KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2026
- Esas no
- 2025/1084
- Karar no
- 2026/476
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/12/2025
Karar Metni
1.398 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı asıl borçlu ... ... Ltd.
Şti dilekçeleri ekinde yer alan ... tarih ... -TL ve ... tarih ... -TL, ... tarih ... -TL lik kredi sözleşmesine istinaden davacı bankadan kredi kullandırıldığını, davalı borçluların kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi sözleşmesinde yer alan imzaları ile bu sözleşmeden kaynaklı borçtan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu bulunduğunu, davalı borçluların kendi imzaları ve el yazıları ile borca müşterek müteselsil kefil olduklarının açıkça yer aldığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle, borçlulara Ankara ....
Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Antalya .... Noterliğinin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnameleri keşide edilerek kredi hesaplarının kat edilerek borcun ödenmesinin bildirildiğini, ancak ihtarnameye rağmen alacağın ödenmemesi sebebiyle borçluların temerrüde düştüğünü ve alacağın muaccel hale geldiğini, davalı borçlu aleyhinde Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /...
Esas sayılı dosyasından haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, açılan takipte takip tarihi itibariyle; ... -TL nakit .... -TL gayrinakit banka alacağının talep edildiğini, borçluların ödeme emrine, borca, takibe faiz oranına, faize, işlemiş faize itiraz ettiklerini, davalıların itirazı, yasal hükümler, bankacılık mevzuatı ve müvekkil Banka ile imzalanmış kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup, takibin devamı için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyanla, bakiye alacağı talep etme, fazlaya,
faize ve hesap hatalardan kaynaklı düzeltmelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; banka alacağının tahsilini teminen davalıların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... /...
Esas sayılı dosyasına yönelik olarak davalıların ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faiz, bsmv, takibin tüm ferilerine, sözleşmeye ve imzaya itirazlarının tamamının iptali ile takibin, takip tarihi itibariyle, takip talebinde yazılı şartlarla devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalıların, inkar olunan alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle. Başlatılan icra takibinin İİK 45. maddesindeki emredici hükümlere aykırı bulunduğunu, İİK 45. Maddesi gereğince bir alacak ipotekle teminat altına alınmışsa öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının yasal zorunluluk olduğunu, huzurdaki davaya konu kredinin dava dışı ... ...
Şti firmasının kredileri olup, bu firma kredileri ve kefillerin kefalet borcu için birden çok taşınmaz kaydına ipotek tesis edildiğini, davacı banka tarafından öncelikle bu ipotekli taşınmazları satarak alacağını tahsil etme yoluna gitmesi gerekirken kefiller adına takip yapılmasının hatalı olduğunu, takibe dayanak hesap kat ihtarında talep edilen asıl alacak ile takipte talep edilen asıl alacak arasında fark bulunduğunu, davacı banka icra takibinde hesap kat ihtarında belirttiği kredi borcundan fazla anapara ile takip başlattığını,
kendisine tebliğ edilen ödeme emrinde talep edilen asıl alacak ile hesap kat ihtarında talep edilen asıl alacak tutarının birbirinden farklı bulunduğunu, davacı bankaya borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte alacaklının alacak talebinde açıkça çelişkiye düşmesi ile başlatılan takibin hukuka uygun olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacı banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranının hukuka ve taraflar arasındaki akdedilen sözleşmeye aykırı bulunduğunu, icra dosyasında talep edilen temerrüt faizi gerek mevzuatın emredici hükümlerine gerekse de taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu,
takip talebinde faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, takibe dayanak hesap kat ihtarının kendilerine ve asıl borçlu şirkete ise usulüne uygun tebliğ edilmediğini, gayrinakit risk alacağının davacı alacaklı banka nezdinde faiz getirmeyen hesapta depo edilmesinin talep edilmesi ve bu tutarda henüz doğmamış bir alacak için itirazın iptali istenilmesinin hukuka uygun bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve yersiz davasının reddine, asıl alacağın %20'si nispetinde kötüniyet tazminatından davacıdan alınarak kendilerine ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesinde özetle. Başlatılan icra takibinin İİK 45. Madesindeki emredici hükümlere aykırı olduğunu, İİK 45. Maddesi gereğince bir alacak ipotekle teminat altına alınmışsa öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının yasal zorunluluk bulunduğunu, huzurdaki davaya konu kredi dava dışı ...
Tic Ltd Şti firması kredileri olduğunu, bu firma kredileri ve kefillerin kefalet borcu için birden çok taşınmaz kaydına ipotek tesis edildiğini, davacı banka tarafından öncelikle bu ipotekli taşınmazları satarak alacağını tahsil etme yoluna gitmesi gerekirken kefiller adına takip yapılmasının hatalı olduğunu, takibe dayanak hesap kat ihtarında talep edilen asıl alacak ile takipte talep edilen asıl alacak arasında fark bulunmadığını, davacı banka icra takibinde hesap kat ihtarında belirttiği kredi borcundan fazla anapara ile takip başlatıldığını,
kendilerine tebliğ edilen ödeme emrinde talep edilen asıl alacak ile hesap kat ihtarında talep edilen asıl alacak tutarının birbirinden farklı olduğunu, davacı bankaya borçlu olduklarını kabul etmemekle birlikte alacaklının alacak talebinde açıkça çelişkiye düşmesi başlatılan takibin hukuka uygun olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bu tutarlar arasındaki çelişkinin davacı alacaklı tarafça belgelendirilmesi gerektiğini, davacı alacaklı banka tarafından talep edilen temerrüt faiz oranının hukuka ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olduğunu,
İcra dosyasında talep edilen temerrüt faizi gerek mevzuatın emredici hükümlerine gerekse de taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine bulunduğunu, bu nedenle kendilerince takipte talep edilen takip öncesi işlemiş faize ve takip sonrası işleyecek faiz oranına itiraz edildiğini, gayrinakit risk alacağının davacı alacaklı banka nezdinde faiz getirmeyen hesapta depo edilmesi talep edilmesinin ve bu tutarda henüz doğmamış bir alacak için itirazın iptali istenilmesinin hukuka uygun bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve yersiz davasının reddine,
asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatından davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde özetle; Borçluların icra takip dosyasındaki itirazlarından vazgeçmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığını, ancak icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden borçlular itirazlarını geri almış olsalar da, bu geri alma işleminin ... tarihinde olduğunu, fakat itirazın iptali davası açıldığı tarihte, davacı bankanın davayı açmakta haklı olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden taleplerinin devam ettiğini, davaya bu yönde devam edilerek delillerinin toplanmasını ve davacı banka lehine olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesini, %20 den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili... tarihli duruşmadaki beyanında; itirazdan vazgeçtiklerini, esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalılar hakkında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda belirtilen davacı vekilinin davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazlarından vazgeçtiklerine ilişkin dilekçesinin değerlendirmesinde;
Davalı borçlular tarafından Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasında borca itirazdan vazgeçildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir.
HMK 331. maddesinde; "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde Hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" düzenlemesi mevcut olup, tarafların beyan dilekçeleri dikkate alınarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin devam ettiği beyanı dikkate alınarak davacı lehine dava konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Katip ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1084, K. 2026/476, 3 Haziran 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama