KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/781 Esas
- Karar no
- 2025/615
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2021
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafça müvekkil hakkında keşidecisi ... Olan ... Şubesine ait ... keşide tarihli ... Numaralı ... TL bedelli çek nedeniyle ilgili Antalya ...İcra Müdürlüğü .../...
E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, çek üzerinde müvekkilinin aval yada cirosunun olmadığını, bu nedenle takibe itiraz ettiklerini, yetkili İcra Mahkemesince bu taleplerinin keşide tarihinde şirket yetkilisinin müvekkili olmadığından bahisle reddedildiğini, Müvekkili ...'in ... firmasının ...
Tarihinden ... tarihine kadar şirket müdürü olup şirketi temsile yetkili olduğunu, takibe konu çekin keşide tarihi ... olduğunu, ancak çekin müvekkilinin yetkili olduğu dönemde düzenlendiğini ve teslim edilmiş ileri tarihli yani vadeli bir çek olduğunu, çekin bankaya ibrazı esnasında şirket yetkililerinin değişmiş olmasının çekteki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi çekin şirketi bağlamayacağı sonucu da çıkmadığını, piyasa uygulamasında çeklerin vadeli olarak verildiğini, bu halde müvekkilin çeki imzaladığı esnada şirket yetkisi bulunmadığını, 5941 sayılı Çek Kanununun 3/10 Maddesine göre: Lehine karekodlu çek düzenlenen lehdarın,
teslim aldığı çeki Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme kaydettiğini, karekodlu çekin sisteme kaydedildiği tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen değişikliklerin, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu açık yasal düzenleme ile ileri tarihli çeklerdeki sorumluluğun açıkça belirlendiğini, buna rağmen davalının müvekkili hakkında şahsen sorumlu olduğundan bahisle işlem tesis etmesinin hukuka açık aykırı olduğunu, keşideci şirket tarafından temsile yada imzaya bir itirazın da söz konusu olmadığını,
çekin müvekkilinin yetkili olduğu dönemde düzenlendiği ve yetkinin devri ile yeni yetkiliye de çek bilgisinin verildiğinin açıkça ispatlanmış durumda olduğunu, takibe konu çekte yetkili değişiminden ötürü her ne kadar muhatap bankaca sorumluluk bedeli ödememiş olsa da bu da çekin geçersizliğine yada müvekkilin sorumluluğuna dayanak tutulamayacağını, Müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin durdurulması, yada İİK Mad:72 kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin Antalya ...İcra Müdürlüğü .../...
E sayılı icra dosyası ve dayanak çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibe konu çek üzerinde müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen açık bir kötüniyetle takip açıldığından kötüniyetli davalı alacaklının %20 oranınca kötüniyet tazminatı ödemesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın öncelikle zamanaşımı/ hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddi gerektiğini, İcra takibine dayanak ... şirketine ait çekin ... tarafından keşide edildiğinin davacının da kabulünde olduğunu, ihtilaflı olan hususun davacı ...'in ... şirketi adına çek keşide etme yetkisi olup olmadığı hususu olduğunu, süresinde bankaya ibraz edilen çeke ilişkin, muhatap bankanın çekte bulunan imzanın yetkiliye ait olmadığını şerh ettiğini, bunun üzerine, vekil edeni tarafından Antalya ...
Noterliği'nden ... tarih ve ... yevmiye numaralı olarak keşide edilen ihtarname ile davacıya ... şirketi adına çek keşide etme yetkisi varsa bildirmesi / sunması aksi halde borcun tamamından yasal mevzuat gereğince bizzat sorumlu tutulacağı hususunun ihtar edildiğini, akabinde ise Antalya ... İcra Dairesi'nin .../...-Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, Davacı tarafça, Sayın Mahkemenizin işbu dosyasına sunulan dava dilekçesinde "...
Ekli Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından da anlaşılacağı üzere müvekkil ...'in ... firmasının ... Tarihinden ... tarihine kadar şirket müdürü olduğu ve şirketi temsile yetkilidir. Takibe konu çekin keşide tarihi ...'dur. Ancak çek müvekkilin yetkili olduğu dönemde düzenlenmiş ve teslim edilmiş ileri tarihli yani vadeli bir çektir." şeklinde, Antalya ...
İcra Ceza Mahkemesi'nin .../...-E sayılı dosyasının ... tarihli celsesinde; "çekin ibraz tarihinde müvekkilin herhangi bir sorumluluğu yoktur, bu nedenle beraatlerini talep ederiz." şeklinde, ... tarihli istinafa cevap dilekçesinde ise; "... Çekin keşide tarihinde Müvekkiller ...
Şİrket Yetkilisi Değildir" şeklinde beyanda bulunulduğunu, davacı tarafın huzurdaki dosyada farklı, ceza dosyasında farklı beyanlarda bulunarak lehine hüküm kurulması gayesi ile hareket ettiğini, bu durumun her halükarda TMK 2. ve 3. maddesinde işaret edilen iyiniyet ve dürüst davranma ilkelerine açıkça aykırılık oluşturduğunu, davacı aleyhine yapılan takibin usul ve yasaya uygun olduğunu, İmzasını inkar etmeyen borçlunun mesnetsiz ve hukuka aykırı itirazlarının dikkate alınmaması gerektiğini, davacı tarafça icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de,
bu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, Zira, İ.İ.K.'nun 72/3 maddesi "..
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez..." hükmüne amir olduğunu, davacı tarafın icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir talebi ise açıkça alacağın tahsil edilmesini engellemeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, Davacı tarafın tedbir talebinin ve davanın REDDİNE, Vekil edenin uğradığı zararın tazmini açısından davacı borçlunun takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde; dava dosyasından müvekkilin talep ve talimatı doğrultusunda feragat ettiklerini, dosyanın feragat nedeniyle kapatılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilinin ... tarihli dilekçesinde gelinen aşamada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618)
Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/781, K. 2025/615, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama