususu Kurumumuz ve Kurulumuzun görev tanımına girmediği şeklinde rapor sunulmuştur.
Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli bilirkişi raporunda,
... tarihinde trafik kazası sonucu %8 oranında sürekli iş gücü kaybına uğrayan
...’ın dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda, malüliyet (özür) durumuna bağlı zararı hesaplandı.
Davalı ... nın ödeme tarihi ... verilerine göre yapılan hesaplamada zarar ... (TL) olarak hesaplanmış olup, yapılan ...(TL) ödeme zararı tamamen karşılamıştır. Davacının alacağı yoktur şeklinde rapor sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen işleten-sürücü ve ZMMS aleyhine açılan maddi tazminat ile sigorta şirketi dışındaki işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir.
Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu Davalı ... nın ödeme tarihi ... verilerine göre yapılan hesaplamada zarar ... (TL) olarak hesaplanmış olup, yapılan ...(TL) ödeme ile zararın tamamen karşılandığı, davacının alacağının kalmadığı hususları mahkememizce sabit görülmekle davacının maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme:
TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür.
Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/814, K. 2020/589, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama