KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- Esas no
- 2019/360 Esas
- Karar no
- 2019/799
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/08/2019
Karar Metni
1.503 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nin alacaklı, ..., ... ve ...'in borçlu olduğu ve aleyhlerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasından ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
Tal. sayılı dosyası ile müvekkili ...'ün işyerine ... tarihinde hacze gelindiğini, haciz sırasında davacının işyerinin borçlulara ait olmadığı hususunda ısrar etmesine rağmen ... adına bir takım belge bulunduğundan bahisle, vergi kaydı ve ticari unvanı farklı olan ve yetkilisi ... olan iş yerinde haciz yapıldığını, mahcuzların muhafaza altına alınacağı ve borçlu ... hakkında başka icra dosyalarının da olduğu ve bu dosyalar toplamı olan ...
TL. sını karşılayacak miktarda menkul haczi yapılacağı ve muhafaza altına alınacağı baskısı ile davacı ... tarafından ... TL. sının biraz üzerinde ödeme yapıldığın ve bu dosyanın kalan borcu için ...
TL. tutarında, ... tanzim ve ... ödeme tarihli bir adet bono düzenlendiğini, ayrıca protokol yapıldığını, ... tarihli haciz tutanağında hamal çağrıldığı açıkça yazmadığını, hamal çağrılması muhafaza yapılacağına dair davacı müvekkilde yeteri kadar endişe uyandırdığını, bu anlamda haciz baskınının bulunduğunu, aynı haciz tutanağında davacının borcu kabul ettiği ve üstlendiğine dair bir ibare de bulunmadığını, dava konusu senedin borcun üstlenildiği anlamına gelmediğini, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yer mahkesinde açıldığını, yetkili mahkemenin ... (...) Mahkemeleri olduğunu, davacının, TTK 5/a maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartını yerine getirmediğini, davacı yan haciz esnasında hiçbir hata, hile veya tehdite maruz kalmadığını, ;
davacı yan borçtan kaçamayacağını anladığından borcu kabul ettiğini ve söz konusu dosya borcuna istinaden senet vermeyi kendilerinin teklif ettiğini, davacının haciz esnasında, hata, hile veya tehdite maruz kalmadığını, davacının TBK 195 ve devamı maddeleri anlamında borcu üstlendiğini, davaya konusu bono, davacının rızasıyla verildiğini, davacını, kardeşinin borcunu üstlenip ödediğini belirterek davanın TTK madde 115 gereğince; dava şartı olan arabulucuğa başvurma şartının yokluğundan usulden reddine, dava yetkisiz yer mahkemesinde açıldığından HMK 19-20 gereğince;
dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Davalı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçlunun davacı, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL komisyon olmak üzere toplam ... TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesi. "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar.
Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.
İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." şeklinde düzenlenmiştir.
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davaları için yetki Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre belirlenir, zira henüz açılmış bir icra takibi olmadığı için takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkisinden bahsedilemez (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Baskı, İstanbul 2006, s. 318).
İcra takibinden önce açılan olumsuz tespit davalarında yetkili mahkeme; “davalı-alacaklının ikametgahının (MK. mad. 19/I) bulunduğu yerdeki mahkeme”dir (HMK. mad. 6/(1)). Uyuşmazlığın akitten doğması halinde, akdin ifa yerinde de olumsuz tespit davası açılabilir (HMK. mad. 10). Davanın konusu çek ise; çekin keşide yeri ve ödeme yeri mahkemeleri de yetkilidir. Henüz ortada yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, İİK. mad. 72/VIII’de öngörülen “icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi” bu tür davalarda söz konusu olmaz (Uyar, Talih; Menfi Tespit Ve İstirdat Davaları (İİK. M.72) Ankara 2017, s. 56 vd.)
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14.05.2007 tarih 2007/5445E. 2007/6342K. sayılı kararında; "...Dava, icra ve iflas hukukundaki menfi tespit davası olup (72. m.), gerek maddi hukuk gerek usul hukuku bakımından genel hükümlere tabi bir davadır. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında yetkili mahkeme, H.Y.U.Y. m.9 ve devamı hükümlerine göre belirlenir. Somut olayda; davalı alacaklının yerleşim yeri ... olduğuna göre, uyuşmazlığın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir..." denilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/01/2014 tarih 2013/18501E. 2014/1184K. sayılı kararında; "...Dava çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup dava tarihinden önce girişilmiş bir icra takibine rastlanılmamıştır. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkeme genel yetki kurallarına göre belirlenir. Dava konusu çekin keşide yeri ... olduğuna göre, ... mahkemelerinin de somut olay bakımından yetkili olduğu gözetilmeden yazılı gerekçelerle yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür..." denilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2013 tarih 2013/9718E. 2013/13789K. sayılı kararında; "...davanın çekin bedelsizliği hukuksal nedenine dayalı olarak icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olduğu, somut olayda yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, dava konusu yapılan çekin ... çeki olması, davalının ikametgahının ... olması, tarafların tacir olması ve aralarında yetki sözleşmesi de yaparak yetkili mahkemeyi belirlemiş olmaları nedeniyle davalı ...'nin yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, davaya bakmaya ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir... bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..." denilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2018 tarih 2016/16905E. 2018/1711K. sayılı kararında; "...Menfi tespit davasına konu olan icra takibi kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bono kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme TTK’nun 4. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleridir. Mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denilmiştir.
Davamıza gelince, davacı icra takibinden önce menfi tespit istemi ile dava açmış, yargılama devam ederden, davalı tarafça icra takibine başlanılmıştır.
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5. vd. maddelerine göre belirlenecek olup, davaya konu bononun düzenlenme yerinin ... olması, bonoda yetkili mahkeme olarak ...'un belirlenmiş olması, davalının ikamet adresinin ... olması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 777/3. maddesi gereğince, bonoda düzenleme yerinin aynı zamanda ödeme yeri olması nedeniyle, davalının süresi içerisinde usulüne uygun yetki itirazında bulunması nedeniyle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/360, K. 2019/799, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama