KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/740
- Karar no
- 2025/50
- Dava
- Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma
- Dava tarihi
- 23/09/2024
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Ortaklığından Çıkarma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket müdürü ve şu anda %51 oranında pay sahibi olan ... ... tarihinde Antalya ...Noterliğinin ... yev nolu pay devri ile ... tarihli genel kurul kararına göre 48 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile birlikte davalıya devrettiğini, pay devri ile ...-TL den olmak üzere ...
102 adet paya karşılık hakim ortak durumunda olduğunu, diğer ortak davalının ise ...-TL den 98 adet paya karşılık şirket ortağı bulunduğunu, bu devir işleminin esasen ...'ın babası olan ...'ın ölümü üzerine babasının arkadaşı olması ve şirkete yardımcı olması nedeniyle bu devir -ortak alma işlemi yapıldığını, şirketin bildirilen adreste ... ünvanlı ...- ... ... satışı yapan bir işletme olduğunu, başlangıçta ortağın özenli davrandığını, işlerin düzenli yürüdüğünü, ancak 6 ay geçtikten sonra davalı ortağın davranışlarının değişmeye başladığını, işyerini savsaklamaya başladığını,
davalı ortağın işyerine uymayacak şekilde uyuşturucu kullandığını düşündüren dengesiz davranışlarda bulunan arkadaşlarının işyerine gelip gitmeye başladığını, çalışan elemanlardan birisinin de esrar kullandığı, müdür ... ve işyerine gelip zaman zaman işin başında bulunan annesi ... tarafından da görüldüğünü, bu işçinin durumunu davalı ortakla konuşup işine son verilmesi istendiğinde davalının buna karşı çıktığını, davalı ortağın uyarılara aldırmadığını, açıkça esrar, vb uyuşturucu -uyarıcı madde kullanan arkadaşları ortak ... işyerinde iken veya kendisi olmadığında da işyerine gelmeye, huzursuzluk çıkarmaya başladığını,
davalının yaklaşık 2 haftadır iş yerine gelmediğini, işlerin aksadığını, davalı ile her türlü iletişim aracı ile ulaşılmaya çalışılsa da ulaşılamadığını, bu nedenle şirkette planlanan şekilde faaliyet yürütemediğini, şirketin geleceğinin tehlikeye girdiğini, şirkette hali hazırda dönüşümlü işyerinde çalışan 2 işçi bulunduğunu, ancak dükkana dadanan esrar kullanan uyuşturucu içen kişilerin varlığı işyerinin kötü şöhret kazanması ve iş yapamaz hale gelmesi söz konusu olduğunu, bu da işletmenin son bulması iflas etmesi demek olduğunu, hali hazırda günlük ciro önceden ...-...
TL iken şu anda ...-...
TL ya düştüğünü, davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması ve payının şirkete devredilmesini sağlamak üzere mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, öncelikle davalı ortağın payını 3.kişilere devretmesi halinde davanın konusuz kalacak olması ve muvazzalı devirle işyerinde huzursuzluk çıkaracak kişilere devri halinde de işyerinde çalışma düzeni kalmayacağının açık olup davalının hissesinin 3.kişilere devrinin önlenmesi yönüyle ve ikinci olarak davalı ortağın ve eşinin işyeri düzeni sürmesi amacıyla işyerine gelip gitmelerinin yasaklanmasına dair HMK uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
esas yönüyle ise ...'nin % 49 pay sahibi ortağı olan davalının ağır ihlalleri sebebiyle şirket ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait olan % 49 payın şirkete devrine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı şirket yetkilisinin davadan feragate ilişkin ... tarihli dilekçesini ön büro aracılığıyla ibraz ettiği, dilekçe ekindeki imza sirkülerinden davacı şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, ortaklıktan çıkma/çıkarılma istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. Maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince feragat ve kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanı koşulsuz olmalıdır.
6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. Maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618)
Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından usul ekonomisi ve yargılamanın sürüncemede kalmaması ilkeleri dikkate alınarak feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/740, K. 2025/50, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama