KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/482 Esas
- Karar no
- 2023/112
- Dava
- Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/06/2022
Karar Metni
1.459 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka nezdinde davalı/borçlu ... Limited Şirketi, ... ve ... lehine taksitli ticari kredi, ticari kredi kartı ve çek kredisi sözleşmesi imzalanarak kullandırıldığını, ödemede gecikme olunca ... tarihli ihtarname ile borçluya bildirildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe, borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam ....-TL alacak için girişilmiş ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının ticari kredi, çek kredisi ve kredi kartı olduğu, borçlu ... ... tarafından ... tarihli dilekçesi ile takibe itiraz edildiği, takibin durduğu ve yasal 1 yıllık sürede eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ..., ... tarihli raporunda sonuç olarak; "Taksitli ticari kredi yönünden; takip tarihinde banka alacağı 42.967,84 TL asıl alacak, 902,33 TL işlemiş faiz ve 45,12 TL gider vergisi toplamı 43.915,29 TL bulunmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren % 42 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
Kredi kartı yönünden; takip tarihinde banka alacağı,16.166,98 TL asıl alacak, 236,04 TL işlemiş faiz ve11,80 TL gider vergisi toplamı 16.414,82 TL bulunmaktadır.
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı;16.131,64 TL asıl alacak,236,04 TL işlemiş faiz ve
11,80 TL gider vergisi toplamı 16.379,48 TL bulunmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %25,20 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır.
Nakde dönüşen çek yaprakları yönünden; tablo halinde asıl alacak, işlemiş faiz hesaplaması yapılarak Asıl alacak tutarları takip tarihinden itibaren % 43,20 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunmaktadır." sonuç ve kanaatine varmıştır.
Uyuşmazlık; dava dışı ... Şirketi ile imzalanan ... tarihli genel kredi sözleşmesine kefil olan davalının sorumluğunun bulunup bulunmadığı ve takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu alacak miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde. Davacı Bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi ile imzalanan ... tarihli ...-TL limitli Genel kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalının ...-TL limitle dava dışı ... ... ile birlikte müteselsil kefil oldukları, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği anlaşılmıştır. Antalya ...
Noterliği aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemese de; taraflarca imzalanan sözleşmede yazılı olan adreslerine tebliğe çıkarıldığı anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 68/b maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kredi sözleşmesinde gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracak olup taraflar arasındaki sözleşmede de yeni adres bildirilmediği sürece sözleşmedeki adrese gönderilecek ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağı düzenlenmiş, davalıların temerrüde düştükleri kabul edilmiştir.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalının kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalının kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun, davacı banka nakde dönüşen çek yapraklarından kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve gider vergisini anaparaya ilave ederek asıl alacak belirlemediğinden bankanın takip talebindeki yöntemine göre, mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E imzalı Hakim ... · E imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/482, K. 2023/112, 17 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama