KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2021
- Esas no
- 2020/404
- Karar no
- 2021/345
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/09/2020
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A.TALEP
1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; temlik eden banka ile davalı arasında ... tarihinde imzalanan ... tarihli genel kredi sözleşmesinin ek sözleşmesi gereğince davalı lehine kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalının borcunu ödememesi üzerine ... tarihinde hesabın kat edildiğini ve davalının takip aşamasında itiraz dilekçesinde belirttiği adresine tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsilini teminen Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının ... tarihinde takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
B. TARAF TEŞKİLİ
2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır.
C.CEVAP
4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ
5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
6.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur.
Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür.
Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)
7.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; mahkememizce bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
8. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; temlik eden banka ... şubesi ile davalı arasında ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden ... tarihinde ... ... ... numaralı aylık %1,17 yıllık %14,04 akdi faiz oranı ile ... TL limitli 36 ay vadeli ilk 10 ay ... TL sonrasında ...
TL değişken taksitli ticari kredi açıldığı ve kullandırıldığı, krediye en son ... vadeli 17 inci taksidine geri ödeme yapıldığı, bu son ödemeden sonra kalan ana para bakiyesinin ... TL olduğu, emsal yargı kararlarına uygun olarak krediye en son yapılan ... taksit vadesindeki ana para tutarına ... kat tarihine kadar yürütülen akdi faiz ve gider vergisi ilavesiyle ... kat tarihi itibariyle asıl alacak hesabının belirlendiğini, buna göre ana para bakiyesinin ...
TL, 102 günlük %14,04 akdi faizin ... TL gider vergisinin ... TL olmak üzere toplamda ...
TL olduğu ancak bankanın bu hakkını kullanmayarak müşterisi lehine asıl alacağını kat tarihinde kapitalize etmediğinden, raporda da aynı şekilde hesaplama yapıldığı, ... tarihinde temerrüdün oluştuğu, dava konusu taksitli ticari kredinin akdi faiz oranının %14,08 olup, sözleşme gereği akdi faizin iki katı olan %28,08 oranında temerrüt faizi talebinde bulunulduğunun anlaşıldığı, davalını takip tarihi itibariyle ... temerrüt tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamada özetle; davacının, ...
TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz , ... TL gider vergisi, ... TL masraf toplamı olmak üzere toplamda ... TL alacağı bulunduğu, talep sınırları dikkate alındığında, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, ... TL masraf toplamı olmak üzere toplamda ... TL alacağı olduğu belirtilmiştir.
9.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir ve davacı vekili itirazlarını sunmuştur.
10.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen).
Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
11.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
12.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler göz önüne alınarak; avanın kısmen kabulü ile, davalının antalya ... icra dairesinin .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin ... tl asıl alacak, ... tl işlemiş faiz, ... tl gider vergisi, ... tl masraf olmak üzere ... tl üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
13.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;
14.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir.
15.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır:
a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı,
b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı,
c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı,
d)Talep olmalı,
e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
16.Dosyaya baktığımızda; yukarıda belirtilen kanuni şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/404, K. 2021/345, 2 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama