KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2022/613
- Karar no
- 2024/144
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/08/2022
Karar Metni
1.136 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilince davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun itirazıyla takibin durduğunu, bunun üzerine 08/11/2021 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonucunda 26/11/2021 tarihinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, davalının İcra dairesine yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıya farklı tarih ve tutarlardaki fatura ve irsaliye uyarınca belge içeriğindeki malların teslim edildiğini, faturalar ise elektronik olarak davalının sistemine gönderildiğini,
süresi içerisinde itiraz edilmeyerek davalının fatura içeriğini kabul ettiğini, ancak fatura içeriğindeki bedellerin müvekkiline ödenmediğini belirterek, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin aynen devamına, kötü niyetli borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, davalı şirket yetkilisi 10/10/2023 günü yapılan celsede; "açılan davayı kabul etmediğini, davacıdan satın aldığı karnıbahar bedelini ödediğini, davacı tarafça ürün fire bedelinin düşülmesi gerekirken bu bedel düşülmeden fatura kesildiğini, eksik ödemiş gibi görünen miktarın aslında fire bedeli olduğunu, fire bedelini ödemediğini, beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... Ltd. Şti tarafından, davalı borçlu ... Ltd. Şti aleyhine 3.715,35 TL asıl alacak için girişilmiş ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının 6.160,00 TL tutarlı fatura borcu olduğu, borçlunun 07.09.2021 tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraflara ticari defterler ve belgelerini sunmak üzere kesin süre verilmesine rağmen, tarafların defterlerini sunmaması üzerine mevcut dosya hali ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir. bilirkişi 21.05.2022 tarihli raporunda sonuç olarak; "dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre yukarıda yer alan muavin kaydında da görüleceği üzere 17.06.2021 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.717,35 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça davalı aleyhine icra edilen takip talebinde de davacı tarafça davalıdan takip tarihi itibariyle 3.717,35 TL alacak talep edildiği, talep edilen tazminat, tazminat tutarı ve oranı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin mahkememize ait olduğu" sonuç ve kanaatine varmıştır.
Uyuşmazlık; faturadan kaynaklı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Öncelikle davalı borçlu, borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğundan yetkili icra dairesinin tespiti gereklidir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Somut olayda alacaklı- davacı tarafından girişilen icra takibine davalı - borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem de borca süresinde itiraz etmiş, yapılan bu itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. Açılan itirazın iptali davasında öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. Çünkü yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varıldığı taktirde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekir.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur.
Ayrıca 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. TBK 89/1. maddesi uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Uyuşmazlık sözleşmeden doğan bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödenir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin takipler alacaklının ikametgâhında da yapılabilir.
Davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Antalya İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, takibin yetkili Antalya İcra Dairesinde yapıldığı,borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
İcra dosyası içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı alacaklı icra takibini faturaya istinaden başlatmış, borçlunun vaki itirazı üzerine eldeki dava açılmış olup, itirazın iptali davaları niteliği itibari ile icra dosyasına ve bu dosyada sunulan takip dayanağı belgeler ile ödeme emrine sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekir. (Yargıtay 19. H.D.'nin 21.06.2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar)
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Taraflarca ticari defter ve belgeler verilen kesin sürede ibraz edilmemiş ise de; takip dayanağının fatura olarak gösterildiği, alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafça faturaların mal alımlarına konu edildiği ve faturalardan kaynaklı ödemeler yapıldığı anlaşılmakla taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı kabul edilmiştir. Nitekim davalı şirket yetkilisinin duruşmada alınan beyanında ödemeyi eksik yapmasının sebebi fire bedeli olarak beyan edilmekle, ticari ilişkinin varlığı kabul edilmiştir. Ancak davalının duruşmada alınan savunmalarına cevap dilekçesi sunulmadığından savunmanın genişletilmesi niteliğinde olmakla itibar edilmemiştir. Netice itibariyle; davacının davasının kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak faturadan kaynaklı olup likit nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/613, K. 2024/144, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama