KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/226 Esas
- Karar no
- 2026/33
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/03/2025
Karar Metni
1.249 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yolcu taşımacılığı üzerine faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu şirketi yolcu taşımı işini yaptığını, müvekkil ... ve ... plakalı araçları ile faturalara konu hizmeti gerçekleştirdiğini, defalarca söz konusu faturaların ödenmesi hususunda davalının ihtar edildiğini, müvekkilinin ... ve ... numaralı faturalardan, yolcu taşıma hizmetinden davalıdan ...
TL alacaklı olduğunu, tüm girişimlere rağmen borçların ödenmemesi üzerine alacakların tahsili için davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .. /... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası sureti dosyamız arasına alınmıştır. İlgili vergi dairesine yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılmış ve rapor mahkememizce serbestçe değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalının itirazı nedeniyle İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili Vergi Dairesine müzekkere yazılarak tarafların BA- BS formları istenilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, ... TL fatura alacağının tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilip, davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesi ile takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde asıl alacağa ilişkin itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerini sunmamaları için süre verilmiş, davacı ticari defterlerini ibrazı üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Davalı tarafça davaya cevap verilmediği gibi ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde sunulmamıştır.
Bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; " davacıya ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve delil olma özelliği taşıdığı, davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacak bakiyesi bulunduğu, takip talebiyle uyumlu olduğu, karşılaştırmalı alış satış analizine göre davacı tarafından kesilen faturaların davacının satış davalının ise alış belgelerinde görüldüğü, dosya içerisine sunulan ödeme belgesi bulunmadığı... " hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı).
Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için,
diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedilmesi halinde, içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya hizmet yapılarak takibe konu faturaların düzenlendiği, icra takibinin ise asıl alacak olarak ... TL olarak başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği, asıl alacağa ilişkin itirazın iptalinin istendiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından faturaya dayalı takip başlatıldığı, mahkememizce de alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, faturanın defter kayıtlarında yer aldığı, BA/BS formlarının uyumlu olduğu, davacının BS formlarında, davalının BA formlarında dava konusu faturaların kayıtlı olduğu, davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Ticari defterlerini sunmak üzere, duruşmada hazır bulunan davacıya tefhim ile duruşmada hazır olmayan davalıya ise çıkartılan tebligat ile defter ve belgeleri ibraz etmemenin yasal sonuçları, yani usulüne uygun tutulduğu takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Davalı tarafça ticari defterler süresinde ya da yargılamayı sürüncemeye bırakmayacak şekilde süresinden sonra sunulmamıştır.
Davacı tarafından fatura konusu hizmetin gerçekleştirildiği ve bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu başlatılan takibe yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/226, K. 2026/33, 14 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama