KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2022
- Esas no
- 2020/221
- Karar no
- 2022/325
- Dava
- İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 22/06/2020
Karar Metni
1.784 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtrazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davacı banka ile borçlu ... Mim. Müh. İnş. Tur. San. Tic. Ltd Şti firması arasında 02.03.2018 tarihli 750.000 TL limitli ve 08.09.2017 tarihli 500.000 TL. tutarlı 2 adet kredi sözleşmesi imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalı ... Müh. Mim. İnş. Turz. Gıda San. Tic. Ltd. Şti ile ...’ın söz konusu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu-müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği.
Noterliği 14.05.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ve eki hesap özetinin borçlu ile kefillere tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen alacaklarının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliğinin ... D.İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı sonrasında Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu takipte borçlu davalıların takibe ve borca itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini, İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu beyanla, davalı borçluların Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
Davacı bankaya müzekkere yazılarak takibe dayanak kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnameleri, yapılan ödemeler ile tüm kayıt ve belgeler dosyamız arasına celp edilmiştir.
Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap sistem üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklı davacı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlular ..., ... Mühendislik Mimarlık İnş. Turz. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti, ... Mim. Müh. İnş. Turz. San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 673.720,69 TL asıl alacak, 250.913,66 TL işlemiş temerrüt faizi, 12.545,68 TL ihtiyati haciz vekalet ve masraf olmak üzere toplam 938.079,03 TL alacağın tahsili ile 17/01/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu davalıların takibe itiraz ettikleri ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama sırasında dava dosyası ve takip dosyası takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak miktarının tespiti açısından bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 06.09.2021 havale tarihli raporda özetle; " ...Nakdi krediden doğan banka alacağı:
14.06.2019 ... kredinin anapara bakiyesi 78.370,22 18.06.2019 ..., ..., ... anapara bakiyeleri 582.915,06
14.06-17.01.2020 217 günlük %25,5 akdi faizi (... kredi) 12.046,16
18.06.17.01.2020 213 günlük %25,5 akdi faizi 87.947,31 İşleyen faizin %5 gider vergisi 4.999,67 İhtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı 899,00 17.01.2020 Takip tarihi itibariyle toplam alacak 767.177,42
Bu durumda, davalıların takiple temerrüt halinde bulunmaları nedeniyle, işleyen faiz ve diğer faiz dışı ferilerin temerrüt-takip tarihi itibariyle kredinin anapara tutarına ilave edilmesiyle (kapitalize) davalıların krediden doğan sorumlulukları 17.01.2020 takip tarihi itibariyle toplam 767.177,42 TL. asıl alacaktan ibaret olup, asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %38,25 temerrüt tarihi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
Banka talebiyle hesaplamamız arasındaki farkın nedeni yukarıda kredi işlemlerinin incelenmesi, faiz oranlarının ve temerrüt tarihinin belirlenmesi bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmış olup, hesaplamamız davacı bankanın dosyaya sunduğu banka kayıtları esas alınarak yapılmıştır.
2-Gayri nakdi çek kredisinden depo talebi:
Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin devamı ve eki kefalet sözleşmesinin 11.maddesinde, müşteriye kullandırılacak her bir çek yaprağı için Kanun gereğince bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın gerek görüldüğünde müşteri hesabında bloke edileceği hususu yazılı bulunmaktadır. 2019 yılı itibariyle bankaların sorumluluk tutarı 2.030,00 TL. olup, bu tutar 30.01.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 2.225,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Tarafımıza tevdi edilen çek yaprağı takip kaydının incelenmesinde, Depo talebinin 5941 sayılı çek yasası uyarınca çek yapraklarının baskı tarihinden beş yıl sonrası itibariyle bankanın ödeme sorumluluğunun sona ereceğinden hareketle; davacı bankanın davalı şirkete teslim ettiği çek yapraklarının baskı tarihleri tevsik edilmemekle birlikte, davalı şirket yedinde kalan çek yapraklarının yukarıda gösterilen işlem baskı tarihi olarak kabulü halinde, davalıların yukarıda tabloda numaraları gösterilen 6 adet çek yaprağı karşılığında takip tarihi itibariyle 12.180,00 TL’nin çek baskı tarihlerinden beş yılı geçmemek kaydı şartıyla depo edilmesinden sorumlu bulundukları ..." sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
07/01/2022 tarihli 06/09/2021 tarihli kök raporda belirtilen hususların tekrar edildiği ve dayanaklarının belirtildiği ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında düzenlenen 02/03/2018 ve 08/09/2017 tarihli kredi sözleşmelerine dayalı olarak asıl borçlu ile müşterek borçlu müteselsil kefiller aleyhine ödenmeyen kredi borcunun tahsili amacıyla yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Açılan dava süresindedir.
Müşterek borçlu müteselsil kefil davalılar yönünden itirazın iptali istemine ilişkin yapılan değerlendirmede;
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile davalı borçlu şirket arasında 08/09/2017 tarihli 500.000,00 TL ve 02/03/2018 tarihli 750.000,00 TL limitli Çerçeve Kredi Sözleşmelerinin düzenlendiği, sözleşmenin devamı kefalet sözleşmelerinde diğer davalı şirket ile ...'ın sözleşme tarih ve limitleri üzerinden müteselsil kefil oldukları anlaşılmıştır.
Davacı banka ile borçlu davalı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmeleri kapsamında asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefiller sorumlu olup, hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamalarda belirtilen tutarda nakdi alacak yönünden davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 10/04/2017 tarih 2016/7422 Esas - 2017/2933 Karar sayılı emsal içtihatında; "kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin gayrı nakdi alacak için sorumlu olduklarına dair özel bir hükmün bulunup bulunmadığının üzerinde durularak sonuca göre karar verilmelidir." şeklinde belirtilmiş olup takibe dayanak çerçeve kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki kredili mevduat hesabı taahhütnamesinde " müşteri, çek karnelerinin teslimi sırasında , her yaprak başına değerli kağıt bedelini ve bankaca belirlenen çek karnesi bedeliyle istihbarat ücretini, ayrıca karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için ...
Bankası'na yapılacak bildirime ilişkin masraflarla bu işlemden kaynaklanan sair her türlü masrafları da nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder" düzenlemesinin bulunduğu yine çek taahhüt kredisi taahhütnamesinin 4. Maddesinde de "müşterinin keşide ettiği çeklerin karşılığının bulunmaması halinde bankanın ilgili mevduat hükümleri gereği keşideci dışındaki hamile çek yaprağı dışındaki miktarı ödeme tarihinden itibaren uygulayacak tüm faiz , masraf ve tüm mali yükümlülükleriyle birlikte,
kredi çerçeve sözleşmesi / bankacılık hizmetleri sözleşmesi / kredili mevduat hesabı sözleşmesi ve ilgili diğer kredi sözleşmeleri kapsamında ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemelerinin bulunduğubu sözleşmelerde müşterek borçlu müteselsil kefillerin imzalarının olduğu anlaşılmakla müşterek borçlu müteselsil kefillerinde asıl borçlu ile birlikte çek depo talebinden gayri nakdi çek kredisinden doğan depo bedeli yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/04/2018 gün, 2017/4575 Esas, 2018/1823 Karar sayılı emsal içtihadında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde belirtildiğinden kabul edilen 12.180,00 TL çek depo bedeli yönünden davacı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/221, K. 2022/325, 26 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama