KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- Esas no
- 2020/769 Esas
- Karar no
- 2023/648
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/07/2023
Karar Metni
2.786 kelime·14 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2019 tarihinde, ... ilçesi .... Mahalllesi ... Sokak'ta ruhsat sahibi ... olan ve ...'ın kullandığı ... plakalı okul servisinin müvekkillerinin çocuğu ve kardeşi 03.05.2012 doğumlu ...'na çarparak ölümüne neden olduğunu, aracın ... Sigorta A.Ş. Tarafından Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, Davalı ... San. Tic. A.Ş.'nin servis hizmetini veren şirket olduğunu, olaya ilişkin ceza kovuşturmasının Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapıldığını ve sonuçlandığını, ...'ın %100 kusurlu olduğunu beyanla maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ... için 73.841,17-TL ve ... için 37.126,50-TL olmak üzere toplam 110.967,66-TL, 01.04.2020 tarihinde ödeme yapıldığını, yapılan işbu ödeme ile davacıların mezkur kaza sebebi ile uğradığı iddia olunan maddi zararları karşılanmış olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu olayla ve taraflarla ilgisi olmadığını, müvekkilinin kaza tarihinden önceki sene taşıma ihalesini kazandığını ve 2018-2019 eğitim öğretim yılında servis taşımacılığını ifa ettiğini, davalı ...'ın 1 yıl süre ile çalıştırıldığını ancak kazanın gerçekleştiği okulda değil başka bir okulda görevli olduğunu, müvekkil firmanın kaza tarihindeki eğitim öğretim yılında da ihaleyi kazandığını ancak velilerin şikayeti üzerine ihalenin iptal edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; 6098 sayılı TBK 49.madde ve 2918 sayılı KTK uyarınca trafik kazası nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların araç sürücüleri, araç işletenleri ile araçların zorunlu sigortacıları aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraf vekilleri delil listeleriyle yazılı delillerini ibraz etmişler diğer taraf delilleri mahkememizce toplanmıştır. Kazaya karışan araçların trafik kayıtları celp edilmiştir.
Gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyaya konulmuştur. ZMMS sigorta poliçesi ödeme kayıtları ,ceza dosyası ve ekleri SGK cevap yazıları kaza tespit tutanağı ve hastane raporları dosyaya delil olarak alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat isteminden kaynaklandığı, tarafların anlaşamadıkları hususların kusur oranları ve tazminat miktarından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 07/11/2019 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı ruhsat sahibi davalı ..., araç sürücüsü davalı ... ve müteveffa ...'nun kusur durumunun ne olduğu, ölenin davacıların desteği olup olmadığı, davacılar desteğini yitirmekle uğradığı maddi ve manevi zarar miktarının ne olduğu, davalı zorunlu sigorta şirketinin meydana gelen zararı tazmin yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, zararın sigorta poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı, davalıların sorumluluk durumunun belirlenmesi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; sanık ... aleyhine taksirle ölüme neden olma suçundan açılan davada yapılan yargılama sonucunda sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 08/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen .... tarihli raporda; “Davalı sürücü ...’ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, okul bahçesine araç girişini önleyecek tedbirlerin alınmasından veya araç girişinin zorunlu olması durumunda mahalde araç manevra alanının güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması/aldırılmasından sorumlu kişi/kişilerin %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu” şeklindeki kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dosyanın günsüz olarak bilirkişi ....'a tevdi edilmesi suretiyle davacılar ... ve ...'nun maddi tazminat talepleri bakımından hesap raporu alınmasına karar verilmiş, 03/10/2022 tarihli raporda özetle. “Davacı ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının 272.125,59 TL olduğu, bu tutarın bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak 177.256,58 TL'lik kısmı için davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının 156.246,86 TL olduğu, bu tutarın bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak 101.775,75 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı şirketleri yönünden 01.04.2020 kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 07.11.2019 kaza tarihi olduğu” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce alınan en son aktüer bilirkişi raporu üzerinden geçen süre dikkate alınarak hüküm tarihine en yakın tarihe kadar yürürlüğe giren bütün asgari ücretlerin göz önüne alınması gerektiğinden asgari ücret uygulaması kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece resen dikkate alınarak bu hususun gözetilmesi gerektiğinden dosyanın yeniden aktüer bilirkişiye gönderilerek 2023 yılı asgari ücret dikkate alınarak tazminat hesabının yapılmasına karar verilmiş, 14/04/2023 tarihli ek raporda özetle.
“Davacı ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının 466.822,37 TL olduğu, bu tutarın bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak 177.223,09 TL'lik kısmı için davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ...'nun nihai ve gerçek maddi zararının 268.175,18 TL olduğu, bu tutarın bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak 101.809,24 TL'lik kısmı için davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı şirketleri yönünden 01.04.2020 kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 07.11.2019 kaza tarihi olduğu” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davacı tarafça celse arasında ıslah dilekçesi sunulduğu, eksik harcın davacı tarafça ikmal edildiği, ıslah dilekçesinin davalılar vekillerine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve beraat kararı ile bağlı değil ise de, maddi olgulara ilişkin kararlarıyla bağlıdır. Bu açıdan hukuk hakimi sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı veya eylemin hukuka aykırılığını ve fâilini belirleyen mahkumiyet kararı ile bağlıdır. Ancak kusur tespitiyle bağlı olmadığından mahkemelerde kusur tespiti yaptırılmış buna göre sürücü davalının meydana gelen kazadan dolayı asli ve tam kusurlu olduğu tespiti hususu mahkememizce de kabul görmüştür.
Mahkememizce Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Esas sayılı dosyası esas sayılı dosyasının celp olunduğu, dosyanın tetkikinde;
Alınan Ceza dosyasında kusur raporunda ve gerekçede ;ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen adli rapora göre; Davalı sürücü ... idaresindeki minibüs ile müdrik yaşta olmayan yaya hareketliliğinin yüksek olduğu okul bahçesinde seyretmemesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek mevcut seyri ile giriş yaptığı okul bahçesinde manevra alanını kontrol etmeksizin seyri sonucu ayakkabısını bağlamak için çömelerek mahalde durmakta olan /tökezleyerek yere düşen müteveffa yayaya çarptığı olayda asli kusurlu oluşu nedeniyle taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçu nedeniyle verilen mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizce olayın oluş şekline göre ceza dosyasında alınan raporlar net açık ve denetime elverişli bulunduğundan usül ekonomisi uzuluk basitlik ilkesi kapsamında yeniden kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş mevcut haliyle dosya Aktüer bilirkişiye gönderilerek kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre oluşan maddi zararla ilgili alınan Tazminat Hesaplaması dair aktüer bilirkişi raporu Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ilke ve yerleşik olmamış Kararı'na atıf ile; Davacılar ... için 73.841,17 TL ve ... için 37.126,50-tl olmak üzere toplam 110.967,66 TL , 01.04.2020 tarihinde ödeme yapılmış olması nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosu ve gelirin %10 arttırım %10 iskonto uygulanmak suretiyle zarar hesabı yerinde görülmüştür.
Kural olarak Ceza mahkemesinde, haksız eylemin öğelerinden eylem, nedensellik bağı ve hukuka aykırılık yönleri saptanmış ve bunlar kesinleşmişse, bu üç öğe bakımından ceza mahkemesinin mahkumiyet ya da beraat kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.Hukuk hakimi, ceza hakimini mahkumiyet kararına götüren olaylarla bağlıdır. O halde hukuk hakimi, artık olayların başka şekilde gerçekleştiğini benimseyemez ve zararın var olmadığını kabul edemez. (4.
HD. 5.10.1987, 4123-7124, YKD.1987/12-1770) T.B.K.'nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin sabit saydığı olaylar üzerine verdiği ve kesinleşen mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. (4. HD.4.2.1992, 90/12957-92/959, YKD.1992/5-693)bu ilke ve kurallar dikkate alındığında davalı sürücünün davacıya karşı haksız fiili olduğu sabittir.
Böylece olaydaki hukuka aykırı fiil uygun illiyet bağı ve kusur durumu tespit edilerek haksız fiilin davalı sürücü tarafından ceza mahkemesinde alınan raporlarla davalı sürücü ....’nın “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, aracın hızını ve teknik özelliklerini dikkate almayarak, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmeyerek ve üç şeritli yolda seyrederken sağ şeritten sol şeride trafiği tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirerek” araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğinin ile tespit edildiği ve davalının belirtilen bu raporda asli kusurlu olduğuna kanaat edildiği,
asli kusurlu olarak meydana getirildiği tespit edilmiştir ve bu hususu sabit olmuştur. Bu sebeple Borçlar kanunu uyarınca davacının zararını tazminle araç sürücüsü ve işleten sorumludur.
Söz konusu meydana gelen olayda kaza anında araç sürücüsü ve ruhsat sahibi işletenin haksız fiil ve yasa uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu oldukları kanaat ve inancı mahkememizde oluştuğundan ruhsat sahibi şirketin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir." İşleten ile sigortacının sorumluluğu,
hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir. İşletenin; eşi, usul ve füru, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanlar ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölüm ve yararlanmaları halinde bundan kaynaklanan zararların zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Sonuç olarak davalıların kaza kapsamında meydana gelen destekten yoksun kalma tazminatı alacağından sorumlu oldukları sabit olmuş olup destekten tazminadan davalı sürücünün kusuru oranında bütün davalıların söz konusu zarar olan davalı sigorta şirketi kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi kapsamından TTK'nun 1483.
Madde ve devamı hükümlerinde de belirtildiği üzere, sigorta şirketi poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmakla dava tarihi ve olay tarihindeki ZMMS genel şartlarının uygulanması sonucunda anne ve babanın müteveffanın desteğinden yoksun kalacakları dikkate alınarak itibariyle için süresine göre yapılan hesaplama ve ceza dosyasına alınan kusur raporu hükme esas alınan aktüerya raporu usul ve yasaya uygun bulunmuş olup davalıların itirazları yerinde görülmemiştir.
Müteveffa ...'nun meydana gelen kazada kesinleşen ceza dosyası ile sabit olduğu üzere araç şoförü ...'ın çocukların bulunduğu ve tabii olarak oynayıp koştukları okul bahçesinde şehir içi trafiğine göre daha dikkatli olması gerektiği ancak bu özeni göstermediği anlaşılmakla maddi tazminatta indirim yapılmamıştır.
Her ne kadar kaza tarihi itibariyle resmi olarak davalı Kılınçsoy şirketinin taşıma-servis işini yapmadığına yönelik dosya içerisine yazışmalar sunulmuşsa da; Avcılar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan idari soruşturmada ifadeleri alınan okul aile birliği başkanı ..... ve okul aile birliği başkan yardımcısı ...' un, kaza tarihi itibariyle .... şirketi tarafından tahsis edilen servis aracının kazaya sebebiyet verdiğine ilişkin beyanları olduğu, .... şirketince taşıma-servis işinin sürekli ve fiili olarak yürütüldüğü ve yine bu taşıma-servis işinin kendi adı altında yürütülmesine karşı çıkmadığı da görülerek, ..... şirketinin husumet itirazı yerinde görülmemiş ve sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz.
Yargıtay 17. HD, 23/10/2018 T., 2015/18074 E., 2018/9484 K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., 2003/21-368-355 sayılı. 23.06.2004 T.
2004/13-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacılar yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; ",..,MADDE 99- Sigortaalar, hak sahibinin kaza veya
zarara ilişkin tespit tutanağInı veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşIarından
birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş giinü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları
içinde kalan miktarları hok sahibine ödemek zorundadırlar..... " denilmiş olup
Dava öncesinde davalı sigorta şlrketlerine gerekli belgelerle birlikte hangi tarihte ihtar edildiğine
dair belge görülememiştir. Bununla birlikte; ödeme gerçekleştiğine göre; ihtar edildiği hususu sabittir. Buna göre; davah sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi o|an 00.04.2020 temerrüt
başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt
başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 07.11.2019 kaza tarihidir. Faiz nev'inin talep ile bağlı
kalınarak yasal faiz oIduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden kabulü ile davacılar .... için toplam 466.822,37-TL maddi tazminatın, .... için ise toplam 268.175,18-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden 01/04/2020 ödeme tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte sigorta şirketi yönünden bakiye teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacılar ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat yönünden davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
22/06/2023 Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/769, K. 2023/648, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama