KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Esas no
- 2019/446 Esas
- Karar no
- 2023/1162
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 24/06/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18.01.2024
Karar Metni
1.499 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili banka ile davalı borçlu .......
MARKET VE GIDA PAZARI arasında imzalanmış olan 04.11.2016 tarih ve 100.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi gereği ...... nolu TT kredisi tanımlanmış olduğunu, davalı borçlunun anılan hesaplardan tasarrufi işlemler gerçekleştirdiğini, yazılı krediden kaynaklanan borçların ödenmemesi nedeniyle, anılan sözleşmelerin ilgili maddelerine istinaden borçlunun bahsi geçen ....... nolu kredisi, 02.11.2017 tarihleri itibariyle kat edildiğini, hesabın kat'ı ile birlikte davalıya müvekkili banka tarafından TT kredisine ilişkin olarak 02/11/2017 tarihinde Beşiktaş ......
Noterliğince keşide edilmiş ....... yev. nolu 1 adet ihtarname çekildiğini, ihtarlarda öngörülen süreler içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez Küçükçekmete ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun yetkiye itiraz ettiğini, akabinde dosyanın yetkili daireye gönderildiğini, İstanbul ....... İcra Müdürlüğü'nün .....
E. sayılı dosyasıüzerinden örnek İlamsız icra yolu ile icra takibi başlatılmışsa da, borçlu-davalının yasal süresi içinde borca, imzaya, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini ve böylelikle takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve borçlunun, %20'sinden az olmamak üzere icra - inkâr tazminatına mahkümiyetini temin için dava açılması zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, itiraza konu edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra - inkâr tazminatının hüküm altına alınmasına,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yukletılmesıne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dosyası incelendiğinde müvekkiline sürekli TK 21.madde uyarıca tebligat yapıldığının görüldüğünü, müvekkilinin kapısına haber kağıdı bırakılmadığını, yapılan tebliğlerin usulsüz oldğunu, zira Yargıtay'ın açıkça belirttiği gibi haber verilen kişinin ismi yazılmamış ise 21.maddeye göre tebligat yapılamayacağını, müvekkilinin tacir olmadığını, malul olduğunu çalışamaz durumda olduğunu, görev itirazında bulunduklarnıı, Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu,
yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın süresinde açılmadığın, imzaların müvekkiline ait olmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin market sahibi olmadığını, ticari unvanı olmadığını, raporda yazılı ihtarnamenin tebliğ olmadığını, borç ve davanın bir hata ve yanılgı neticesinde isim benzerliği nedeniyle müvekkiline yöneltildiği kanaatinde olduklarını, temerrüt ve muaccel bir alacak olmadığını, talep olunan faiz ve faiz oranı fahiş olduğundan itirazın devam ettiğini, bu nedenlerle görev, yetki, hak düşürücü süre itirazının kabulü ile davanın reddine,
ayrıca yapılacak imza incelemesinde müvekkiline ait olmadığı anlaşılacağından, usul ve yasaya aykırı haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacı aleyhine müvekkili davalı lehine % 20 tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ...... İcra müdürlüğünün ........ Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu şirket aleyhine 33.743,62-TL asıl alacak, 1.662,27-TL işlemiş akdi faiz, 571,83-TL işlemiş tem. Faizi, 28,59-TL vergi toplamı, 91,89-TL masraf olmak üzere toplam 36.098,20-TL alacağa işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Davacının iddiası, davalının savunması, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğunun tespiti, işlemiş faiz miktarının da tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek; gerekçeli, denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi Bankacı ......'nın 03/03/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı-alacaklı Bankanın talep edeceği Tüzel Taksitli Kredi alacak tutarının 35.865,24TL olduğu,
tüzel Taksitli Ticari Kredi Asıl Alacak tutarı olan 33.660,50TL’ye takip tarihinden itibaren %30,96
Temerrüt Faizi talep edebileceği, akdedilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında; ...... Market ve Gıda ve Pazarı
......’ın şahıs işletmesi olması nedeniyle; Davacı Bankanın iş bu davaya konu alacak
tutarından Davalı .......’ın sorumlu olduğu
görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davaya konu Genel Kredi sözleşmesi 04/11/2016 tarihli Genel Kredi sözleşmesinde davalıya atfen bulunan imzanın davalı ....... 'ın eli ürünü olup olmadığı konusunda dosyamız arasına alınan imza örnekleri, belge asıllarındaki imzalar ile sözleşme aslındaki imzalar üzerinde grafolog bilirkişi nezdinde inceleme yapılarak bilirkişinin rapor sunmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Grafoloji ve Sahtecilik Em.
Uzmanı....... 'ın 18/08/2023 tarihli raporunda özetle; davalı .......'ın özellikle inceleme konusu GKS'nin düzenlenme tarihine en yakın olan 2016 ve 2017 tarihli bel gelerdeki-referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı incetemelerde esas alınan diğer kriterler bakımından da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından; inceleme konusu, ...... bank A.Ş. ile “.......
Market ve Gıda ve Pazarı .......” aralarında düzenlenmiş, 04/11/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi aslının 7.sayfasında “........ MARKET VE GIDA VE PAZARI .......... ” içerikli kaşe izleri üzerinde atılı bulunan imzaların, davalı .......'ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davalı itirazları doğrultusunda dava dosyamızın ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek.
Davaya konu Genel Kredi sözleşmesi 04/11/2016 tarihli Genel Kredi sözleşmesinde davalıya atfen bulunan imzanın davalı ....... 'ın eli ürünü olup olmadığı konusunda dosyamız arasına alınan imza örnekleri, belge asıllarındaki imzalar ile sözleşme aslındaki imzalar üzerinde inceleme yapılarak aynı zamanda dosyamıza sunulan bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle rapor sunulmasının istenilmesine karar verilmiş olmakla, İstanbul Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin ...... tarihli raporunda özetle.
İnceleme konusu sözleşmede ....... MARKET VE GIDA PAZARI kaşesi üzerinde yer alan imzalar ile .......'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların .......'ın eli ürünü olduğuna ilişkin görüş ve kanaatte bulunulduğu bildirilmiştir.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde, imza inkarı bakımından davalı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
İmza inkarı adi belgeye ilişkin olduğundan mahkememizce ön sorun olarak değerlendirilmiş ve davaya konu 04.11.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalıya atfen atılan imzanın davalının el ürünü olup olmadığı konusunda hem grafolog bilirkişisinden hem de ATK fizik ihtisas dairesinden rapor alınmış alınan raporlar neticesinde inkar edilen imzanın davacı el ürünü olduğu tespit edilmiş, raporların denetime elverişli, açıklayıcı, aydınlatıcı olduğu anlaşılmakla davalının imza inkarı savunması yerinde görülmemiştir.
Kurulan kredi ilişkisi kapsamında davacı alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Genel kredi sözleşmesinin 54. Maddesine bakıldığında taraflar arasında delil sözleşmesinin akdedildiği anlaşılmıştır. Delil sözleşmesine göre davacı bankaya ait kayıtların oluşabilecek uyuşmazlıklarda kesin delil olarak kabul edileceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmış ve davacı kayıtları hükümde esas alınmıştır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı banka kayıtlarına göre, davacının davalıdan 33.660,50 TL asıl alacak, 1.763,59 TL işlemiş faiz (taleple bağlı kalınarak kat tarihinden önce işlemiş faiz olarak 1.662,27 TL, kat tarihinden sonra işlemiş faiz olarak 101,32 TL olmak üzere), 28,59 TL BSMV (taleple bağlılık kuralı gereği), 91,89 TL masraf olmak üzere toplamda 35.544,57 TL (bazı alacak kalemleri bakımından taleple bağlılık kuralı gereği) alacaklı olduğu, tespit edilen alacağın likit olduğu,
reddedilen kısma dair ise davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ..... ¸e-imza Hakim ..... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/446, K. 2023/1162, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama