KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas no
- 2020/499 Esas
- Karar no
- 2024/288 Karar
- Dava
- İİK.nun 308/b maddesi kapsamında Alacak
- Dava tarihi
- 11/08/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18.04.2024
Karar Metni
3.240 kelime·16 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İİK.nun 308/b maddesi kapsamında Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Taraflarınca yasal süresi içindeki Komiserliğe başvurulup ticari kredi sözleşmesine istinaden davacı firmaya kullandırılmış olduğu krediye dayalı fazlaya ve yanlış hesaplamaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 1.128.013,24 -TL alacaklarının 08/01/2019 tarihimde 20 numaralı alacak olarak kayıt ettirildiğini, ancak komiser heyetince taraflarına tebliğ edilen 26/06/2019 tarihli yazıda borçlu ....... Teknik Boru Elemanları San ve Tic.
A.Ş 'nin alacak kayıt tarihi itibariyle müvekkili bankaya 382.603,69 - TL borcu bulunduğunu beyan ettiğini, çekişmeli alacak hakkındaki davanın süresinde açıldığını ..... Teknik Boru Elemanları San ve Tic. A.Ş tarafından Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....
E sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını ve mahkeme 17/09/2018 tarihinden başlamak üzere bir yıllık kesin mühlet verildiğini, müvekkili olduğu bankanın davacı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkili bankanın İkitelli/İstanbul kurumsal şubesince davacı ....... Boru Elemanları SAn ve Tic .A.Ş ile akdedilen Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden firmaya kredi kullandırıldığını, ödeme yapılmaması üzerine davacı firma ve müteselsil kefiller hakkında Bakırköy .....
İcra Müdürlüğü'nün ......
E Sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, komiser heyeti raporu ve işbu rapor doğrultusunda kurulan ara karar hatalı ve hukuka aykırı olduğunu müvekkili bankanın mağduriyetine sebebiyet vereğini, müvekkilini bankanın karlığında herhangi bir ödeme alamadığı kredi kullanımına dayanan 1.128.013,24 -TL alacağının büyük bir kısmının salt davacı şirket yetkilisinin beyanı ile kayıt altına alınmaması müvekkili bankanın telafisi imkansız zararına sebep olacağını,
bu sebeplerle konkordato komiserliğinin borçlunun defter ve kayıtları ile alacaklı tarafından sunulan bilgi ve belgeleri inceleme ve mahkemeye görüş bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, banka borçlu ..... Teknik Boru ve Elemanları San. Ve Tic.
A.Ş 'ye kullandırmış olduğu krediden dolayı alacaklı olduğunu alacak tutarından mahsup edilen çekler tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere iyi niyetli meşru hamil olan müvekkili bankaya ciro yolu ile temlik ve tevdi edildiğini, alacağı rehinle teminat altına alınmamış olan alacaklıların da alacaklarına kesin mühlet tarihine kadar faiz işletme hakkının bulunduğunu, 7101 sayılı yasa ile İİK'da yapılan değişiklik ile konkordato süresince asıl olan kesin mühlet olduğunu, geçici mühlet sadece konkordato ön projesinin uygulanabilir olup olmadığını tespiti ile sınırlı , kesin mühlet öncesi bir tedbir dönemi olduğunu,
bu kapsamda geçici mühlet süresi içerisinde rehinle temin edilmemiş alacak için dahi faiz işleyeceği kabul edilmesi gerektiğini, izah edilen nedenler e fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile İİK Madde 300 doğrultusunda ticari defter ve kayıtlarının bankacılık alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek alacaklarının tespit edilmesine,
Konkordato davasında itiraza uğrayan 408.514,91-TL'Lik kısım hakkında İİK 308/b maddesi gereği açılacak davada işlemiş ve reddilen alacaklarının tespiti ile konkordato oylamasında dikkate alınması ve işlemiş ve işeyecek faiziyle birlikten borçludan tahsili müvekkilinin toplam 1.128.013,24-TL alacağının kayıt tarihi olan 08/01/2019 tarihi itibariyle alacaklılar listesine kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkili şirketin çeşitli tarihlerde davacı Bankadan rotatif kredi kullandığını, kullanılan krediler karşılığında teminat olarak, kullanılan kredilerin %10 oranında fazlası tutarlarında müvekkilinin müşterilerine ait çekler davacıya verildiğini, teminat olarak verilen çeklerde tahsilat yapıldıkça, kullanılan krediden mahsup edildiğini, ayrıca krediye ilişkin dönem faizlerinin ödeme tarihlerinde, tahakkuk eden faiz tutarları müvekkili tarafından davacıya ödendiğini ancak, müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle, sadece 30.03.2018 tarihli dönem faizi ödenemediğini, bu nedenle, davacı tarafından Bakırköy .......
Noterliği’ nin 20.04.2017 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı gönderilerek, müvekkilinin davacıya nakdi kredi 4.809.883,99 TL ve çek taahhüdünden kaynaklı 51.200 TL olmak üzere toplam 4.861.083,99 TL borcu olduğu ihtar edildiğini, bu kapsamda, belirtildiği üzere borç karşılığında birçok müşteri çeki verildiğini,, bunlar bilahare ödendiğini, bu ödemeler mahsup edildiğinde müvekkili şirket kayıtlarına göre Komiser Heyetinin belirlediği şekilde 382.603,69 TL borç bakiyesi kaldığını ve Konkordato projesinde de bu durumun belirtildiğini, Bakırköy ......
Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından geçici mühlet kararı verilmesiyle beraber, müvekkili şirkete Komiser Heyeti atanmış olduğunu, geçici mühlet tarihinden itibaren müvekkili şirketin her türlü iş ve işlemi Komiser Heyeti denetiminde gerçekleştirildiğini, yine İcra ve İflas Kanunu’nda belirtildiği üzere, konkordato geçici mühlet kararı verilmesinden sonra Komiser Heyeti tarafından alacak kaydı yapılması için yasal süre verilmiş, alacaklılar tarafından kayıtlar yaptırılmış,
yine Komiser Heyeti tarafından gerek alacaklılar tarafından sunulan bilgi ve belgeler gerek ise müvekkili şirket kayıtlarının incelendiğini ve nihai olarak Komiser Heyeti tarafından “çekişmeli alacaklara” ilişkin rapor tanzim edilmesinden sonra, İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.11.2019 tarihli Çekişmeli Alacaklar Hakkında Ara Karar oluşturulduğunu, bunun üzerine, davacı tarafından Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ......
E. sayılı dosyası üzerinden itirazda bulunulduğunu, Konkordato Komiser Heyeti tarafından davacının itirazları ve müvekkilinin bu konudaki beyanları etraflıca incelendiğini ve netice olarak davacının gerçek alacağının 382.603,69 TL olduğu tespit edildiğini, davacı banka tarafından müvekkiline gerekli bilgi ve belgeler verilmediği için, davacının yapmış olduğu hesaplama yöntemine ilişkin itirazlarımızın sunulması da mümkün olmadığını, ayrıca, müvekkili ile ilgili olarak, sadece anapara üzerinden talepte bulunulması gerektiği halde, davacı tarafından faiz ve diğer feri miktarların talep edilmesi de yerinde olmadığını.
Bu nedenlerle, davacı tarafın haksız davasının reddi gerektiğini, belirtilen ve re’sen belilenecek nedenlerle; öncelikli olarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/11/2021 havale tarihli raporda. "Davacı banka gayrinakdi çek Yükümlülük bedellerinden dolayı 51.200,00 TL ile nakdi risklerden kaynaklı 1.076.813,24 TL olmak Üzere toplam 1.128.013,24 TL alacak talep etmektedir. Bilindiği üzere, konkordato davalarında, gayri nakdi riskler toplantı nisabına dahil edilmekte, ancak ödeme planında dikkate alınmamaktadır.
Talep edilen gayri nakdi risk nakde dönüşmediğinden bankanın alacak talebi yerinde görülememiştir. Davacı bankanın alacağı konkordato nisabında 382.603,69-TL olarak kabul edilmiş, ödeme planında da 382.603,69-TL olarak dikkate alınmıştır. Bankanın geçici mühlet tarihindeki anapara alacağı 4.524,189,35-TL'dir işlemiş faizi ise 260.094,10-TL olmak üzere toplam alacağı 4.478,283,45-TL'dir.
Geçici mühlet tarihinden sonra banka tahsilinde kredi borcundan düşülmek üzere aldığı çeklerden 3.827.603,09-TL'lik kısmını tahsil etmiştir. Her ne kadar konkordato tensip kararı ile takas mahsup yasağı gündeme gelse de, davacı banka tahsil ettiği çek bedellerini davalı şirkete ödememiştir. Yukarıdaki bölümlerde belirtildiği üzere davacı bankanın alacağı rehinle teminat altına alınmadığından adi alacak kapsamında olup mühlet sonrası faiz işletilmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla davacı bankanın alacağı 956.680,36-TL olarak hesaplanmıştır.
Sonuç olarak: Davacı tarafın 27/09/2021 tarihli defter inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinin olmadığı, bu nedenle davacı tarafın ticari defter, ayıtları üzerinden inceleme yapılmadığı, bu husustaki takdirin sayın mahkemenize bırakıldığı, davalı tarafın 2018-219-2020 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davacı bankanın davalıdan olan alacağının rehinle teminat altına alınmadığı ve adi alacak niteliğinde olduğu,
toplam borcun 4.784.283,45 - TL tahsil olunan çek ve diğer kanallardan sağlanan tahsilat 3.827.603,09 -TL kalan alacak 956.680,36 davacı bankanın kabul edilen alacağı 574.076,67-TL olduğunun" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/05/2022 havale tarihli ek raporda. "4 adet çekten dolayı toplam 95.000,00 TL tutarında tahsilat sağlanmıştır. İşbu tahsilat tutarı 03.04.2018 tarihinde ...... no.lu BCH kredisine mahsup edilerek, bakiye borç miktarı 514.589,35 TL’na (609.589,35-95.000=) düşmüştür. Kök raporun 6.sayfasında geçici mühlet tarihi itibariyle belirlenen ..... ek no.lu hesap bakiyesi de zaten 514.589,35 TL’dır.
Başka bir deyişle geçici mühlet tarihinden (17.04.2018) önce 95.000,00 TL’lık tahsilat tutarı kredi borcundan zaten düşülmüş olduğu için, tekrar 2. Kez borca mahsup talebinin yerinde olmadığı, Davacı bankaya teminata verilen 80.000 USD’lık çek kök raporda 4,115 TL kur üzerinden 329.200,00 TL olarak tahsil edildiği belirtilmiş ise de, çekin tahsil olduğu 03.08.2018 tarihindeki TCMB kurunun 5,0778 TL olduğu nazara alındığında, 0,9628 TL (5,0778-4,115=) kur farkı bedeli 77.024,00 TL’nın (80.000x0,9628=) kredi borcuna ilaveten mahsup edilmesi gerektiği,
Davacı bankaya tahsile verildiği anlaşılan 82.300,00 USD’lık çek bedeli takastan 15.11.2018 tarihinde tahsil edilmiştir. Ancak kök rapor öncesi anılan çek hakkında herhangi bir veri temin edilemediği için bu yönde bir değerlendirme yapılamamıştır. Davacı banka 5,00 USD masraf almıştır. Masraf düşüldükten sonra bakiye tahsilat tutarı 82.295 USD (82.300-5=) düşmüştür. Davacı bankanın 15.11.2018 tarihindeki kendi 1 USD ortalama kuru 5,3702 TL x 82.295=441.940,61 TL’dır.
Dolayısıyla anılan çek bedeli kredi borcuna mahsup edilecektir. O halde toplam 518.964,61 TL’nın (77.024 TL+441.940,61 TL=) kök rapordaki tahsilata ilaveten kredi borcuna daha mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak.
Davacı ve davalı tarafından biraz edilen ticari defter ve belgeler ile dosya münderecatının incelenmesi neticesinde davacı bankanın davalıdan olan alacağının rehinle teminat altına alınmadığı ve adi alacak niteliğinde olduğu; toplam borcun 4.784.283,45-TL (gayrinakdi taahhüt bedeli 51.200,00-TL hariç), tahsil olunan çek ve diğer kanallardan sağlanan tahsilatın 4.346.567,70 - TL, kalan alacağın 437.715,75 -TL, davacı bankanın kabul edilen alacağının 382.603,69 -TL, bankanın ilaveten talep edebileceği bakiye alacağının 55.112,06 olduğu"sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/08/2022 havale tarihli ikinci ek raporda. "Davacı vekili huzurda görülmekte olan “ çekişmeli alacak “ davası ile Bakırköy ..... ATM nezdinde görülen “ itirazın iptali “ davasını eş değerde görmekte olduğu anlaşılmaktadır. Oysaki bilindiği üzere çekişmeli alacak davaları şayet alacak rehinle temin edilmemiş ise ki somut olayda rehinle temin edilmemiş olduğu tartışmasızdır.
Bu saptama karşısında huzurdaki davada geçici mühlet tarihi …..... alınarak alacak tespiti yapılmıştır. Bakırköy ..... ATM nezdinde görülen itirazın iptali davasında ise takip tarihi itibariyle alacak tespiti yapılmaktadır.
Bahse konu takibin ne zaman açıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin sözkonusu mezkur davada nasıl ve ne şekilde dikkate alındığı-mahsup edildiği belirsiz olduğundan, huzurdaki davada ortaya çıkan alacak miktarı ile huzurdaki davanın dışında kalan itirazın iptali davasını mukayese ederek bundan önceki ek raporda yapılan tespitlere itiraz edilmiş olmasının yersiz olduğu değerlendirilmektedir.
2)Bundan önceki ek rapordaki tespitler hem dosya içeriğinde toplanan somut deliller ve hem de davacı bankanın operasyon yetkilisi ile bizzat irtibat kurularak karşılıklı olarak delillerin tartışılması sonucunda hazırlanmıştır. Bu nedenle mevcut delil durumuna göre bir revizyon yapılmak mümkün olamamıştır. Sonuç:Sayın Mahkemenizce görevlendirildiğimiz çerçevede, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeler ile dosya münderecatının incelenmesi neticesinde.
Yukarıdaki ayrıntılı tespitler ışığında. Davacı banka vekilinin 82.300,00 USD’lık çek tahsilatına ilişkin beyanları bundan önceki ek raporda etraflıca irdelenip değerlendirilmiştir.
Öte yandan huzurda görülmekte olan çekişmeli alacak davası sonuçları ile başka bir mahkemede görülen itirazın iptali davası sonuçlarını karşılaştırmak sıhhatli bir yaklaşım tarzı olmadığı için, sonuçları itibariyle 2 ayrı dava sonucunda ortaya çıkan alacağın mukayese edilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmediği için, bundan önceki ek rapordaki tespitleri halen korumakta olduğa"sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bankacı Bilirkişi ...... ve Mali Müşavir ..... tarafından düzenlenen 09/01/2023 havale tarihli raporda; "Yapılan incelemeler sonucunda geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen 4.789.040,82-TL alacak tutarından tahsil olan çekler ve nakit tahsilatlardan sonra alacağın; Geçici Mühlet Alacak Tutarının 4.789.040,82-TL, tahsilat toplamının 4.418.795,40-TL olduğu, çek tahsilatları ve nakit tahsilatlardan sonra banka alacağının 370.245,42-TL olduğu, borçlu şirket tarafından kabul edilen 382.603,69 TL Banka Alacağının tespitlerimiz üzerinde kaldığı, Hesaplamalarımız Borçlu kabulünün altında kaldığı için Borçlunun Kabulü ile bağlı olup/olmayacağının sayın Mahkeme taktirinde olduğunun" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bankacı Bilirkişi ...... ve Mali Müşavir ...... tarafından düzenlenen 20/07/2023 havale tarihli ek raporda. "Davacı banka itiraz konularında tekrar yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, alacaklı .....
Bankasının Geçici Mühlet tarihinden sonraki Tahsilatlardan sonra Kök Raporda belirtildiği şekilde bakiye 370.245,42 TL Alacağı olduğu, davacı vekilinin itirazlarında belirttiği ...... seri no.lu çeklerden toplam 225.000,00 TL tahsilat olduğu, konkordato Alacaklarında Geçici mühlet tarihinden sonra yapılana tahsilatlar düşüldükten sonra Bakiye Alacak üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği, 82.300,00 USD ve 80.000,00 USD'lık Çek tahsilatlarının mükerrer olarak hesaplanmadığı,
heyetlerince bakiye banka alacağı 370.245,42 TL olarak tespit edilmekle birlikte borçlu 382.603,69 TL borcu kabul ettiği ancak komiser heyetinin 07.11.2019 tarihli raporunda borcu 719.498,33 TL olarak esas aldığını; hesaplamalarının borçlu kabulünün altında kaldığı için Borçlunun Kabulü ile bağlı olup/olmayacağının sayın Mahkeme taktirinde olduğu, "sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizin 10/10/2023 tarihli celsesinde Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ..... Esas sayılı dosyasında hükümle birlikte Kayyım olarak görevlendirilen ..... 'dan mahkememizin 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarının proje kapsamında olup olmadığı hususunda görüş aldırılmasına karar verilmiştir.
Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında Kayyım olarak görevli ...... görüşünde. "Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. sayılı dosyasından Sayın Mahkemenize gönderilen 23.10.2023 tarihli yazıda. Sayın Mahkemenizin ...... E. sayılı dosyasında konkordatosu tasdik edilen ..... Teknik Boru Ve Elemanları San. Ve Tic. A.Ş.’den alacaklı olan ..... Bankası A.Ş.’nin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ......
E. sayılı dosyası ile açmış olduğu davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarının proje kapsamında olup olmadığı hususunda bilgi vermem istenmiştir. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. sayılı dosyada alınan 20.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ...... Bankası A.Ş.’nin geçici mühlet tarihinden sonra yapmış olduğu tahsilatlar düşüldüğünde 370.245,42 TL bakiye alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Sayın Mahkemenizin 01.07.2020 tarihli duruşmasında tasdik edilen konkordato projesinde ...... Bankası A.Ş.’nin alacağı 382.603,69 TL olarak yer almaktadır. Bir diğer ifade ile tasdik olan konkordato projesinde ..... Bankası A.Ş.’nin alacağı Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarından daha yüksek olacak şekilde proje kapsamında ve ödeme planında yer almaktadır." şeklinde görüş belirtmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, Konkordato tasdiki sorasında İİK.nun 308/b maddesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. İİK'nun 308/b maddesinde “Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava” başlıklı 308/b maddesi “(1)Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler.” hükmünü haizdir.
Konkordatonun kabulü için aranan çoğunluk Kanun’da alacak ve alacaklı çoğunluğu (konkordato nisabı) olarak belirlenmiştir (m. 302/III). Alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesaplanmasında, konkordato komiserinin alacaklılar toplantısından önce nisaba girecek alacaklılara ve alacak miktarına ilişkin olarak hazırlayacağı liste önem taşır.
Komiser tarafından hazırlanacak olan ve nisabın belirlenmesinde dikkate alınacak olan listede gösterilecek alacaklar; alacak kaydı yaptırıp borçlunun kabul ettiği alacaklar (m. 300), konkordatoya süresi içerisinde alacak kaydı yaptırmamış olsa bile borçlunun ayrıntılı bilançosunda bildirdiği alacaklar ve çekişmeli alacaklardan konkordato mahkemesinin nisaba dahil edilmesine karar verdiği alacaklardır (m. 302/VI).
Nisaba girecek alacakların belirlenmesi amacıyla konkordato komiseri alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eder (m. 299-301). Bu davet Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve Basın-İlân Kurumu’nun resmî portalında ilân olunur (m. 288). Alacaklılar, komiser tarafından yapılan ilânla, ilân tarihinden itibaren onbeş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet edilir (m. 299). Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir.
İlânda, alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da yazılır. Bilançoda kayıtlı alacaklıların maddede öngörülen süre içinde komisere başvurmalarına gerek bulunmamaktadır (m. 299)8 Komiser bu ilân üzerine kendisine bildirilen alacakları kaydetmek zorundadır. Alacak kayıtlarının tamamlanmasını müteakip komiser, borçluyu kaydedilen alacaklar hakkında beyana davet eder (m. 300).
Borçlunun alacaklar hakkındaki beyanı büyük önem taşır çünkü borçlu tarafından kabul edilmeyen alacaklar, konkordato hukuku bakımından çekişmeli alacak sayılır. Alacağın tamamı, bir kısmı ya da niteliği çekişme konusu olabilir. giderilmesi de çekişmeli alacaklar hakkındaki usûle tâbi olacaktır.
Kısaca çekişmeli alacak, konkordato kapsamındaki alacağın miktarı ya da niteliği bakımından konkordato borçlusu ile alacaklı arasında ihtilâfın söz konusu olduğu alacaklar için kullanılan bir kavramdır. Konkordato mahkemesinin çekişmeli alacakların tâbi olduğu usûle göre verdiği kararlar, örneğin alacağın konkordato nisabına katılıp katılmaması hakkındaki kararı (m. 302/VI), alacak hakkında maddi hukuk bakımından bir tespit değildir.
Alacağını maddi hukuk hükümlerine göre belirlenmesi için alacaklının çekişmeli alacak hakkında dava açması gerekir (m. 308/b).
Bu ilke prosedür kapsamında yargılama yürütülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ...... Asliye ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı konkordato davasında itiraza uğrayan 408.514,91 TL'lik miktar hakkında davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ve tahsili istemi ve alacaklar listesine kaydedilmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davalı ..... Teknik Boru ve Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş'ne 17.04.2018 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmiştir.
Hukuka uygun bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı üzere; davacı banka tarafından davalı ..... Teknik Boru... A.Ş' ye kullandırılan krediler ve 17.04.2018 geçici mühlet tarihi itibariyle ana para borç toplamı 4.514.597,35 TL' dir. Davacı banka vekili tarafından 20.04.2018 tarihinde Bakırköy ...... Noterliğinin ...... Yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek; 4.809.883,99 TL nakit ve 51.200,00 TL G.Nakdi Çek Kredisi olmak üzere Toplam 4.861.083,99 TL TL Alacak talebinde bulunulmuştur.
Hukuka uygun bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı üzere; Ticari ..... Kredisinden 17.04.2018 Geçici Mühlet Tarihi itibariyle Banka Alacağı 4.514.597,35 TL Ana Para, 223.070,40 TL Tahsil edilmeyen devre faizi ve BSMV, 37.441,02 TL Geçici mühlet tarihine kadarki İşlemiş gün faizi, 1.872,05 TL Faizin BSMV'si olmak üzere Toplam 4.776.980,82 TL' dir.
Biri Geçici mühlet tarihinden önce olmak üzere toplam 7 adet çek Banka Sorumluluk kapsamında ödenmiş olup, toplam ödenen miktar 12.060,00 TL' dir. Hesaplanan 4.776.980,82 TL' den çıkartılması halinde bakiye miktar toplam 4.789.040,82 TL' dir.
Alacak Hesaplamalarına dahil edilmeyen ancak Banka Sorumluluğu devam eden çek karşılığı miktar 41.600,00 TL olup, Konkordato Sürecindeki Alacak için G.Nakdi Alacaklar hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Taraflar arasındaki çekişme bankaya verilen ve geçici mühlet tarihinden sonra tahsil olan çeklerden ve nakit ödemelerden kaynaklanmaktadır.
Davacı Banka tarafından ibraz edilen TL ve döviz çek tahsilat;
a- ...... no.lu hesaba toplam 665.000,00 TL'lık çek verildiği, 225.000,00 TL'lık çekin tahsil edildiği, 340.000,00 TL'lık çekin tahsil edilmediği ve iade edildiği,
- ........ no.lu hesaba toplam 4.176.400,00 TL'lık çek verildiği, 3.101.400,00 TL'lık çekin tahsil edildiği, 1.075.000,00 TL'lık çekin tahsil edilmediği ve iade edildiği,
- Toplam çek tahsilatının 3.326.400,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
b- 10.08.2018 tarihinde 80.000,00 USD Çek tahsilatı yapılarak karşılığı 473.600,00 TL; 19.11.2018 tarihinde 82.300 USD çek tahsilatı yapılarak Karşılığı 435.662,50 TL hesaba alacak kayıt edilmiş olup, Banka kayıtlarına göre çek;
- 80.000-USD’lik çek 06.08.2018 tarihinde ...... no.lu USD hesabına tahsil olduktan sonra 10.08.2018 tarihinde bankanın uyguladığı kur üzerinden döviz alış işlemi yapılarak 473.600,00-TL olarak 1052 kredi hesabına tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. (Hesaba Alacak Geçen tutara Göre Kur 1 USD = 5,9200 TL)
- 82.300-USD'lik çek 15.11.2018 tarihinde 5031 USD hesaba tahsil olduktan sonra 19.11.2018 tarihinde bankanın uyguladığı kur üzerinden döviz alış işlemi yapılarak 435.662,50 TL olarak 1052 kredi hesabından tahsilat yapıldığı anlaşılmıştır. (Hesaba Alacak Geçen tutara Göre Kur 1 USD = 5,2935TL)
Yukarıda açıklanan 2 adet USD Çek tahsil edildikten sonra 4 gün sonra kredi hesabından mahsup edilmiştir. Geçici Mühlet tarihinden sonra faiz tahakkuku yapamayan bankanın çekin tahsil edildiği tarihte çek bedellerini kredi hesabından tahsil edebileceği için bu tarihte geçerli olan kur üzerinden mahsup yapıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda 2 adet USD çek'in tahsil olduğu;
- 06.08.2018 Tarihinde geçerli olan TCMB Döviz Alış Kur'u 5,0778 TL iken Banka Tarafından 5,9200 TL Kur uygulanarak borçlu lehine 67.376,00 TL Hesaplama yapıldığı,
- 15.11.2018 tarihinde geçerli olan TCMB Döviz Alış Kur'u 5,4625 TL iken Banka Tarafından 5,2935 TL Kur uygulanarak borçlu aleyhine 13.901,25 TL Hesaplama yapıldığı,
Toplamda dövizli çek'lerden dolayı borçlu aleyhine bir durum olmadığı mahkememizce anlaşılmıştır.
c- Borçlu şirket tarafından tahsil olan çekler haricinde toplam 413.177,06 TL'lık nakit ödeme yaptığı iddiasında bulunmuştur. Ancak, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda yukarıdaki çek tahsilatlarında görünmeyen tahsilatın 183.132,90 TL olduğu görülmüştür.
Borçlu şirket tarafından Nakit tahsilat olarak belirtilen;
- 22.03.2018 tarihinde 30.000,00 TL'nın geçici mühlet tarihinden önce olduğu ve hesaplara intikal ettiği,
- 01.08.2018 tarihindeki 80.000 TL'lık tahsilatın ..... A.Ş den tahsil edilen 30.000,00 TL'lık çek ile ...... İnş Ltd.Şti.'den tahsil edilen 50.000,00 TL çek bedelleri olduğu, bu tahsilatların ..... no.lu hesap tahsilatlarında göründüğü için nakit tahsilat olarak değerlendirilmemesi gerektiği,
- 03.09.2018 tarihindeki 60.000 TL'nın çek tahsilatı olduğu; bu tahsilatın ........ no.lu hesap tahsilatlarında göründüğü için nakit tahsilat olarak değerlendirilmemesi gerektiği,
- 02.10.2018 tarihindeki 60.000 TL'nın çek tahsilatı olduğu; bu tahsilatın ........ no.lu hesap tahsilatlarında göründüğü için nakit tahsilat olarak değerlendirilmemesi gerektiği mahkememizce kabul edilmiş ve sonuç olarak nakit tahsilat tutarının 183.132,90 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
d- Yapılan İncelemeler sonucunda Geçici mühlet tarihi itibariyle tespit edilen 4.789.040,82 TL alacak tutarından tahsil olan çekler ve nakit tahsilatlardan sonra bakiye banka alacağınının 370.245,42 TL olduğu mahkememizce anlaşılmıştır.
Borçlu şirket tarafından kabul edilen ve projede yer alan 382.603,69 TL banka alacağının hesaplanan miktarın üzerinde kaldığı anlaşıldığından, davacının herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır Hakim .....
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/499, K. 2024/288, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama