KÜNYE
Bakırköy (1) No'lu Asliye Ticaret Mahkemesi Kararıdır
- Mercii
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2018
- Esas no
- 2017/276
- Karar no
- 2018/115
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 21/03/2017
- Karar yazım tarihi
- 23/03/2018
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....A.Ş'nin büyük ortağı ....A.Ş tarafından bu şirketin hesaplarının ... Firması tarafından incelenmesinin talep edildiğini, bu konu ile ilgili olarak ...
Firması tarafından yapılan özel inceleme raporu uyarınca müvekkili şirketle gerçekte herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmamasına rağmen ...'ya 7.040,00-TL ödeme yapıldığını, bunun üzerine Beyoğlu ....Noterliğinin 20/01/2017 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, herhangi bir mal ve hizmet alımı yapılmadığı halde davalının hesabına görenderilen 7.040,00-TL'nin kendi şirket hesabına iade edilmesi istendiğini, talep edilen iadenin yapılmaması üzerine davalı şirket hakkında Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak 7.040,00-TL'nin ödenmesi talep edildiğini,
davalının yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluklarının doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ve haksız olduğunu iddia ettiği itirazın iptali ile takip tutarları üzerinden takibin devamına karar verilmesine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bakırköy ...İcra Müdürlüğüne, Bakırköy.....Noterliğine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve .... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap geldiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup, dava sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır. Buna göre davanın, TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı, İstanbul Ticaret Odası'na ve davalının bağlı olduğu .... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevaba göre tacir sıfatı bulunmadığı, diğer anlatımla eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
KATİP ... HAKİM ...
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/276, K. 2018/115, 28 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama