KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/637 Esas
- Karar no
- 2021/478
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2020
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davalı bankanın davacının ticari hesabından TBK’nun 2.Maddesi ve devamındaki Genel İşlem Koşulları ve sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, davacının ...-TL’lık “Tarım Kredisi” ve davalı bankaca “emsal banka ortalaması olan %0,02 yasal ...-TL dosya masrafı tahsilatı yaptığı” ancak bunun haricinde ... TL Kar Masrafı ve ...
TL Limit Tahsis Ücreti adı altında sözleşmeye aykırı kesintiler yaptığını, davalı bankanın yine davacının hesabından toplam ...-TL ”ATM’den kendi Hesabına Kartsız Para Yatırma Ücreti” adı altında kesintiler yaptığını, bu hususun sözleşmenin hiçbir maddesinde olmadığı gibi “2019 yılında sabit ...-TL hesabına yatırmış olduğu ücretlerden otomatik kesinti” yaptığını, yapılan bu kesintilerin TCMB’nın 2020/4 Sayılı Tebliğindeki hususlara da aykırı olduğunu, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...- TL’nin Ticari Avans Faizi,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, yapılan kesintilerin sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu ve bu nedenlerle davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, davalı bankaya müzekkere yazılarak davacı ile aralarında imzalanan tüm belgeler celp edilmiş ve dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere, bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda,
a.Davacı ... ile davalı ... Şb. arasında tanzim edilen Genel Kredi Sözleşmesinin ... tarihinde incelenmek üzere davacıya verildiği, aradan geçen 2 günün akabinde davacı tarafından; “... tarihinde teslim aldığımız sözleşmeyi inceledik anlamadığımız hükümler hakkında ... ile görüşerek bilgi sahibi olduk ve mutabık kaldı.
Sözleşmeyi imzalamak istiyoruz. ...” ibaresi yazılmak suretiyle davacı tarafından imzalandığı, anılan sözleşmeye ek olarak yine ... tarihinde düzenlenen “.../... (...) Destekli “... – ...” ... Kredisi Taahhütnamesi’nin de” son sayfasında bulunan.
İşbu 13 (onüç) maddeden oluşan taahhütnamenin tüm madde hükümleri tarafımızca okunmuş ve imzalanmıştır” İbaresinin hemen altının da davacının kendi el yazısıyla isim, firma adı, tarih belirtilmek ve altı imzalanmak suretiyle onaylandığı, böyle bir durumda TBK’nun 20. Ve sonrası maddelerinde bahsi geçen Genel İşlem Koşullarına “aykırılıktan” söz edilemeyeceği,
b.Dava dilekçesinde davacının kullandığı kredi türü her ne kadar “Tarımsal Kredi” olarak belirtilmiş ise de; yukarıda anılan sözleşme ile yine yukarıda anılan Taahhütname kapsamında adı geçen davacıya ... tarihinde kıllandırılan kredinin “... Kredisi” olduğu ve anılan sözleşme ve taahhütnameye uygun olarak açılıp kullandırıldığı,
c.Dava dilekçesinde öne sürülen “Dosya Masrafı” adında bir kesintiye rastlanılmamış olmakla beraber; hesap hareketleri üzerinde yaptığımız incelemelere göre davacının Limit Tahsis Ücreti ile Kredi Kullandırım Ücretlerinin; Genel Kredi Sözleşmesinin 4/p Hükmüne ve bankanın tarife listesine uygun olduğu,
d.KAR Masrafı adıyla alınan ücretin, bankaca düzenlenen ... Araştırma Raporu’na(Ek: ) ait olduğu, bunun da Genel Kredi Sözleşmesinin yine 4/p maddesindeki “Bankaca rapor düzenlenmesi/düzenlettirilmesi” hükmünü de barındıran maddesi kapsamında olduğu,
e.ATM’den Kartsız Para Yatırma Ücreti alındığı yolundaki iddialar karşısında hesap hareketleri üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda; böyle bir kesintiye rastlanılmadığı,
f.Davalı bankaca yapılan kesintilerin emsal banka uygulamaları üzerinde olduğu yolundaki iddianın; yaklaşık 18 yıl önceki emsal banka uygulamalarını tedarik etmedeki imkansızlıklar nedeniyle araştırılmasının mümkün görülmediği, kaldı k; bu konuda dava dilekçesinde de somut bir delile rastlanılmadığı, kaldı ki; özellikle ticari müşteriler; bankaların kendilerine uyguladığı tüm fiyatlamaları bir bütün içinde değerlendirerek ücret kalemlerinin bazen tarife çerçevesinde, bazen da indirimli olarak uygulanması sonucunda toplamda sağladığı menfaati değerlendirmek durumunda olduğu, nitekim;
adı geçen davacıya Limit Tahsisi ve Kredi Kullandırım ücretlerinde tarife fiyatları uygulanırken, KAR ücretinde %50 indirim yapıldığı, dolayısıyla davacının banka tercihlerinde bu konuyu da değerlendirmiş olmasının, onun tacir olmasının bir gereği olduğu,
g.Davalı bankaca yapılan kesintilere T.C. Merkez Bankası’nın 2020/4 Sayılı Tebliği müstenidat gösterilmiş ise de, dava konusu kesintilerin bu tebliğ öncesi olan 2013 yılında yapılan kesintiler olduğu ve dolayısıyla da o tarihler için geçerli olan 2006/1 Sayılı Merkez Bankası Tebliğinin; “MADDE 4 - (1) Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir.”hükmü kapsamında bulunduğu, böylece; davalı ... tarafından davacı ...’a iadesi gereken bir meblağın bulunmadığı kanaat ve görüşünü bildirir rapor sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafından davacıya kullandırılan ticari kredilerde haksız kesinti yapıldığı iddiasına dayalı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı bankanın ticari krediler nedeniyle davacıdan haksız kesinti yapıp yapmadığı, yapmış ise haksız kesinti miktarı konularında olduğu anlaşılmıştır.
Bütün dosya kapsamı, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi ve yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde.
Bankalar Kanununun tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği.
Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece iş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği,
genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu, dosya masrafı adı altında yapılan kesintinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/637, K. 2021/478, 8 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama