KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Esas no
- 2018/1314 Esas
- Karar no
- 2020/523
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/09/2020
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil .... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ticari alacaklarının tahsili amacı ile ... Gıda Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... ... adına Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... Esas dosyası ile takip başlatıldığını başlatılan takip ile 285.536,10 TL talep edildiği, takip talebine dava dışı asıl borçlu olan ...
Gıda Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi firması tarafından itiraz edilmediği, davalı ... .... vekili aracılığı ile takibe itiraz ettiğini belirterek davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilerek açılan takibin durdurulduğunu, karşı tarafça haksız ve hukuka aykırı itiraz sonucu icra takibinin sürünceme de bırakılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, akabinde dava şartı nedeniyle arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını,
bu nedenlerle davalıların takibe asıl alacak miktarına ve dosya masrafları ve ferilerine ilişkin haksız itirazının iptali ile icra takip işlemlerinin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi, davalıya tebliğ edilmiş fakat davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığından davalı davayı inkar etmiş sayılmıştır. Bilirkişinin 20/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı .... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması ile davalı dava dışı asıl borçlu ... Gıda Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... (...)'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihi itibariyle 285.536,10 TL müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğu , buna göre davacı alacaklının 285.536,10 TL için takip tarihi itibariyle %10,75 ve değişmesi durumunda değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edebileceği kanaati ve görüşüne vardığı görülmüştür.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetilerek davacının açtığı dava neticesinde mahkememizce yargılama sırasında yapılan yazışmalar ile davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığın taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinden kaynaklanması, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunmaması ve mutlak ticari dava olarak sayılan hususlardan da olmaması karşısında uyuşmazlığın esasını çözmede görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E-imzalıdır ¸ Hakim ... · E-imzalıdır ¸
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1314, K. 2020/523, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama