KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2020
- Esas no
- 2019/593 Esas
- Karar no
- 2020/256
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2019
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının alacaklarının tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibine davalının yapmış olduğu haksız itiraz neticesinde takibin durduğunu, taraflar arasında ticari alım satım ilişkisinin bulunduğunu, alacağın faturaya dayalı olduğunu, davalının faturaya itiraz etmediğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibine konu ettiği meblağda davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının takibe konu ettiği faturalara ve borca itiraz ettiklerini, davacının sunmuş olduğu fatura ve irsaliyelerin mahkemece incelenmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ... tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Tarafların ilgili döneme ilişkin BA ve BS formları ile davalının SGK kayıtları ve tarafların tutundukları delillerin tümü celp olunmuştur.
Bilirkişi SMMM ...'nun ... tarihli raporuna göre; davacının ve davalının ticari defterine göre, davacı davalıdan ... TL alacaklıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 308. maddesinin; "1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. 2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur."
hükmü gereğince; davayı kabul, davalının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamemen haklı olduğu yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamadır. Başka bir deyişle davacının istem sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin. "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir.
Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan kabul beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır. Davalı kabul beyanından dönemez, ancak irade bozukluğu durumlarında kabulün iptali istenebilir. Davayı kabul eden davalı, kural olarak davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder. Medeni Usul Hukuk Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 510 vd.).
6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. maddesinin. "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davayı kabul eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Fakat davalı davanını açılmasına kendi hal ve davranışları ile sebep olmamışsa ve ilk duruşmada davayı kabul etmiş ise yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaz.
Davalının yargılama giderinden sorumlu tutulmaması için iki şartın bulunması ve bu şartların, anılan hükümde “ve” bağlacı ile birleştirildiği dikkate alındığında birlikte gerçekleşmiş olması gereklidir. Yargılama giderinden sorumlu olmak istemeyen, kabul eden tarafın böyle bir neticeden istifade edebilmesi için bu iki şartın da hadisede tahakkuk etmesi lazımdır.
Şu hale göre, davalının hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ilk koşul olup; bununla birlikte gerçekleşmesi gereken ikinci koşul ise, davalının, ilk muhakeme celsesinde davacının iddiasını kabul etmesidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13/06/2012 tarih 2012/11-140E. 2012/383K. Sayılı kararı).
492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesinin; "Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince davayı kabul ilk celse meydana gelirse karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra meydana gelirse üçte ikisi alınır.
Davamıza gelince; davacı faturalı alacağa ilişkin ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmış, kabule yetkili davalı vekili davayı kabul etmiştir. Davalı vekili serbestçe tasarruf edebileceği işbu davanın kabul nedeniyle davanın kabulü gerekmiştir. Davalı vekilinin ilk duruşmadan sonra davayı kabul etmesi yine davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması yönünde karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/593, K. 2020/256, 19 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama