KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2021
- Esas no
- 2020/871 Esas
- Karar no
- 2021/56
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 10/12/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/01/2021
Karar Metni
978 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilin davacıdan overlok makinesi satın aldığını, aynı gün teslim aldığını, teslim alındıktan sonra ayıp tespit edilerek bu durumun davalıya bildirildiğini, davalı tarafça makinenin incelendiğini ve ayıbın tespit edildiğini, makinenin teknik servise gönderildiğini ve arızanın giderilemeyeceğinin teknik olarak bildirildiğini, söz konusu makine çalışmadığından müvekkilin iş yapmasının zor duruma geldiğini, müvekkilin yasanın kendisine tanıdığı dört seçimlik haktan bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkını talep ettiğini ve noter aracılığıyla ihtarname gönderdiğini,
davalının ihtarnameye cevap vermemesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle ayıplı malın iadesi ile tamir ve ihtarname ücreti olan 14.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin tekstil makinası satan veya üreten bir kimse olmadığını, arkadaşı ... tarafından davacı tarafın bir makina aradığının kendilerine bildirildiğini, onun da yine tanığı ... Makine isimli firma ile tanıştırdığını, ...
Makina isimli firmada davacı tarafın dava konusu makinayı görüp satın aldığını, müvekkilin bu hizmeti karşılığında makinenin taşınması ve monte edilmesi hizmetlerine karşılık 750 TL lik bir bedel aldığını, bunun 500 TL sini de davacı taraf ekstra bir aparat talep ettiği için bu aparat alımında kullandığını, kendisine sadece 250 TL lik bir kazanç kaldığını, dolayısıyla davacı tarafa makine satım işi yapmadığını, davacı tarafın ayıp ihbarını süresi içerisinde yapmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı makineden kaynaklı iade ile tamir ücretinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Her ne kadar duruşma açılarak 17/02/2021 tarihine bırakılmışsa da dosya resen ele alınmıştır.. Tarafların tacir olup olmadığına ilişkin araştırma yapılmış olup, davalının tacir olup olmadığı hususunda Güneşli Vergi Dairesine yazı yazılmıştır. Gelen cevaba göre, davalı potansiyel vergi mükellefi olup tacir sayılmamaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda davalının tacir olmadığı anlaşılmış olup, davanın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/871, K. 2021/56, 21 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama