KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/591
- Karar no
- 2025/372
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/07/2024
Karar Metni
2.147 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili banka şubesine borçlu ...'nin imzaladığı kredi sözleşmeleri ve bankacılık hizmetleri sözleşmeleri uyarınca müvekkili bankadan taksitli ticari kredi ve ticari kredi kartı kullanıldığı, davalı kefil ...'in borcun tamamına müştereken ve müteselsilen kefil olduğu, kredinin geri ödemesinde temerrüde düşülmesi üzerine borçluya noter ihtarnamesinin gönderildiği, ödeme yapılmaması üzerine davalılar hakkında Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlanıldığını, davalın borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığın belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın kısmi dava olarak ... TL bedel üzerinden harç ödenerek ikame edildiğini, kısmi olarak açılan itirazın iptali davasına ilişkin olarak bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde harcın tamamlanması gerektiği, davayı kabul anlamı taşımamak kaydı ile talebin ıslah edilmesi halinde mevcut davanın alacak davasına çevrileceği ve bu şartlar dahilinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, müvekkilleri tarafından ... ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...
Esas sayılı dosyasından konkordato talebinde bulunulduğu, davacı tarafça kat edilen ihtarnamenin tebliğ edildiği süreçte müvekkili hakkında ... tarihinde geçici mühlet kararı verildiği ve yetkinin konkordato komiserlerine geçtiğini, müvekkili ...'ın GKS'ye kefil olması nedeniyle bu kredilerden sorumlu olduğunu savunduğunu, ancak açıldığı ve kullandırıldığı iddia edilen kredilerin hangi tarihlerde ve ne miktarda kullandırıldığının açıklanmadığı gibi sözleşmelerin sunulmadığı,
mahkemeye ibraz edilen sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunduğu her hangi bir kaydın yer almadığı ayrıca hangi kredinin hangi GKS kapsamında kullandırıldığının da açıklanmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı banka tarafından, davalı borçlular ..., ... - ... ve ... aleyhine asıl alacak, işlemiş faiz, masraf tutarı ve işlemiş faizin gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL alacak için girişilmiş icra takibi olduğu, davalıların itirazı üzerine ... tarihinde takibin durdurulduğu, İİK'nun 67. Maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı bankadan krediye ilişkin dava konusu belgeler getirtilerek dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "davacı banka tarafınca, davalı ... açılan ve kullandırılan kredinin ... kat tarihi itibariyle .../... numaralı taksitli kredinden ... TL, .../... numaralı taksitli kredinden ... TL ve ticari kredisinden taleple bağlı ... TL asıl alacak olarak belirlenen banka alacağının davalı kefil ...'ın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle davalı kefilin banka alacağının ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmaktadır.
Davalıların ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları dikkate alındığında, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla asıl kredi lehtarı davalı şirket yönüyle yapılan taksitli krediler ve ticari kredi kartından doğan banka alacağından davalı ... aynen kefaleten sorumlu bulunmaktadır.
Taksitli Ticari Kredi:
Dava dışı şirketin kullandığı taksitli krediden ... takip talep tarihi itibariyle banka alacağı;
... TL asıl alacak,
... TL işlemiş faiz,
... TL gider vergisi
... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL bulunmaktadır.
... takip talep tarihinden itibaren asıl alacak tutarının ... TL kısmı %39,936 oranında, ... TL kısmı ise %56,40 oranında temerrüt faizine ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunduğunu,
Ticari Kredi Kartı:
Dava dışı şirketin kullandığı ticari kredi kart kullanımından doğan ... takip talep tarihi itibariyle banka alacağı,
... TL asıl alacak,
... TL işlemiş faizleri,
... TL Gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam ... TL bulunduğunu,
... takip talep tarihini takiben asıl alacak %47,52 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunduğunu,
Taksitli krediler ve ticari kart kredisinden ...+...=... TL olan olması gereken takip çıkışından ... TL olan ipotek teminatı tenzil edildiğinde davalı şirket yönüyle banka alacağı ... TL'dir.
Yukarıda belirlendiği üzere davacı bankanın davalı şirketten ... kat tarihi itibariyle .../... numaralı taksitli krediden %56,4 temerrüt faizine tabi ... TL ve ticari kredi kredisinden %47,52 temerrüt faizine tabi ... TL olmak üzere üç ayrı krediden toplam ... TL asıl alacağı bulunmakla birlikte, davacı banka tarafından huzurdaki davada ... TL üzerinden takiben devamına karar verilmesi talep edildiği, davacı banka tarafınca ... TL tutarın hangi kredilerden asıl alaca ve işleyen faiz yönüyle talep edildiği açıklanmadığı,
Bu durumda talep edilen tutarın üç krediden doğan toplam ... TL asıl alacak tutarının altında kaldığı ve asıl alacak tutarları ve faiz oranları farklılığı göz önüne alındığında her üç kredinin topla asıl alacak tutarı içerisinde ki oransal paya göre dağıtılması halinde ... takip tarihini takiben toplam alacak içinde;
%40 paya sahip .../... numaralı taksitli krediden ... TL asıl alacak tutarının %39,936 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinden,
%27 paya sahip .../... numaralı taksitli krediden ... asıl alacak tutarının %56,4 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinden,
%33 paya sahip ticari kredi kartı kredisinden ... TL asıl alacak tutarının %47,52 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinden olmak üzere davacı bankanın ... TL alacak talebine ulaşıldığı" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu takip dosyasında talep edilen miktar ile dava değeri birbirinden farklı miktarlar olduğu görülmekle; davacı vekilinden bu hususta açıklama dilekçesi sunması istenilmiş, davacı vekili ... tarihli açıklama dilekçesini ibraz etmiştir. Davacı vekili açılan davanın kısmi alacak davası niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen bedeller üzerinden dava değerinin ıslah edildiğini beyan etmiştir.
Uyuşmazlık; davalıların Taksitli Ticari kredi sözleşmesi ile ticari kredi kartından kaynaklı olarak Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olup olmadığı, var ise miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; davacı bankanın ... şubesi ile davalı ... arasında imzalanan çerçeve niteliğinde genel kredi sözleşmeleri ve sözleşmelere bağlı kefalet sözleşmeleri imzalandığı, yine taraflar arasında ... tarihli Şirket kredi kartı sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın sözü edilen kredi kartı sözleşmesine ... tarihinde ... TL ve devamında ise ... tarihinde ... TL üzerinden müteselsil kefil olduğu, davalı ... ... tarihli ... TL limitli, ... tarihli ...
TL limitli, ... tarihli ... TL limitli ve ... tarihli ... TL limitli sözleşmeleri şirket kaşesi üzerinde davalı şirketi temsilen ve kendi adına kefil sıfatıyla asaleten imzalandığı, ... ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... kat tarihi itibariyle taksitli ticari krediler ve ticari kredi kartından kaynaklanan toplam ...
TL banka alacağının muaccel hale geldiği, 7 gün içerisinde ödeme yapılmaması nedeniyle davalıların ... tarihi itibariyle temerrüte düştükleri anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK 584.Maddesinde"Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.
(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen ticari kredi sözleşmesindeki davalının kefaletinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu, görülmüştür.
Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılması ile mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller dikkate alınarak, davacı tarafın talep ettiği bedeller ile bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesi ile dava değerini ...-TL olarak göstermiş, fazlaya dair haklarını saklı tutarak kısmi dava açtığını belirlemiştir. Alınan bilirkişi raporunun ardından davacı tarafça ıslah ve açıklama dilekçesi sunulmuş, ... yönünden dava değerini asıl alacak olarak açıklayarak, talep edilen miktarı bölmüştür. Alınan bilirkişi raporu ile de başlangıçta belirlenen dava değeri, asıl alacak oranlarına göre hesaplanmıştır.
Ancak ipotek bedeli mahsup edildiğinde davalı borçlu şirket yönünden talep edilebilecek alacak miktarı ...-TL olarak belirlenmiş olduğundan mahkememizce re’sen hesaplama yapılması gerekmiştir. İpotek bedeli tenzil edildiğinde ...-TL ‘nin %33’ü taksitli kredi kartına ki bu bedel ...-TL; %40’ı .../... nolu krediye ki bu bedel ...-TL’ye, %27’si .../... nolu kredi ki bu bedel de ...-TL ye tekabül etmektedir.
Yapılan bu hesaplama doğrultusunda davalı şirket yönünden sorumlu olduğu asıl alacak miktarları da ona göre hüküm içerisinde belirtilmiştir.
Öte yandan davalı taraf ... ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı konkordato dosyalarının bulunduğunu beyan etmiş ise de; Konkordatoya ilişkin hükümler İİK'nun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Konkordato işlemlerinin mevcut takipler yönünden itirazın iptali davalarına etkisi bulunmadığından yargılamaya devam edilmiştir. Ne var ki ... İflas Dairesinin .../... iflas dosyası üzerinden yazılan müzekkere dosya arasına karar tarihinden sonra ... günü atıldığından bu yönde işlem yapılması mahkememizce mümkün olmamıştır. Kaldı ki yargılama sırasında da tarafların bu yönde beyanları olmamıştır.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/591, K. 2025/372, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama