KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Esas no
- 2025/206 Esas
- Karar no
- 2025/117
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 11/03/2025
Karar Metni
1.081 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat ... sıralarında sürücü ...idaresindeki ... plakalı araç ile ...
Mahallesi ... istikametinden ... istikametine ... da ard arda şerit değiştirmek suretiyle seyir halinde iken ... işyeri karşısına geldiğinde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü... idaresindeki ... plakalı aracın rka kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisi ile bu aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek ilk olarak aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması ardından yolun karşı şeridine geçerek sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın yan kısımlarına çarpmasıyla bu aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek önünde bulunan sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması
ve savrularak sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile yolun en sağ şeridinde duran ... çarpmasıyla yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile yolun ters istikametine geçerek kazaya neden olup en sol kısımda duran ... plakalı araca çarpması sonucu çok araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumuna sürücü ...sebebiyet verdiğini, diğer sürücülerin herhangi bir kural ihlali bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketinin alacağı likit olup, davalılardan icra-inkar tazminatının istediklerini, davalılara gönderilen ödeme emri ile,
davalılar temerrüde düşürülmüş olup alacak miktarı likit hale geldiğini, Davalılar adına kayıtlı, tüm taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, davalılar kötüniyetli olarak takibe itiraz etmiş olup mal kaçırma niyetiyle ve müvekkil sigorta şirketinin hak arama hürriyetini engelleme amacıyla itirazda bulunduğundan, davalılar hakkında tüm taşınır ve taşınmaz malların ihtiyaten haczini talep ettiklerini,
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İhtiyati haciz talebinden önce takip yapılması ve takibe vaki itirazla takibin durmuş olması dahi İİK’nın 257. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde ihtiyati haciz istemine engel değildir.
Alacağın vadesi gelmişse ve alacak için bir rehin yoksa, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilir. Bu halde alacaklı, sadece alacağının varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için rehin bulunmadığını ispatla yükümlüdür.
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulüne, dava sonuna kadar davalı Şirket adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takibine haksız yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Dava 6502 sayılı kanunun 73/4. maddesi gereğince basit yargılama usülüne tabi olduğundan ve HMK 320/1 maddesi gereğince mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinde karar verilebileceğinden, dosyadaki deliller karar vermeye yeterli olmakla, takdiren duruşma açılmasına gerek görülmemiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
Davacı sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK' nın 1472. Maddesi uyarınca haksız fiil sorumlusu davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara almalıdır.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara almalıdır.
6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26.04.2018 tarih 2018/5 E 2018/4524 K sayılı ilamı:
"...Dava, 6762 sayılı TTK.’nun 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte 5/3. maddesi gereği artık asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasında ki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkarak görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Dava sözleşmenin tarafları arasında değil; sorumluluğundan kaynaklanmış olup, kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış araç da hususi otomobildir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararı:
"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..."
Yukarıda belirtilen yasa maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir (Benzer nitelikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 22/03/2017 tarihli ve 2016/8933 esas - 2017/3060 karar sayılı ilamı).
Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/206, K. 2025/117, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama