KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/742
- Karar No
- 2025/42
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ......
- Dosya no
- ......
- Karar no
- ......
- Başkan
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Üye
- ...... (.........
- Katip
- ...... (.........
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2024
- Numarası
- ......... Esas - ......... Karar
- İstinaf eden davacı
- ......... San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......... Dağıtım Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ......
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Av. ......
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
YAZIM TARİHİ : 16/01/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 14/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın müvekkili şirkete gönderdiği 31.01.2023 tarih ......... sayılı, "Ek Teminat Bedeli Hk." konu yazı ile müvekkili şirketin aboneliklerinin tesisi esnasında alınan 100.000,00-TL güvence bedelinin üstüne yeni hesaplanan güvence bedelleri için ilave olarak 341.688,00-TL ek teminat bedeli yatırılması gerektiğini aksi halde abonelik sözleşmelerinin feshedileceği, gaz arzının T.C.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Dağıtım ve müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 44. Maddesinin J bendi uyarınca durdurulacağını ihtar ettiğini, müvekkili şirketin davaya konu abonelik için güvence bedelini 100.000,00TL tutarında teminat verdiğini, yönetmeliğin 39. maddesi ile güvence bedellerinin hesaplanmasına ilişkin EPDK'ya yetki verildiğini, fakat bu yetkinin bir defaya mahsus olmak üzere abonelik tesisi esnasında alınan güvence bedelinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslara yönelik olduğunu, abonelik işlemi sonrasında tekrar tekrar güvence bedeli alınabileceğine ilişkin bir mevzuat olmadığını,
müvekkili şirketin kurulu doğal gaz tesisatında her hangi bir güç artırımında bulunmadığını, bu yönlü bir iddianın da bulunmadığını, şirketin eğitim faaliyetleri kapsamında okulda yemekhanesinin mevcut olduğunu ve öğrencilere yemek çıkarıldığını, davacı tarafça elektrik arzının durdurulması halinde kantin faaliyetleri, öğretmenlerin ve öğrencilerin sıcak su ihtiyacı, ısınma ihtiyacının sekteye uğrayacağını, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, doğalgazın kesilmesinin müvekkilinin mahvına ve hizmet alanların zarar görmesine sebep olacağını,
davalı şirketin başka bir müvekkile yönelik benzer talebi nedeniyle taraflarınca açılan davada davalı şirketin hem mevzuat hem de Milli Eğitim Bakanlığına EPDK'nın verdiği cevabı görerek uygulamadan vazgeçtiklerini beyan ettiğini, Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi ......... E. ......
K. Sayılı davaya uygulamadan vazgeçtiklerini belirterek davanın konusuz kaldığını, yine davalı şirketin başka bir müvekkile yönelttiği talebin hukuka aykırılığının tespiti amacıyla taraflarınca ikame edilen davada, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... E. ......
K. Sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini ve haklılıklarının bir kez daha ortaya çıktığını ileri sürerek davalı şirketin müvekkil şirkete ait abonelik için 341.688,00-TL ek güvence talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile davalının çıkardığı muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 39. maddesinde "Dağıtım şirketi, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli alabilir. Ancak ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz." hükmüne yer verildiğini, Ayrıca 2023 yılı Ocak ayında yapılan çalışmada TC.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 26.12.2016 tarihinde yayımlanan 6807 nolu kurul kararında “ (3) Güvence bedelini teminat mektubu olarak veren serbest tüketiciler için, dağıtım şirketi tarafından her yılın Ocak ayı içerisinde güvence bedeli yeniden hesaplanır ve ilgili taraflardan birinin talebi halinde teminat mektubu yenilenir.
Hesaplama, son teminat mektubunun sunulduğu tarihte geçerli olan perakende satış fiyatı ile hesaplamanın yapıldığı Ocak ayında ilgili tüketici için geçerli olan perakende satış fiyatı arasındaki farkın sunulan son teminat mektubuna esas doğal gaz miktarına uygulanması suretiyle yapılır.” hükmünün yer aldığını, ilgili kurul kararı gereği davacı taraftan güvence bedelinin 31.01.2023 tarihli yazı ile talep edildiğini, dava dilekçesinde bahsedildiği şekilde sözleşmenin fesh edilmesi gibi bir durumun zaten söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin davacı ile haricen görüşmelerinde davacı tarafın süre istediğini,
halen gaz arzının durdurulmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafın belirttiği gibi güvence bedelini yeniden istemek gibi yasal mevzuata ve usule aykırı bir işlem yapılmadığını, güvence bedelini teminat mektubu ile veren müşterilerin ve abonelerin her yıl ocak ayında ilave teminat mektubu tutarının hesaplandığını ve bu tutar kadar yeni teminat mektubunun müşteri ve abonelerden istendiğini, bu uygulama ile talep edilen bu tutarın 39. maddeye bağlı kalarak değil 2016 tarihinde yayımlanan 6807 nolu karara göre davacı taraftan talep edildiğini, Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili yazışmanın tamamen huzurdaki dava ile ilgisiz olduğunu,
davacı tarafın serbest tüketici konumunda olup doğal gazı müvekkili dağıtım şirketinden alma mecburiyeti bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekili her ne kadar davalının sunmuş olduğu evraklardaki imzalara itiraz etmiş ise de; 13/03/2024 tarihli beyan dilekçesinde; ilgili imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olduğunu beyan etmiştir. Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarında; ilgili mevzuat ve kurul kararlarına göre davalının davacıdan ilave teminat mektubu talep etmesinin uygun olduğu, davalı tarafından davacıdan talep edilen 361.181,98 TL ek teminat mektubu güvence bedeli talebinin ilgili kurul kararlarına uygun olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, ispatlanmayan davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle; işbu dava konusu ile birebir aynı olan diğer müvekkilleri adına açılan başka davalarda, dava konusu olayın hukuka aykırılığının tespit edildiğini ve söz konusu yargı kararlarının kesinleştiğini, kararların dosya kapsamında yer almasına rağmen ilk derece mahkemesince göz ardı edildiğini, kesinleşmiş yargı kararları mevcutken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
ayrıca 28.12.2023 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararı ile davalı kuruma müvekkilinin serbest tüketici olduğunu gösterir tüm delillerin mahkemeye gönderilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine ve bu kesin süre içerisinde gönderilmezse bu delilden vazgeçilmiş sayılarak mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtar etmesine rağmen davalı kurumun, 2 haftalık kesin süre içerisinde delillerini sunmadığını, ancak ilk derece mahkemesinin yasal süresi içerisinde sunulmayan delilleri davaya esas alarak hüküm kurduğunu,
kanuni süresi içerisinde aslı dahi sunulmayan bu evrakların delil olarak kabul edilmesine muvafakatleri bulunmadığını açık bir şekilde hem yazılı hem sözlü olarak ilk derece mahkemesine bildirmelerine rağmen mahkemenin taleplerini dikkate almadığını, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyetinin, davalı şirketin önceki davada aynı mahiyette yaptığı savunmaların mahkemece ve ilgili istinaf mahkemesince kabul görmediğine dikkat etmediğini, sadece davalı yanın cevabına göre bir rapor hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket ile ilgili davada delil dahi bildirmediğini belirterek;
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacıdan doğalgaz abonelik sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken güvence bedelinin miktarı hususunda ortaya çıkan muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, şirketin doğalgaz abonelik sözleşmesi için 100.000,00 TL güvence bedeli ödediğini, ancak davalının 31.03.2023 tarihli yazısı ile ilave teminat bedeli talep ettiğini, davalının talebinin Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek muarazanın giderilmesini talep etmekte, davalı ise davacıdan talep edilen güvence bedelinin Doğal Gaz Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve EPDK kararlarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 39. Maddesinde;
"Dağıtım şirketi, alacaklarını garanti altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden, abonelerin tercihlerine göre nakit veya kredi kartına, peşin ya da taksitli olarak bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli tahsil edebilir. Ancak ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz. Herhangi bir gerekçe ile abonelik esnasında güvence bedeli alınmamış ise daha sonra aynı adres için yeni sözleşme yapılana kadar bu bedel talep edilemez.
Güvence bedelinin taksitli olmasını talep eden müşterilere tercihlerine göre güvence bedeli ödemesi için vade farksız en az 6 (altı) eşit taksit yapılır. Bu fıkra kapsamındaki bedellerin faturaya yansıtılması yerine kredi kartı kullanılarak ödenmesi halinde, kredi kartlarına ilişkin yürürlükte olan ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.
Güvence bedeli, doğal gazı fiilen kullanmak üzere sözleşme yapan kişilerden veya bunların yetkili temsilcilerinden alınır. Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Abonelik sözleşmesi sona eren abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedeli, tüm borçların ödenmiş olması ve nakit olarak alınan güvence bedellerinin ise ilgili mevzuat çerçevesinde güncelleştirilmesi kaydıyla, abonelik sözleşmesinin sona ermesine ilişkin talep tarihinden itibaren en geç on beş gün içerisinde aboneye veya onun yetkili temsilcisine iade edilir.
Serbest tüketiciler güvence bedeli olarak nakit yerine banka kesin teminat mektubu da verebilir. Serbest tüketicilerden güvence bedeli alınıp alınmayacağı ve koşulları imzalanacak sözleşmeler kapsamında ilgili mevzuata aykırı olmamak kaydıyla serbestçe belirlenir" düzenlemesi bulunmaktadır. EPDK'nın Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslara ilişkin 26.12.2016 tarihli 6807 sayılı kararının 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında ise.
"Güvence bedelini teminat mektubu olarak veren serbest tüketiciler için, dağıtım şirketi tarafından her yılın Ocak ayı içerisinde güvence bedeli yeniden hesaplanır ve ilgili taraflardan birinin talebi halinde teminat mektubu yenilenir.
Hesaplama, son teminat mektubunun sunulduğu tarihte geçerli olan perakende satış fiyatı ile hesaplamanın yapıldığı Ocak ayında ilgili tüketici için geçerli olan perakende satış fiyatı arasındaki farkın sunulan son teminat mektubuna esas doğal gaz miktarına uygulanması suretiyle yapılır" denilmektedir.
Dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında 04.09.2019 tarihinde iki ayrı doğal gaz aboneliği sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerde davacının serbest tüketici olduğunun belirtildiği, davacının davalı şirkete ödemiş olduğu sözleşmelerin 4 üncü maddesinde; "işbu sözleşmeden doğabilecek her türlü vergi, resim ve harçlarla diğer kamusal mükellefiyetler aboneye aittir.
Abone 4646 Sayılı Yasa ile ilgili EPDK mevzuat ve Kararları çerçevesinde belirlenen; güvence bedeli, doğal gaz tarifeleri fiyatlandırma ve iade esaslarına uymak ve bu bedelleri ödemekle yükümlüdür” denildiği anlaşılmaktadır.
Davacı serbest tüketici olduğundan ve güvence bedelini teminat mektubu olarak ödediğinden davalı şirketin yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü ve EPDK kararı kapsamında serbest tüketici olan davacıdan teminat mektubunun yenilenmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ......... · e-imzalıdır · Üye ......... · e-imzalıdır · Üye ......... · e-imzalıdır · Katip ......... · e-imzalıdır ......
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/742, K. 2025/42, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama