KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/1001 Esas
- Karar no
- 2024/177
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 05/07/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26.03.2024
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında 05/03/2019 tarihlî araç alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre ...'nun ....marka aracını 72.700 TL bedel karşılığında müvekkiline satarak teslim edeceğinin ve buna karşılık müvekkilinin davalı ...'e 45.000 TL değerinde ... plakalı ... marka arabasını vereceğinin kararlaştırıldığını, davalı ...'in aracını oğlu olan diğer davalı ...'ya 06.03.2019 tarihinde devrettiğini, müvekkilinin bakiye borcu için davalı ... lehine 27.700 TL.lik bono imzalayarak verdiğini,
davalı ...'in müvekkiline 72.700 TL.ye satmayı ve teslim etmeyi taahhüt ettiği oto için müvekkilinden satın aldıkları ... marka araç için bahsi geçen sözleşmede nakit alınmış gibi yazılan 45.000 TL tutarına teminat olarak 05.03.2019 tanzim ve 01.04.2019 tediye tarihli bonoyu verdiğini ancak davalı ...'in ... marka otoyu müvekkiline teslim etmediğini ve ortadan kaybolduğunu, davalılar tarafından müvekkilince kendilerine verilmiş olan 27.700 TL'lik bono ile Bakırköy ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin tek evine haciz konulduğunu, müvekkilinin teslim ve devir ettiği oto sebebiyle davalılardan 45.000 TL alacağı bulunduğunu ve verdiği 27.700 TL.lik bono sebebiyle de borcu bulunmadığını beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin davalı ...'ya 27.700 TL.lik borcunun bulunmadığının tespitine ve Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takibinin iptaline, 45.000 TL.lik alacağın 01.04.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak olan en yüksek ticari faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalılardan alınıp müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle davacının davasının usuli açıdan hatalı olduğunu, takibin iptali ve menfi tespit istemli davanın içinde alacak talep edilmesi HMK ve İİK gereği hatalı olduğunu, bu nedenle alacak talebinin reddi gerektiğini, kaldı ki dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere davacının elinde iddia ettiği 45.000- TL lik alacağına ilişkin kambiyo senedi bulunduğunu, bu nedenle kambiyo senedinin haricinde 45.000- TL daha alacağı bulunduğuna hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, müvekkilinin alacaklı olduğu Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin iptali ve müvekkilinin davacıdan 27.700 TL lik alacağının bulunmadığının tespiti istemlerine gelecek olursak; öncelikle davacı takibe konu senedin iptalini istemediğini, kambiyo senedinin iptal edilmemesi,
davacının müvekkiline borçlu kalmaya devam etmesi anlamına geleceğini, senette tahribat iddialarının geçersiz olduğunu, senet üzerinde bulunan asli unsurların davacı tarafından doldurulduğunun dava dilekçesinden anlaşılmakta olduğunu, yine davacı tarafından doldurulan asli unsurlarda değişiklik yapılmadığı da davacı tarafından kabul edilmekte olduğunu, bu nedenle senette tahrifat olduğu iddiasısının asılsız olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğundan bahsedildiğini, ancak ticari hayat gereği kambiyo senetlerinin ciro edilebilen belgelerden olduğunu, dava konusu senedin ciro edilmesi geçerliliğini etkileyecek bir husus olmadığını,
yine kambiyo senetlerinin asıl borç ilişkisinden bağımsız olup gerekli şekil şartlarını taşımaları halinde geçerli hale gelecek olduğunu, dava konusu kambiyo senedinin geçerliliğini etkileyecek unsur iddia edilmediğini, davacı tarafın 27.700 TL borcuna karşılık senet verdiğini kabul ettiğini, bu nedenle senedin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını, davanın geneline bakılacak olduğunda davacının kötü niyetli bir şekilde alacaklının alacağını tahsilini engelleme çabası içine girdiğinin anlaşıldığını, bu nedenle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
Diğer davalı ...'nun cevap dilekçesi sunmadığı dolayısıyla davayı ve hukuki vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; dosyamız davalısı ...'nun dosyamız davacısı olan ... ve diğer davalı ... aleyhine 31.828,25-TL alacağın tahsili ile asıl alacağına işleyecek yıllık %16,75 faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava dosyasına konu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu keşide tarihi 05/03/2019 tarihi olan, ödeme tarihi 01/04/2020 olan, lehdarın davalılardan ...'nun, keşidecisinin ... olduğu bonoda tahrifat olup olmadığı, bono üzerindeki tırnak içindeki " nakden" , "Bakırköy" , " İstanbul", " ......" ibarelerinin bonoya sonradan eklenip eklenmediği konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Grafolog ....'ın 25/12/2023 tarihli raporunda özetle; aralarında mürekkep, (kalem ucu
presyonuna bağlı) fulaj izi derinliği ve kalem ucu kalibresi yönünden fark saptandığından inceleme
konusu, alacaklı “...”, ödeyecek “...” adlarına düzenlenmiş, “05/03/2019”
düzenleme ve “01.04.2020” tediye tarihli, “27.700 TL / Yirmiyedibinyediyüz” meblağlı; senet aslının ön yüzünde “01.04.2020, 27.700, ..., yirmi yedi bin yediyüz,
m, ..., .... mh... sk. No=7. D.2. Avcılar/ist ...
..., 05.03.2019” içerikli el yazılarının ve borçlu imzalarının bir kalem,
Gövde metnindeki “.....”, ".....", "nakden", "Bakırköy" ve Düzenleme
Yeri kısmındaki "İstanbul" sözcüklerinin ise -yukarıda (a) şıkkında belirttiğimden- farklı
bir kalemle yazılmış olduğu, sonucuna varıldığını, inceleme konusu senette, "......", "nakden", "Bakırköy" ve Düzenleme Yeri
kısmındaki "İstanbul" sözcüklerinin sonradan eklenip eklenmediğinin tespiti istendiği, yukarıda a şıkkında bir kalemle yazılmış olduğunu belirttiği el yazısı ve imzalar ile (b) şıkkında bir başka kalemle
yazılmış olduğunu belirttiği yazıları oluşturan hatların herhangi bir kesişme noktası bulunmadığından
hangi hattın üstte veya altta olduğu, dolayısıyla hangi kalemin önce veya sonra kullanıldığının
belirlenmesi ile ilgili bir tespite gidilme olasılığının ortadan kalktığını, bilimsel bir yöntemin adli amaçlı kullanımı için çok ciddi bilimsel süreçten geçmesi, yöntemin
keskinliğinin oran olarak yüksek olması, bilimsel araştırmalarla desteklenmesi, farklı bilim insanları ve
laboratuvarlarda aynı sonuca ulaşılması ve o bilim alanında geçerli ve güvenilir bir yöntem olarak kabul
görmesi gerekmekte olduğunu, mürekkep yapı analizi ve bağıl yaş tespitine ilişkin ülkemizde de umut verici
çalışmalar var olmakla birlikte bu çalışmaların henüz araştırma aşamasında olup bilimsel kriterler henüz
oluşturulmadığını, bu nedenle, ulusal sistemde mürekkep yaş tayinine ilişkin analizler henüz resmi
hiçbir adli belge inceleme laboratuvarında yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporlarda
“…mürekkep yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen herhangi bir bilimsel yöntem
bulunmadığı” belirtilerek zaman birimleri açısından herhangi bir saptamaya gidilemediği” görüşü de bu
alanda bilimsel kriterlerin halihazırda oluşturulmamış olmasından kaynaklandığını, Mürekkep yazı
yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen herhangi bir bilimsel yöntem bulunmadığından bu yönde
yapılacak incelemeler ile de isteminiz doğrultusunda bir tespite gidilmesinin mümkün olamayacağını, bu itibarla senetteki yazılarda hangi kalemin önce veya sonra yazılmış olabileceğine yönelik
ihtimaller değerlendirildiğini, borçlu imzalarının atılmış olduğu kalemle yazılmış olmalarına istinaden
“01.04.2020, 27.700, ..., ....., ...,... mh....sk.
No=7. D.2. Avcılar/ist .... ..., 05.03.2019” içerikli el yazılarının birinci kalem,
“in”, ".....", "nakden", "Bakırköy" ve Düzenleme Yeri kısmındaki "İstanbul" sözcüklerinin ise ikinci bir kalemle sonradan yazılmış olmalarının mantıksal örüntüye uygun olduğu
kanaatine varıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit ve alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü, kambiyo senedinin bedelsiz kaldığı, araç satım sözleşmesine binaen verildiği ve ayrıca sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği bu nedenle ayrıca alacaklı olduğu noktalarında davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davacı, davalılardan ... ile harici araç satım sözleşmesi imzalandığını buna bağlı olarak kendi adına kayıtlı aracı davalıya devrettiğini bakiye kalan bedel için senet düzenlediğini, davalının ise kendi adına kayıtlı aracı devretmediğini iddia etmektedir. Davalılardan ... davaya cevap vermemiş olup, davayı inkar etmiş sayılmıştır. Dolayısıyla davacının dava dilekçesi ekinde örneğini sunduğu harici sözleşmeyi de inkar etmiş sayılmıştır. Davalının bu inkarı nedeniyle taraflar arasında sözleşmenin kurulup kurulmadığı hususu belirsizdir. Dolayısıyla davalı ...'nun sözleşme ilişkisine binaen davacıya karşı bir yükümlülük altına girip girmediği ispata muhtaçtır.
Yine davacı tarafça sözleşme ilişkisi nedeniyle davalılara senet verildiğini, senedin tahrifata uğradığını ve ayrıca senedin bedelsiz kaldığını iddia ederek aleyhine yapılan icra takibinden ötürü borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme örneği davalı ...'nun davayı inkarı nedeniyle ihtilafsız olmadığı gibi, sözleşme içeriğinde takibe konu senet bilgileri belirtilmemektedir.
Takibe konu senet incelendiğinde zorunlu unsurların bulunduğu, bilirkişi raporu ile tespit edilen kısımların senedin geçerlilik unsurlarına ilişkin olmadığı gibi sonradan doldurma savunmasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, senette bedelin nakden alındığı kaydının bulunduğu, senedin verilme amacının yazılı delil veya başkaca kanuni delille ispatlanması gerektiği, konuya dair yazılı delil sunulamadığı gibi davacı tarafa hatırlatılan yemin delilinin de kullanılmayacağının beyan edildiği,
davalılar hakkındaki soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanarak kesinleştiği, davacı tarafından sunulan delillerin davayı ispata yeterli olmadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1001, K. 2024/177, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama