KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Mart 2022
- Esas no
- 2021/316 Esas
- Karar no
- 2022/353
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/04/2021
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi imzalandığını, 02/04/2020 tarihinde yapılacak olan ... fuarına katılıp makinelerini sergileyeceklerini, bunun kaşılığında davalı şirkete toplamda 4.475,00 USD karşılığı TL ödeyeceklerini, sözleşme uyarınca davalı şirkete toplam 16.798,00 TL ödeme yaptıklarını, fuar etkinliğinin covid 19 nedeni ile iptal edildiğini, ödemiş oldukları tutarın ise davalı şirket tarafından iade edilmediğini, açıklanan nedenlerle taraflar arasında dolar üzerinden anlaşılmış olması ve 4,5 TL kur üzerinden TL ye çevrilerek ödendiğinden,
tutarın 4,5 TL üzerinden dolara çevrilerek güncel kur üzerinden TL ye dönüştürülerek taraflarına ödenmesi gerektiğini, şimdilik 16.798,00 TL' nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin incelemeye esas olmak üzere ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, dosyada mübrez banka dekontları nazara alındığında davacı şirket tarafından 3.357,00 TL + 3.356,00 TL şirketten 6.713,00 TL alacaklı olduğu hesap ve mütalaa edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan 11/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından dosyaya ibraz edilen eksik 3 banka dekontunda hesaplamaya dahil edilmesi neticesinde 16.782,00 TL + 16,00 TL olmak üzere toplam 16.798,00 TL taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu hesap ve mütalaa edildiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava dilekçesi, beyan dilekçesi, taraf beyanları. bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, alacak isteminden ibarettir.
Dava konusunun, fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretini iadesine ilişkindir.
Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir.
Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür.
Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266. 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur.
Taraflar arasında 23.10.2019 tarihli fuar katılım sözleşmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı bu sözleşme kapsamında fuara katılma bedelinin 4.475,00 USD' yi davalı şirkete banka havalesi suretiyle ödediğini, koronavirüs nedeniyle alınan tedbir sonucu fuarın iptal edilmesi üzerine geri ödemediğini, fuarın iptal edilmiş olmasına rağmen davalının ödedikleri bedeli iade etmediğinden bahisle bu bedelin iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı Fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 19. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini, bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur.
Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 19. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır.
Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir.
Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 19. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp, tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği; kaldı ki dosyaya davalı tarafça sunulan mail yazışmalarından fuar tarihinin mücbir sebep ile ertelendiği ve ertelenme ve yeni tarih ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin davacı tarafa bildirildiği;
basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 19. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, sözleşmenin 2. Sayfasının bulunmadığı, bu sayfayı imzalamadıklarını iddia etmişse de; davacının kaşe ve imzasının olduğu ilk sayfanın altında " İş bu sözleşmenin diğer yüzündeki koşullara itiraz etmeksizin tümünü okuyup kabul ettiğimizi, firma kaşesi ve imza ile teyit ederiz." ibaresinin yer aldığı görülerek, davacı iddiasına itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/316, K. 2022/353, 29 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama