KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2021
- Esas no
- 2021/82 Esas
- Karar no
- 2021/530
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/04/2021
Karar Metni
967 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalı şirket arasında inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davacıların işbu sözleşmede arsa maliki iken davalı şirketin yüklenici olduğunu, sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin sözleşmenin imzalandığı 26/02/2016 tarihini takiben en geç 5 ay içerisinde inşaat ruhsatının alınacağını, 18 ay içerisinde de bağımsız bölümlerin sözleşmeye uygun olarak anahtar teslim şeklinde davacı arsa sahiplerine teslim edeceklerini taahhüt ettiklerini, davalı tarafın sözleşmede belirlenen süre içerisinde taahhütlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine D.İŞ dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını,
bu tespit neticesinde davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak imalatlarda bulunduğunu, inşaatın %55 seviyesinde tamamlandığı ve devam eden bir inşaat faaliyetinin de bulunmadığı hususlarının tespit edildiğini, yüklenici firmalara tanınan sürenin inşaat ruhsatının sözleşme tanzim tarihinden itibaren öngörülen süre içerisinde alınamadığı nedeniyle dolduğunu, tespit konusu taşınmasın keşif itibariyle yapılan incelemesinde inşaat alanında sadece bekçi bulunduğunu, herhangi bir malzeme ve aletin bulunmadığını,
davalılardan akdedilen sözleşmede vermiş oldukları taahhütlerin zamanında ve eksiksiz olarak ifa edileceğine güvenerek üçüncü şahıs ve kurumlarla satış ve kiralama için bir takım hukuki muamelelerde bulunulduğunu, ancak davalıların taahhütlerini ifa etmemesi nedeniyle yüksek miktarlarda zarara uğradıklarını, bu nedenlerle davalının taşınır, taşınmaz malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına,
yoksun kalınan kar niteliğinde kira kayıpları içeren gecikme tazminatı, müspet ve menfi zararların toplam şimdilik 50.000,00 TL sinin temerrüt tarihi itibariyle işletilecek avans faiziyle birlikte davacılara ayrı ayrı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetki itirazları bulunduğunu, davanın İstanbul mahkemelerinde açılması gerektiğini ,davacılardan ... Gayrimenkul İnş. Taah. Tur. Tic. A.Ş. Nin huzurda görülen davaya ilişkin aktif husumet ehliyeti olmadığını, davanın ...Gayrimenkul İnş. Taah. Tur. Tic. A.Ş.
Yönünden reddinin gerektiğini, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacılar tarafından sunulan dava dilekçesi ile müvekkil şirket tarafından inşaat ruhsatının sözleşmede belirtilen sürede alınmadığının iddia edildiğini ve bu hususun hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, bir gecikme söz konusu ise bile bu gecikmenin tamamen arsa sahiplerinden kaynaklı olduğunu, arsa sahiplerinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle davacı müvekkil şirketin ödemezlik defi itirazında bulunmakta olduğunu, menfi ve müspet zararın aynı anda talep edilemeyeceğini,
bu nedenlerle davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin somutlaştırılmasına, davanın ...Gayrimenkul İnş. Taah. Tur. Tic. A.Ş. Yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı gelir paylaşımı karşılığı inşaat sözleşme ilişkisinden kaynaklı olarak davacı tarafından gecikme tazminatı, müspet ve menfi zararın tahsili için açılan belirsiz alacak davasıdır.
Davacılardan ... hakkında yapılan tacir araştırması sonucu gayrimenkul sermaye iradı gelir sahibi olduğu anlaşılmakla taraflar tacir olmakla mahkememiz görevlidir.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında ihtilafsız olan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı gelir paylaşımı karşılığı inşaat Sözleşmesinin 35. Maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde. “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir.
Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17'nci maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir.
Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK'nın 18/1. Md.).
Somut olayda, davacı vekili dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında gecikme tazminatı, müspet ve menfi zarara ilişkin tazminattan kaynaklı ortaya çıktığı iddia edilen alacağın tahsili için eldeki davayı açmışlarsa da, tarafların tacir olduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olması karşısında yetki ilk itirazının süresinde yapıldığı da gözetilerek münhasır yetki anlaşması nedeniyle HMK'nun 17.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliği karşısında davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/82, K. 2021/530, 28 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama