KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/481 Esas
- Karar no
- 2020/642
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/04/2016
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM
Davacı vekili Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ...'den ... ve ... abone numaralı ile elektrik enerjisi aldığını, elektrik faturalarına kullanım bedelinin dışında kayıp- kaçak bedelleri ile bu bedeller üzerinden tahsil edilen enerji fonu, ... fonu, KDV gibi haksız tutarların yansıtıldığını ve tahsil edildiğini, bunun hukuki olmadığını, bu nedenlerle ... TL'nin, elektrik kayıp - kaçak bedeli, .. Vb.
İle perakende satış hizmet bedelinin tamamı, elektrik kayıp-kaçak bedeli,.. vb.'nin her faturanın tahsil tarihinden itibaren işleyecek bankaların uygulamış olduğu en yüksek faizi ile birlikte dava tarihinden geriye dönük olarak 10 senelik tespitlerinin yapılarak davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ... Vekili tarafından Serik ... Asliye Hukuk mahkemesine verilen cevap dilekçesini özetle, davacının ..., ... nolu aboneliklere ilişkin iade talebinde bulunmuş olmasına rağmen bu davayı açtığını, bu aboneliklere ilişikin mükerrer talepte bulunduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin uyuşmazlıkların giderilmesinde Antalya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, mahkememizin yetkisiz olduğunu, davada zamanaşımı olduğunu, dava konusu bedelleri EPDK'nın kararı ile belirlendiini, mezvuata uygun olduğunu, tahsilinin yasal olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Serik ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş ve yargılamaya mahkememizin .../... esası üzerinden devam edilmiştir. Davacı ile davalı arasında elektrik tüketimine ilişkin abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının normal tüketim bedelinin yanısıra davaya konu kayıp-kaçak v.s bedeller adı altında bir takım miktarları da davacı adına düzenlenen faturaya eklediği ve bu bedellerin davacıdan tahsil edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken öncelikli sorun davacıdan tahsil edilen bu bedelleri davacının talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bu konuda daha önce açılan ve Yargıtay denetiminden geçen dava dosyalarında verilen mahkeme kararlarında, elektrik dağıtım şirketi tarafından tahsil edilen bu bedellerin sözleşmeye ve yasal mevzuata aykırı olduğu kabul edilerek bu bedellerin davacıya iadesine karar verildiği bilinen bir husustur. Dolayısıyla davacının dava açıldığı tarihte dava açmakta haklı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Asıl ihtilaf 6719 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra davacının kendisinden kesilen bu miktarları davalıdan tahsil edip edemeyeceği sorunudur.
17.06.2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın 21.maddesi ile 6446 sayılı yasanın 17,19 ve 20.maddeleri değiştirilerek davaya konu kesintiler hakkında dava açılamayacağı belirtilmiş, açılan davalarda denetimin sadece yapılan kesintilerin EPDK karar ve ilkelerine uygun olup olmayacağı ile sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
6719 sayılı yasanın 21. maddesi ile 6446 sayılı yasanın değiştirilen 17,19 ve 20.maddelerinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle Mahkemelerce, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurulup TBMM üyeleri tarafından iptal davası açılmış ise de Anayasa Mahkemesi'nin 15.02.2018 tarih 30333 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 28.12.2017 gün, 2016/150 Esas, 2017/179 Karar sayılı kararı ile sadece açılan davalarda denetimin, yapılan kesintilerin EPDK karar ve ilkelerine uygun olup olmayacağı ile sınırlı olduğuna dair hükmün iptaline karar verildiği, diğer kanun maddelerine ilişkin itiraz ve iptal taleplerinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla elektrik abonelerinden kayıp kaçak v.s adlar altında tahsil edilen bedellerin iadesi hususunda dava açılamayacağına dair kanun hükmünün halen yürürlükte olduğu ve bu kanun hükmü uyarınca değinilen hususlarda dava açılamayacağının kabulü gerekir.
Anayasa Mahkemesince mahkeme denetiminin sınırlandırılmasına ilişkin kanun hükmü iptal edilmiş olup bu durumda aboneden yapılan kesintilerin sözleşmeye ve yasal mevzuata uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmekte ise de 6446 sayılı yasanın ilgili hükümleri uyarınca yapılan kesinti haksız olsa dahi dava açılamayacağı anlaşıldığından bu hususta inceleme yapılması olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla yapılan kesinti, EPDK'nın tarifelerine ilke ve kararlarına uygun bulunduğu müddetçe kesintilerin dava yoluyla istenmesi olanağı yoktur.
6719 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce ve sonra açılan davalarda yapılan kesintinin EPDK'nın ilke ve kararlarına uygun olması halinde abonenin kesintilerin iadesi istemiyle dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Her ne kadar yargılama aşamasında bilirkişiden rapor alınmamış ise de davacı tarafın yapılan kesintilerin miktar ve oranına bir itirazı bulunmadığından bu hususta ayrıca araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davanın açılmasından sonra 6719 sayılı yasa yürürlüğe girmiş olmakla; davanın konusu kalmadığından açılmış bulunan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmesi gerekmiştir.
Davacı taraf, dava açıldığı tarihteki mevzuat Yargıtay Genel Kurulu Kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin içtihatları gereği dava açmakta haklı bulunduğundan dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır.
Davacı taraf, dava açtığı tarihte dava açmakta haklı olup dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa uyarınca haksız duruma düştüğünden lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalı Hakim ... · E imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/481, K. 2020/642, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama