KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/116 Esas
- Karar no
- 2025/336
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 13/02/2025
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı ...'den Ticari taksitli Kredi kullanmıştır. Müvekkilim borcunun bir kısmını ödemiş kalan borcunu ödeyemediğinden davalı ... ... ... Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı dosyası ile Asıl Alacak ... TL ile takip başlatmış Yıllık % 72 faizi talep edilmiştir. Dava Tarihi itibari ile müvekkilim ...
TL borçlu bulunmadığını, Müvekkilimin yine kullanmış olduğu Ticari Kredide ödeme planında görüleceği üzere Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış olduğundan kredi ödeme planında Akdi faizin % 50 fazlası Temerrüt faizi uygulanacağı Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi '' Ticari Kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesindeki Akdi ve Temerrüt Faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden Temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın % 50 fazlası baz alınarak Temerrüt faizi uygulanması gerekeceği '' açık
olduğunu, Müvekkilime yapılan takipte muacceliyet ihtarnamesi usulüne uygun yapılmamış ve müvekkilime tebliğ edilmemiştir.
Asıl alacağa , işlemiş faizleride ekleyerek takip başlatılmış olup asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden, icra dosyasından dava Tarihi itibari ile dosya kapak hesabı alınarak Yargıtay Kararları dikkate alınarak konusunda uzman bir Bilirkişi incelenmesi ile dava Tarihi itibari ile borçlu olmadığı miktarın tespitini talep ettiğini, konusunda uzman bir Bilirkişiden rapor alınarak ... ... Genel İcra Dairesi .../...
E. Sayılı dosyasına ilişkin dava Tarihi itibari ile asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, Ayrıca, davaya konu icra takibi ... tarihinde başlatılmış olup davacı tarafa ... tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş ve itiraz edilmeyerek takip kesinleşmiştir. Takip tarihi ve ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkate alındığında davanın süresi dahilinde açılmamış olduğu ve dava konusu talepler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, Bu nedenle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bankaya müzekkere yazılarak davaya konu taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi, hesap özeti, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin belgelerin onaylı suretleri dosya içine alınmıştır.
... ... Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası işbu dosya içine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf, davalı ile akdedilen kredi sözleşmesine binaen davalı tarafından ... ... İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığı miktarın tespitini talep etmekle, davanın menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Davalı tarafından yasal süresi içinde geçerli bir yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla dosya öncelikle bu yönüyle incelendi.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre:
“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”
6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
Takibin ve davalı yerleşim yerinin ...'da olması karşısında, davalının herhangi bir şubesinin ... da olduğuna ve bu şubenin işleminden kaynaklı bir uyuşmazlık olduğuna dair bir iddia ve belge de olmadığından; mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin ... Asliye ticaret mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usulüne uygun yetki itirazı gereği, mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/116, K. 2025/336, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama