KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2020
- Esas no
- 2019/428 Esas
- Karar no
- 2020/1066
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/06/2019
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalının 29.03.2019 tarihli yazılı mutabakat ile davalının müvekkiline 35.434,28-TL borçlu olduğu konusunda anlaştıklarını, davalı/borçlunun söz konusu borcunu ödememesi üzerine, aleyhine Bakırköy ......... İcra Müdürlüğü'nün .........
E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını ve kendilerine Örnek 7 Ödeme Emri tebliğ edildiğini, borçlu/davalının yazılı mutabakata rağmen, borcu olmadığını bildirerek, borca, faize ve hertürlü fer’ilerine itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu bu itirazı ile zaman kazanarak mevcudunu eksiltmek ve alacağın elde edilmesini imkansızlaştırmak, zorlaştırmak gibi iyi niyetli olmayan eğilimleri olduğunu, bu nedenlerle takdiren teminat aranmaksızın 35.434,28-TL üzerinden ihtiyat-i haciz kararı verilmesini, yargılamanın sonucunda da haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, buna istinaden davacının Bakırköy ........ İcra müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini, davacının icra takibine konu ettiği faturalar ve talep ettiği alacak ile müvekkili şirketin kayıtlarının örtüşmediğini, bu nedenle davacının başlatmış olduğu takibe itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirketin kayıtlarının incelenmesi sonucu itirazlarının haklılığının ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari ilişkinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Bakırköy ........... icra Müdürlüğünün ......... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhine 35.434,28-TL asıl alacak ile asıl alacak takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin 12/04/2019 tarihinde tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi Y.M.M.- Bağımsız Denetçi ........'in 19/11/2020 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, davalı vekilinin sunulan dilekçe ile davalı vekilliğinden istifa etmiş olduğu, mevcut durum itibariyle davalı vekilinin bulunmaması nedeniyle davalı tarafa ulaşılamadığı, davalının ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılamadığı,
dava dosyasında bulunan davacı ve davalı taraflara ait 2018 ve 2019 yılı BA ve BS formlarının birbirleri ile uyumlu ve birbirlerini teyit eder nitelikte olduğu, davacının davalıya 2018 yılında KDV hariç 13.571,00-TL ve 2019 yılında KDV hariç 12.965,00-TL olmak üzere bu iki yılda toplam KDV hariç 26.536,00-TL(tutarı Kdv hariç 5.000-TL ve üstü satışlar) tutarında mal satışı yaptığı, davacı şirketin muhasebe kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.434,28-TL alacağının bulunduğu,
dava dosyasında dava konusu fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak davacı tarafından davalıya yapılmış herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığı, 09/04/2019 tarihinde icra takibinin başlatıldığı ve bu icra takibinde 7 günlük ödeme süresinin öngörüldüğü dikkate alındığında, davacının alacak tutarı 35.434,28-TL için 16/04/2019 tarihinden itibaren ticari işlemlere uygulanan avans faizi oranında temerrüt faizi işletilebilineceği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuşutr.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalının defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemesine rağmen tarafların uyuşmazlık konusu dönemlere ait BA/BS formları celbedilmiş olup, davalının uyuşmazlık konusu faturaları vergi dairesine bildirdiği tespit edilmiş bu haliyle artık ispat yükü davalı üzerine geçerek, borcu ödediğine dair kanuni delil sunması gerekmekte olup, davalının yargılama sırasında borcu ödediğine dair kanuni delil ileri süremediği ve söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ....... · ¸e-imza Hakim ........ · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/428, K. 2020/1066, 21 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama